<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0">
    <channel>
        <title>Top Secret</title>
        <link>http://www.derinsular.com/topsecret/</link>
        <description>The backstage of Mr. Sular&apos;s miserable life</description>
        <language>en</language>
        <copyright>Copyright 2008</copyright>
        <lastBuildDate>Tue, 26 Aug 2008 06:08:08 +0200</lastBuildDate>
        <generator>http://www.sixapart.com/movabletype/</generator>
        <docs>http://www.rssboard.org/rss-specification</docs>
        
        <item>
            <title>Mr. Sular @ YouTube</title>
            <description><![CDATA[<p>Geçen hafta bir YouTube hesabı açıp Beyaz Türk'ün son maceralarını kaydettiğim videoyu sisteme <a href="http://www.derinsular.com/topsecret/2008/08/beyaz-turk-isbasinda.php">eklemiştim</a>. Ardından da geçen yıl bu zamanlarda Wyoming'teki <a target="_blank" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Yellowstone_National_Park">Yellowstone National Park</a>'ya kaydettiğim birkaç görüntüyü ekledim. (Standart kalitede pek bir şey anlaşılmıyor, "high quality" seçeneği nisbeten daha iyi.)</p>

<p>Hayatımda çektiğim bütün videoların neredeyse tamamı da herhalde zaten bunlardan ibaret. Ama açtığım bu YouTube <a target="_blank" href="http://www.youtube.com/user/mrsular">hesabına</a> ileride de eklemeyi düşündüğüm bazı kayıtlar var.</p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/08/mr-sular-youtube.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/08/mr-sular-youtube.php</guid>
            
            
            <pubDate>Tue, 26 Aug 2008 06:08:08 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>Aberdeen</title>
            <description><![CDATA[<p>Geçen hafta, yıllardır yapmak istediğim bir şeyi gerçekleştirmek üzere yola çıkarak Kurt Cobain'in yaşadığı yerleri ziyaret ettim. Üç gün boyunca Aberdeen, Wishkah Nehri, Hoquiam, Tacoma, Olympia ve Seattle'da dolaştım, fotoğraflar çektim.</p>

<p>Erken biten bir hayat hikayesinin izini sürüyor olmak, bu mevsimde bile bulutlu ve yağmurlu olabilen Washington ikliminin de etkisiyle zaman zaman epey hüzün verici oldu.</p>

<p><br />
<img src="http://www.derinsular.com/im/2008/0823-ev.jpg" alt="Cobain'in Aberdeen'de 1 Eylül 1986'dan Mayıs 1987'de Krist Novoselic'le Olympia'ya taşınana kadar tek başına yaşadığı küçük ev" title="Cobain'in Aberdeen'de 1 Eylül 1986'dan Mayıs 1987'de Krist Novoselic'le Olympia'ya taşınana kadar tek başına yaşadığı küçük ev" /></p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/08/aberdeen.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/08/aberdeen.php</guid>
            
            
            <pubDate>Sat, 23 Aug 2008 23:00:38 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>Beyaz Türk İşbaşında</title>
            <description><![CDATA[<p><object width="425" height="350"> <param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/9Uajw5naELM"> </param> <embed src="http://www.youtube.com/v/9Uajw5naELM" type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="350"> </embed> </object></p>

<p><font size="-2">Türkiye'den bağlananlar için <a target="_blank" href="http://www.vtunnel.com">vTunnel</a> linki:</p>

<p>http://www.youtube.com/v/9Uajw5naELM</font></p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/08/beyaz-turk-isbasinda.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/08/beyaz-turk-isbasinda.php</guid>
            
            
            <pubDate>Sun, 17 Aug 2008 01:04:43 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>Cüneyt Arkın, Bizanslılar ve Diğerleri</title>
            <description><![CDATA[<p>Dün bir kitapçıda vakit geçirirken ilerideki rafların önünde sırt çantalı bir kız gördüm. Kızın çantasının üzerinde kocaman bir haç deseni vardı. Haçın şekli ve konumunun bana eski günleri çağrıştırmasından ötürü yanımdaki kişiye, "Aynı Cüneyt Arkın filmlerindeki Bizanslıların haçlarına benzemiyor mu?" diye sordum. Benzerliği yanımdaki kişi de teyit etti. Zira söz konusu kız, şaşırtıcı derecede, üzeri haçlı kalkanını sırtına asmış bir Bizanslı gibi duruyordu.</p>

