July 31, 2008
Ayı Hiç Durup Dururken Sana Ateş Ediyor Mu?
Bu akşam, benimle doğrudan ilgisi olmayan bir nedenden ötürü, bir Malezya restoranında bir iki yıldır tanıdığım 8-10 kişiyle yuvarlak bir masada yemek yemek zorunda kaldım. Daha doğrusu onlar yediler, ben daha çok baktım. Ben etnik yemek sevmem. Batı ve Ortadoğu mutfaklarının dışında kalan herhangi bir şeyi kolay kolay ağzıma sürmem. Zaten başıma gelecekleri bildiğim için, bu akşam karnımı doyurup öyle gitmiştim restorana.
Menüye bakınca da son derece isabetli davranmış olduğumu gördüm ve doğrudan dondurma söyleyeyim olsun bitsin dedim. Tatlılar bölümünde, Ice-Cream and Fried Banana diye bir şey vardı. Zararsız bir şeydir herhalde diyerek ondan söyledim. Kurutulmuş muz cipsini pek bir severim. Bu da belki ona benziyordur diye düşündüm. Ama maalesef alakası bile yoktu. Dondurma da zaten diyet dondurma gibi tatsız tuzsuz bir şeydi. 5 küsür dolara koya koya da ancak iki top koymuşlar cimri adamlar.
İçecek olarak da Green Bean Breeze diye bir şey söyledim. Maksat oraya kadar gitmişken en azından bir şey denemiş olmak. Sorduğumda garson kızın anlattıklarına bakılırsa çok fena bir şey de olamaz gibi duruyordu. Uzun bir kadehte, tepesine kürdandan şemsiye falan konmuş vaziyette servis ettiler. İçine fasulye atılmış şekerli milk shake gibi bir şeydi. Yavaş yavaş içtim. İş olsun...
Yemek üç saat sürdü. Son iki saatte genelde ben konuştum, masadakiler de gülerek beni dinlediler. Bir ara masadaki bir kız, geçenlerde uçakta yanında oturan bir adamın, Alaska'da ayı avından gelmekte olduğunu söylediğini, buna çok şaşırdığını aktardı. Açıkçası buna ben de şaşırdım. "Adam ayıyı öldürdükten sonra yiyor mu?" diye sordum. Yemiyormuş. Zevkine öldürüyormuş pis herif.
Ben bu işi biraz kurcalayınca, masadaki diğer birkaç kişi de söze katılarak, Alaska'da kocaman ayılar olduğunu, o yüzden orada ayı avına çıkmanın daha fazla cesaret istediğini ve daha çok rağbet gördüğünü söylediler. Benim yine bu işe aklım ermedi. "Adam silahla öldürüyor, ayıyla güreşmiyor ki, cesaret bunun neresinde" dedim. Sonra da, kabaca Türkçe'ye çevirecek olursam, böyle zevk için ayı, balina falan öldüren adamların son derece adi insanlar olduklarını, sırf birkaç hayvan öldürmek için uçağa binip onca yol gitmenin sağlıklı bir duruma işaret etmediğini, bugüne kadar hiçbir ayının Alaska'dan uçağa binip Minnesota'da birkaç adam vurduktan sonra geri döndüğünü duymadığımı falan söyledim.
Ayı durup dururken sana ateş ediyor mu Allah'ın vahşisi, sen ondan ne istiyorsun?
Okuyucu Yorumları (4)
Yorum Gönder
SON YORUMLAR
KATEGORİLER
- Ansiklopedi
- Makaleler
- Memorandum
- Bloglar ve İnternet
- e-Muhabir
- Göze Çarpanlar
- Hayatın İçinden
- Kısa Kısa
- Röportaj
- Zihniyet / Paradigma
- Alt Beyin
- Deep Waters

Amerikanın "vahşi batı" zamanlarında trenlerde seyahat eden bazı beyazların zevk olsun diye pencereden ateş ederek kızılderili avladıklarını okumuştum bir yerlerde.Ne kadar doğru olduğunu bilmiyorum.
Serdar Bey,
Burada devletimiz ayıları himayesine almış, köylü ineğini yiyen ayıya dahi ateş edemiyor. Yalnız Türkiye'de de paralı avcılık başladı, 10.000 doları veriyor tuzu kuru yabancılar geyik filan vuruyorlar. Bu arada ayı eti nasıl olur ki? Belki sırt tarafları yenebilir.
Fethi Bey,
Bu yorumunuza, askerdeyken dinlediğim Bursa-Urfa karşılaştırması yapılan bir fıkrayı uyarlayarak yanıt vereyim: Alaska'nın ayıları Türkiye'deki bu sosyal imkanlardan haberdar olsalar, herhalde topluca göç etmeye kalkarlar.
Mister No,
ABD'de trenden kızılderililere ateş edenler, yolculuk esnasında vakit geçsin, eğlence olsun diye yapıyorlardı bunu. Yani sırf birkaç kızılderili öldürmek için onca yol gitmek ve sonra da tatmin olup geri gelmek gibi bir durum yok orada. Hazır geçerken vuruyorlar sadece. İkisi aynı şey değil yani.