<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0">
    <channel>
        <title>Son Dakika</title>
        <link>http://www.derinsular.com/sondakika/</link>
        <description></description>
        <language>en</language>
        <copyright>Copyright 2008</copyright>
        <lastBuildDate>Wed, 27 Aug 2008 04:54:57 +0200</lastBuildDate>
        <generator>http://www.sixapart.com/movabletype/</generator>
        <docs>http://www.rssboard.org/rss-specification</docs>
        
        <item>
            <title>Ara</title>
            <description><![CDATA[<p>Bir süredir içimden yazı yazmak gelmiyor. Nedeni de bu ülkenin insanının önemli bir kısmından ümidimi kesmeye başlamış olmam. Bugün okuduğum <a target="_blank" href="http://www.haberturk.com/yazioku.asp?id=8649">bir yazı</a> ve içine girmiş bulunduğum bir <a target="_blank" href="http://americanturk.blogspot.com/2008/08/ramazan-sahin-vexing-image-pollutes-his.html">tartışma</a> da tahammül sınırlarımı hepten zorladı.</p>

<p>Bu siteyi takip eden pek çok insan düşünce ve yaklaşımlarımı takdir ettiğini ifade etmiş olsa da, aynı doğrultuda düşündüğümüzü zannettiğimiz konuları sadece bir derece yukarıya soyutladığımda dahi, farklı ve daha da kötüsü kimi zaman neredeyse tamamen uyumsuz zihniyet yapılarından harekete geçtiğimizi görüyor ve bunun sonucunda da birbirimizi aslında hiç anlayamadan konuştuğumuzu fark ederek kendimi yalnız hissetmeye başlıyorum.</p>

<p>Bu türden tecrübeler, insanların samimiyet, coşku, yetenek, dürüstlük ya da cesaretlerine olan ümidimi zedelediğinden, bana zarar vermeye de başlıyor. Bu nedenle, bu noktada kısa bir ara vermenin doğru olacağını düşünüyorum.</p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/08/ara.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/08/ara.php</guid>
            
            
            <pubDate>Wed, 27 Aug 2008 04:54:57 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>Yeni Yazı: &quot;William Henry Harrison: İlklerin ve Rekorların Adamı&quot;</title>
            <description><![CDATA[<p>"William Henry Harrison: İlklerin ve Rekorların Adamı" başlıklı yazı, sitenin <em>Alt Beyin</em> başlıklı bölümünde az önce <a href="http://www.derinsular.com/altbeyin/2008/08/william-henry-harrison-ilklerin-ve-rekorlarin-adam.php">yayına girdi</a>.</p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/08/yeni-yazi-william-henry-harrison-ilklerin-ve-rekor.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/08/yeni-yazi-william-henry-harrison-ilklerin-ve-rekor.php</guid>
            
            
            <pubDate>Sun, 17 Aug 2008 00:29:43 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>Yeni Yazı: &quot;Türk Medyasında Analiz Yoksunluğu&quot;</title>
            <description><![CDATA[<p>"Türk Medyasında Analiz Yoksunluğu" başlıklı yazı, sitenin <em>Makaleler</em> bölümünde az önce <a href="http://www.derinsular.com/makaleler/2008/08/turk-medyasinda-analiz-yoksunlugu.php">yayına girdi</a>.</p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/08/turk-medyasinda-analiz-yoksunlugu.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/08/turk-medyasinda-analiz-yoksunlugu.php</guid>
            
            
            <pubDate>Fri, 15 Aug 2008 10:40:25 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>Hard Way Home</title>
            <description><![CDATA[<p>BBC tarafından hazırlanan, Suriye ve Ürdün'deki Iraklı mültecilerin durumunu ele alan 45 dakikalık bir belgesel. Videoların sıralaması:</p>

<p>1-2-3<br />
4-5-6<br />
 <br />
 <br />
 <br />
<object width="168" height="136"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/j21jPnMt4zE&hl=en&fs=1"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/j21jPnMt4zE&hl=en&fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" width="168" height="136"></embed></object><object width="168" height="136"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/wtSe1zhAJ7I&hl=en&fs=1"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/wtSe1zhAJ7I&hl=en&fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" width="168" height="136"></embed></object><object width="168" height="136"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/njsDfmoJQH4&hl=en&fs=1"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/njsDfmoJQH4&hl=en&fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" width="168" height="136"></embed></object></p>