<p>Bu son derece belirgin benzerlik üzerine yanımdaki kişiye bu sefer de, "İstersen çıkışta takip edip ilk müsait yerde indiriverelim aşağı" dedim. Ne de olsa çocukken hep öyle görmüştük. Ama muhatabım şaka yaptığımı düşünerek güldü. Ben de ona, "Türkiye'de insanlar hiç olmazsa Cüneyt Arkın filmlerini ilkokulda anlatılanlar kadar ciddiye almıyorlar" dedim. Ne de olsa ikisi de kurgu. Ama o kurgular kendi vatandaşlarını düşman belleyebilen onbinlerce Ogün Samast yetiştiriyor.</p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/08/cuneyt-arkin-bizanslilar-ve-digerleri.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/08/cuneyt-arkin-bizanslilar-ve-digerleri.php</guid>
            
            
            <pubDate>Fri, 15 Aug 2008 08:42:18 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>Hayatın Dışından Diyaloglar (5)</title>
            <description><![CDATA[<p>[A long time ago.]</p>

<p>Mr. Sular: If I stab this knife in you, what will happen?</p>

<p>M: I will die, just like anybody else would.</p>

<p>Mr. Sular: Do you really mean that?</p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/08/hayatin-disindan-diyaloglar-5.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/08/hayatin-disindan-diyaloglar-5.php</guid>
            
            
            <pubDate>Thu, 07 Aug 2008 07:09:23 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>Mr. Sular Endorses Nokia 5310</title>
            <description><![CDATA[<p>Son bir senedir, ikinci elden 20 dolara aldığım eski nesil bir Samsung cep telefonu kullanıyordum. Bugün yeni bir kontrat imzalarken çok ucuza yeni bir telefon alma fırsatı da doğduğundan, alışveriş merkezindeki standın vitrinindeki telefonlara birkaç saniyeliğine alıcı gözle baktım. Sonra da hemen kararımı verip 49 doları basarak mavi renkli ince telefonu alıverdim. Şimdi yazıyı girerken model numarasına da baktım; Nokia 5310 imiş.</p>

<p><img src="http://www.derinsular.com/im/2008/0805-cep-telefonu.jpg" alt="Cep Telefonu" title="Cep Telefonu" /></p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/08/mr-sular-endorses-nokia-5310.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/08/mr-sular-endorses-nokia-5310.php</guid>
            
            
            <pubDate>Tue, 05 Aug 2008 06:42:12 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>Ayı Hiç Durup Dururken Sana Ateş Ediyor Mu?</title>
            <description><![CDATA[<p>Bu akşam, benimle doğrudan ilgisi olmayan bir nedenden ötürü, bir Malezya restoranında bir iki yıldır tanıdığım 8-10 kişiyle yuvarlak bir masada yemek yemek zorunda kaldım. Daha doğrusu onlar yediler, ben daha çok baktım. Ben etnik yemek sevmem. Batı ve Ortadoğu mutfaklarının dışında kalan herhangi bir şeyi kolay kolay ağzıma sürmem. Zaten başıma gelecekleri bildiğim için, bu akşam karnımı doyurup öyle gitmiştim restorana.</p>

<p>Menüye bakınca da son derece isabetli davranmış olduğumu gördüm ve doğrudan dondurma söyleyeyim olsun bitsin dedim. Tatlılar bölümünde, Ice-Cream and Fried Banana diye bir şey vardı. Zararsız bir şeydir herhalde diyerek ondan söyledim. Kurutulmuş muz cipsini pek bir severim. Bu da belki ona benziyordur diye düşündüm. Ama maalesef alakası bile yoktu. Dondurma da zaten diyet dondurma gibi tatsız tuzsuz bir şeydi. 5 küsür dolara koya koya da ancak iki top koymuşlar cimri adamlar.</p>

<p>İçecek olarak da Green Bean Breeze diye bir şey söyledim. Maksat oraya kadar gitmişken en azından bir şey denemiş olmak. Sorduğumda garson kızın anlattıklarına bakılırsa çok fena bir şey de olamaz gibi duruyordu. Uzun bir kadehte, tepesine kürdandan şemsiye falan konmuş vaziyette servis ettiler. İçine fasulye atılmış şekerli milk shake gibi bir şeydi. Yavaş yavaş içtim. İş olsun... </p>

<p>Yemek üç saat sürdü. Son iki saatte genelde ben konuştum, masadakiler de gülerek beni dinlediler. Bir ara masadaki bir kız, geçenlerde uçakta yanında oturan bir adamın, Alaska'da ayı avından gelmekte olduğunu söylediğini, buna çok şaşırdığını aktardı. Açıkçası buna ben de şaşırdım. "Adam ayıyı öldürdükten sonra yiyor mu?" diye sordum. Yemiyormuş. Zevkine öldürüyormuş pis herif.</p>