<p><object width="168" height="136"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/Aop3gYeECE8&hl=en&fs=1"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/Aop3gYeECE8&hl=en&fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" width="168" height="136"></embed></object><object width="168" height="136"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/FwppvkZXXB8&hl=en&fs=1"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/FwppvkZXXB8&hl=en&fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" width="168" height="136"></embed></object><object width="168" height="136"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/biQrQL1sQgE&hl=en&fs=1"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/biQrQL1sQgE&hl=en&fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" width="168" height="136"></embed></object><br />
 <br />
 <br />
 <br />
<font size="-2">Türkiye'den bağlananlar için <a target="_blank" href="http://www.vtunnel.com">vTunnel</a> linkleri:</p>

<p>Bölüm 1: http://www.youtube.com/watch?v=j21jPnMt4zE<br />
Bölüm 2: http://www.youtube.com/watch?v=wtSe1zhAJ7I<br />
Bölüm 3: http://www.youtube.com/watch?v=njsDfmoJQH4<br />
Bölüm 4: http://www.youtube.com/watch?v=Aop3gYeECE8<br />
Bölüm 5: http://www.youtube.com/watch?v=FwppvkZXXB8<br />
Bölüm 6: http://www.youtube.com/watch?v=biQrQL1sQgE</font></p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/08/hard-way-home.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/08/hard-way-home.php</guid>
            
            
            <pubDate>Thu, 14 Aug 2008 23:45:10 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>Yeni Yazı: &apos;Hudson Senaryosu&apos;nun Türkiye&apos;de Değerlendiriliş Şekli&apos;</title>
            <description><![CDATA[<p>'Hudson Senaryosu'nun Türkiye'de Değerlendiriliş Şekli' başlıklı yazı, sitenin <em>Makaleler</em> bölümünde az önce <a href="http://www.derinsular.com/makaleler/2008/07/hudson-senaryosunun-turkiyede-degerlendirilis-sekl.php">yayına girdi</a>.</p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/07/hudson-senaryosunun-turkiyede-degerlendirilis-sekl.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/07/hudson-senaryosunun-turkiyede-degerlendirilis-sekl.php</guid>
            
            
            <pubDate>Tue, 29 Jul 2008 20:35:40 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>Bir Numara&apos;nın Eşgali</title>
            <description><![CDATA[<p>Zaman gazetesinin '<a target="_blank" href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=718777&title=tam-tarif-var-iste-ergenekonda-bir-numaranin-esgali">Tam tarif var; İşte Ergenekon'da bir numaranın eşgali</a>' başlıklı haberinde, Ergenekon davası kapsamında ifade veren tanık Zihni Çakır'ın, Bir Numara'nın eşgaline ilişkin verdiği bilgiler aktarılıyor. Zihni Çakır'ın (iddianameye de dahil edilen) ifadesinde, Bir Numara'nın eşgaline ilişkin verdiği detaylar şu şekilde:</p>

<blockquote>"1 Numara hitap ettikleri kişinin adı görüşmelerde Doğu Bey, Hayrettin Bey ve Sadullah Bey diye geçti. Türkeli Gazetesi'ne sık sık gelen 1 Numara, 60-65 yaşlarında, sarı saçlı, göçmen tipli, saçları seyrek, sert mizaçlı, bıyıksız, sakalsız. Çevresi kendisine "Komutanım" diye hitap ediyor. 1 Numara tip olarak sanıklardan Muzaffer Tekin'e benziyor, ancak ondan daha zayıf. Hiçbir gazetede resmini görmedim. Telefon kullanıyor, ancak telefon numarasını kimseye vermiyor. Onun gücünü özellikle 28 Şubat döneminde iyi gördüm" </blockquote>

<p>Ben bu sözlerden Bir Numara'nın görünüş itibariyle şöyle biri olduğu sonucunu çıkarıyorum:</p>

<p><img src="http://www.derinsular.com/im/2008/0727-bir-numara.jpg" alt="Bir Numara" title="Bir Numara" /></p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/07/bir-numaranin-esgali.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/07/bir-numaranin-esgali.php</guid>
            
            
            <pubDate>Sun, 27 Jul 2008 00:54:00 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>Sivil İtaatsizlik ve Başörtüsü</title>
            <description><![CDATA[<p>Seviyesizleşmeye başlayan yazılar, gereksiz kaba ifadeler ve kendinden menkul bir üstünlük tavrı nedeniyle özellikle son birkaç aydır hakkındaki fikrimin olumludan olumsuza dönmeye başladığı EkonomiTürk'te bugün <em>Barış</em> rumuzlu kullanıcı tarafından yazılmış bir <a target="_blank" href="http://ekonomiturk.blogspot.com/2008/07/bir-ergenekon-masal.html">yazıyı</a> okuyunca ilk başta yazarın ciddi olup olmadığından emin olamadım. Mesela yazıda şöyle bir paragraf var:</p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/07/sivil-itaatsizlik-ve-basortusu.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/07/sivil-itaatsizlik-ve-basortusu.php</guid>
            
            
            <pubDate>Thu, 24 Jul 2008 21:34:27 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>Entelektüel Sermaye Kavramına Yabancılık [GÜNCELLENDİ]</title>
            <description><![CDATA[<p>Geçen hafta Blogcu.com altında yayına yapan bir blogun, Derin Sular'da yer alan kimi yazı dizileri de dahil olmak üzere internet üzerinden kes-yapıştır yöntemiyle epey geniş bir içeriği alıntıladığını fark ettim. Konu ile ilgili olarak blogcu.com'a yazıların orijinali ile çalıntı olanların karşılaştırmalı linklerini gönderdiğimde blogcu.com aynı gün içinde söz konusu sayfanın yayınını engelledi.</p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/07/entelektuel-sermaye-kavramina-yabancilik.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/07/entelektuel-sermaye-kavramina-yabancilik.php</guid>
            
            
            <pubDate>Wed, 23 Jul 2008 00:09:14 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>Sivillerin Askerlere &quot;Komutanım&quot; Demeleri</title>
            <description><![CDATA[<p>Hürriyet gazetesi yazarı Bekir Coşkun, "<a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9470851.asp?yazarid=2&gid=61&sz=60717">Askerler</a>" başlıklı yazısında Anadolu'daki sivil halkın bütün rütbeli askerlere "Komutanım" diye hitap ettiklerini ifade ettikten sonra, bu durumu Türklerin askerlerini sevmelerine bağlıyor:</p>

<blockquote>DOKTORUNA "doktor", mühendisine "mühendis", polise "memur bey", müdüre "sayın müdür", öğretmene "hoca" der halkımız.

<p>Ama asker gördü mü...</p>

<p>Tüm rütbelilere "komutanım" derler Anadolu’da.</p>

<p>Çünkü Türkler askerlerini severler.</blockquote></p>

<p>Bekir Coşkun'un bu ifadeleri, Türk olmakla asker sevmek arasında zorunlu bir ilişki olduğunu ima ediyor. Ancak Coşkun'un sunduğu bu önermeyi, daha çok negatif yollu tanım yapma çabası olarak değerlendirmek gerekli. Zira Türk olmayı eksiksiz vatandaşlığın önkoşulu olarak <a href="http://www.derinsular.com/kitap/2008/07/cumhuriyetin-turkluk-ve-vatandaslik-anlayisi-yildi.php">gören</a> bir resmi ideolojinin hakim olduğu bir ülkede "Türkler askerlerini severler" demek, "Bakın bunlar sevmiyor, anlarsınız ya..." şeklinde bir hedef göstermenin gerekçelendirilmeye çalışılmasından başka bir anlama gelmez. Zaten Coşkun da hemen bir sonraki cümlede bu niyetini belli ediyor:</p>

<blockquote>Ama yobaz sevmez...

<p>İslam ülkeleri arasında, Batı uygarlığına yakın tek devlet asker eliyle kurulduğu için...</blockquote></p>

<p>Aynen böyle... "Türkler askerlerini severler. / Ama yobaz[lar] sevmez"...</p>

<p>Sözü edilen sevginin sivillerin askerlere "Komutanım" diye hitap etmelerinde ifade bulduğu iddiası ise daha da problemli. Çavuş rütbeli üniforma giydiğim günlerde, bir Anadolu kasabasında dedem yaşında adamlar bana da "Komutanım" diye hitap ettiler. İlk duyduğumda çok şaşırmıştım. Zaten hiçbir zaman da alışamadım ve her seferinde çok rahatsız oldum. Dahası, bana "Komutanım" diye hitap eden dedem yaşındaki adamların gözlerinde sevgi değil, bir tür çekingenlik görüyordum. Bu noktada, muvazzaf görev yapan uzman çavuş ve astsubayların sivillerden gördükleri bu "itibar"dan hiç de rahatsız olmadıklarını da belirtmek gerek.</p>