<p>Ben bu işi biraz kurcalayınca, masadaki diğer birkaç kişi de söze katılarak, Alaska'da kocaman ayılar olduğunu, o yüzden orada ayı avına çıkmanın daha fazla cesaret istediğini ve daha çok rağbet gördüğünü söylediler. Benim yine bu işe aklım ermedi. "Adam silahla öldürüyor, ayıyla güreşmiyor ki, cesaret bunun neresinde" dedim. Sonra da, kabaca Türkçe'ye çevirecek olursam, böyle zevk için ayı, balina falan öldüren adamların son derece adi insanlar olduklarını, sırf birkaç hayvan öldürmek için uçağa binip onca yol gitmenin sağlıklı bir duruma işaret etmediğini, bugüne kadar hiçbir ayının Alaska'dan uçağa binip Minnesota'da birkaç adam vurduktan sonra geri döndüğünü duymadığımı falan söyledim.</p>

<p>Ayı durup dururken sana ateş ediyor mu Allah'ın vahşisi, sen ondan ne istiyorsun?</p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/07/ayi-hic-durup-dururken-sana-ates-ediyor-mu.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/07/ayi-hic-durup-dururken-sana-ates-ediyor-mu.php</guid>
            
            
            <pubDate>Thu, 31 Jul 2008 07:19:16 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>Hayatın İçinden Diyaloglar (19)</title>
            <description><![CDATA[<p>[In a Malaysian restaurant.]</p>

<p>Mr. Sular: So you're from Malaysia?</p>

<p>L: Yes.</p>

<p>Mr. Sular: From Kuala Lumpur?</p>

<p>L: Yes.</p>

<p>Mr. Sular: Very well... We're Turkish, and we want to be just like you guys in a very near future!</p>

<p>Ms. Sular: Don't mind him, he's referring to Turkish politics. He's in political science. He's always like that.</p>

<p>Mr. Sular:  She means "crazy."</p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/07/hayatin-icinden-diyaloglar-19.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/07/hayatin-icinden-diyaloglar-19.php</guid>
            
            
            <pubDate>Thu, 31 Jul 2008 06:29:43 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>&apos;Gerçek Nedir?&apos; ve de &apos;Hangisi Daha Gerçektir?&apos;</title>
            <description><![CDATA[<p>Her gece uykuya dalmadan önce başka bir dünyaya gitmekte olduğumu fark ediyorum. Buradan uzaklaşırken, sabahleyin ayrıldığım yere geri dönüyorum. Sanki bir dizi film izler gibi, uyanmadan önce nerede kimlerle neler yapıyorsam o ortama geri dönüyor ve kaldığım yerden devam etmeye başlıyorum. Ancak çoğu zaman sadece bu geçiş anlarını hatırlayabildiğimden, diğer hayatımın detaylarından habersizim. Ama pek bir numara da yok gibi açıkçası. Aynı buradaki gibi orada da bir başka sıradan hayat iyi kötü akıp gidiyor.</p>

<p><a target="_blank" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Brain_in_a_vat">Brain in a Vat</a> konsepti ile izah edildiği gibi, varlığa dair bütün algılarımız beyne ulaşan belli sinyallerden ibaret olduğundan, aslında bu iki hayatın hangisinin ne derece gerçek olduğu konusunda kesin bir şey söylemek de mümkün değil. Dahası, ortada ciddi bir kapasite ve akıl yürütme (reasoning) farkı da var. Mesela rüyada iken uyanık hale göre çok daha ileri seviyede bir zihni aktivitede bulunabilmek mümkün. Diğer yandan, rüya esnasında çok orijinal gelen, heyecan verici bir düşünce, uyandıktan sonra hiçbir anlam ifade etmeyebiliyor. Bu durum ise, hangi akıl yürütme sisteminin (ya da mantık kurallarının) (daha) "gerçek" olduğu sorusunu ortaya çıkarıyor.</p>

<p>En azından bu iki farklı ortamı karşılaştırmalı olarak sorgulayabildiğime göre, herhalde ben de varım diyebilirim. Ama neyin nesisin bilmedikten sonra varolmuşsun olmamışsın ne fark ediyor?</p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/07/gercek-nedir-ve-de-hangisi-daha-gercektir.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/07/gercek-nedir-ve-de-hangisi-daha-gercektir.php</guid>
            
            
            <pubDate>Wed, 30 Jul 2008 17:12:50 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>Hayatın İçinden Diyaloglar (18)</title>
            <description><![CDATA[<p>[Mr. Sular goes to the bank.]</p>

<p>Mr. Sular: Can you please retrieve my account information from my ATM card?</p>

<p>Bank Associate: Sure. Do you have an ID with you?</p>

<p>Mr. Sular: Here... (presents his ID)</p>

<p>Bank Associate: Thanks. So what can I do for you today?</p>

<p>Mr. Sular: I would like to close the account.</p>

<p>Bank Associate: All right. ... I need a signature here.</p>

<p>Mr. Sular: Sure... (signs) ... And I would like my balance in hundred-dollar bills, please.</p>

<p>Bank Associate: Hah-haaa... I don't think so!!!</p>

<p>Mr. Sular: Why would you say that??</p>

<p>Bank Associate: Because $3.84 do not translate into hundreds.</p>

<p>Mr. Sular: Yea, you have a point there.</p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/07/hayatin-icinden-diyaloglar-18.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/07/hayatin-icinden-diyaloglar-18.php</guid>
            
            
            <pubDate>Fri, 25 Jul 2008 03:55:07 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>The Mist</title>
            <description><![CDATA[<p><a target="_blank" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Frank_Darabont">Frank Darabont</a>, Stephen King'in 'Sis' (The Mist) adlı kısa öyküsünü sinemaya uyarlamış; fena da olmamış. Ancak <a target="_blank" href="http://en.wikipedia.org/wiki/The_Mist_%28film%29">The Mist</a>, yine de, konusu ve formatı gereği, (yine Darabont tarafından sinemaya uyarlanan diğer King yapıtları olan) <a target="_blank" href="http://en.wikipedia.org/wiki/The_Shawshank_Redemption">The Shawshank Redemption</a> ya da <a target="_blank" href="http://en.wikipedia.org/wiki/The_Green_Mile_%28film%29">The Green Mile</a> ayarında bir film sayılmaz.</p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/07/the-mist.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/07/the-mist.php</guid>
            
            
            <pubDate>Thu, 24 Jul 2008 08:02:51 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>Dark Blue World</title>
            <description><![CDATA[<p><a target="_blank" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Dark_Blue_World">Dark Blue World</a>, 2001 yılı Çek yapımı bir film. Ya da, aşk içerikli bir II. Dünya Savaşı filmi.</p>

<p>Çekoslovakya Alman işgaline uğrayınca, kimi Çekoslovak pilotlar İngiltere'ye giderek İngiliz ordusu bünyesinde "özgürlük için" savaşıyorlar (ve sevişiyorlar).</p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/07/dark-blue-world.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/07/dark-blue-world.php</guid>
            
            
            <pubDate>Thu, 24 Jul 2008 07:57:26 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>Z</title>
            <description><![CDATA[<p>1969 yılı yapımı <a target="_blank" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Z_%28film%29">Z</a> adlı filmde, 60'lı yılların başlarında askeri idare tarafından yönetilmekte olan Yunanistan'da, devlet görevlilerinin milliyetçi ve otoriter örgütler aracılığıyla giriştikleri bir siyasi suikastin ardından cesur bir savcının olayın üzerine giderek asker ve sivil suçluların yargılanıp cezalandırılmalarını sağlaması çerçevesinde yaşanan olaylar konu alınıyor.</p>

<p>Filme konu olan gerçek olaylar, Türkiye'de Ergenekon davası ile şaşırtıcı seviyede benzerliklere sahip. Bu nedenle de, Z, bu konulara ilgili olan Türk seyircisi için detaylara da odaklanarak dikkatle izlenmesi gereken bir yapım durumunda.</p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/07/z.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/07/z.php</guid>
            
            
            <pubDate>Mon, 21 Jul 2008 09:29:27 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>La Ceremonie</title>
            <description><![CDATA[<p>1995 yılı yapımı, ilk yarısı sıkıcı, ikinci yarısı sinir bozucu bir Fransız <a target="_blank" href="http://en.wikipedia.org/wiki/La_C%C3%A9r%C3%A9monie">filmi</a>.</p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/07/la-ceremonie.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/07/la-ceremonie.php</guid>
            
            
            <pubDate>Mon, 21 Jul 2008 05:44:36 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>Fargo</title>
            <description><![CDATA[<p>İkinci kez izlediğim <a target="_blank" href="http://www.imdb.com/title/tt0116282">Fargo</a>, Coel Kardeşler'in yaşanmış farklı birkaç olayı birleştirerek yazıp yönettikleri 1996 yılı yapımı bir film.</p>

<p>Elini attığı her işi yüzüne gözüne bulaştıran ve attığı her adımda herşeyi daha da içinden çıkılmaz hale getiren Jerome Lundegaard karakteri için, bu tür rollere çok yakışan <a target="_blank" href="http://en.wikipedia.org/wiki/William_H._Macy">William Macy</a> çok iyi bir seçim olmuş.</p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/07/fargo.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/topsecret/2008/07/fargo.php</guid>
            
            
            <pubDate>Mon, 21 Jul 2008 05:43:42 +0200</pubDate>
        </item>
        
    </channel>
</rss>