<p>Bütün bunlar karşısında ister istemez insanın aklına sorular hücum ediyor: İnsanların çocukları ya da torunları yaşlarındaki vatandaşlarına sırf üniforma altında oldukları için "Komutanım" demelerinin nesi bu kadar güzel? Türkiye'de hala böyle şeylerin yaşanmakta olması bazı insanları neden bu kadar sevindiriyor? Bir rejimin kurulduğu günden bu yana ısrarla halkına kendini sevdirmeye çalışması normal bir şey mi? Şayet halkın önemli bir yüzdeye tekabül eden kısmı bu sevgi beklentisine (en azından içinden) olumlu yanıt veremiyorsa ve devletten, sivil olan olmayan devlet adamlarından çekiniyor, korkuyorsa, o rejime Cumhuriyet (<a target="_blank" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Res_publica">res publica</a>) denebilir mi? Sevgi beklentisine olumlu yanıt vermeyen vatandaşlarını cezalandırmaya kalkan bir rejimin halk egemenliğiyle bir ilgisi olabilir mi? Dünyada sivillerin askerlere "Komutanım" dediği bir tane bile özgür (ve hatta 'düzgün') ülke var mı? Böyle şeylerin sadece otoriter/militer/monarşik rejimlerde görülüyor olması bir tesadüf mü? Yoksa onlara gelince baskı rejimi oluyor da, bize gelince yine "Türkiye'nin özel şartları" mı söz konusu?</p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/07/sivillerin-askerlere-komutanim-demeleri.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/07/sivillerin-askerlere-komutanim-demeleri.php</guid>
            
            
            <pubDate>Sat, 19 Jul 2008 10:31:58 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>Ertuğrul Özkök&apos;ün Saldırganlaşan Üslubu</title>
            <description><![CDATA[<p>Bir süredir darbe karşıtı yazarların sert eleştirilerine maruz kalmakta olan olan Hürriyet gazetesi genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök, söz konusu eleştirilere doyurucu herhangi bir yanıt vermek yerine kurnazca bir "Sensin o!" tavrı sergiliyor. Bugünkü yazısında bu tavrı iyice belirginleştiren Özkök, Türkiye'de ordunun siyasete müdahale etmemesi gerektiğini düşünen, düşünce, ifade ve inanç özgürlüğünü savunan, yeraltı örgütlerinin, suikastlerin olmadığı bir Türkiye isteyen insanlara şu sıfatlarla referansta bulunuyor:</p>

<blockquote>- "kendini liberal ve demokrat gibi yutturmaya çalışan insanlar"

<p>- "Türkiye’deki liberal faşist koro"</p>

<p>- "düşünce teröristleri"</p>

<p>- "sivil cunta"</blockquote></p>

<p>İşlediği suçların "andıç"lardan, <a href="http://www.derinsular.com/medya/2008/07/adaylari-husamettin-ozkandi-nazli-ilicak.php">cuntacılara</a> <a href="http://www.derinsular.com/medya/2008/07/tek-merkezden-atilan-mansetler-ergun-babahan.php">kuklalık</a> etmekten ve yalancılıktan ibaret olmadığı gün be gün daha da ortaya çıktıkça, muhtemelen bu gelişmelerle doğru orantılı olarak daha da saldırganlaşacaktır.</p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/07/ertugrul-ozkokun-saldirganlasan-uslubu.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/07/ertugrul-ozkokun-saldirganlasan-uslubu.php</guid>
            
            
            <pubDate>Thu, 17 Jul 2008 07:34:06 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>Lolipoplu Tesettür Argümanı</title>
            <description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde, Mısır hakkında İngilizce yayın yapan politik blog The Arabist, internette dolaşmakta olan bir resme <a target="_blank" href="http://arabist.net/archives/2008/06/25/veil-your-lollipop/">yer verdi</a>. Resimde, biri ambalajında, diğeri ambalajı açılmış iki lolipop resmi var ve ambalajı açılmış olan lolipopun üzerine sinekler üşüşmüş olması nazara verilerek başörtüsü ile ilgili bir alegori sunuluyor. Resmin üzerindeki metin (sitedeki çeviriye göre), "Onları durduramazsınız, ama kendinizi koruyabilirsiniz" anlamına geliyor.</p>

<p><img src="http://www.derinsular.com/im/2008/0713-tesettur.jpg" alt="Lolipoplu Tesettür Argümanı" title="Lolipoplu Tesettür Argümanı" /></p>

<p>Siteye bırakılan yorumlara bakılırsa, söz konusu argüman pek de olumlu karşılanmamış. Yorumcular, genellikle bir erkek bir kadını rahatsız etmek istedikten sonra başörtüsünün buna engel olamayacağını, Batı ülkelerinde yaşayan kadınların Orta Doğu ülkelerindeki kapalı kadınlardan çok daha güvende olduklarını söylemişler.</p>

<p>Bir de tabii hukukun üstünlüğü konusu var. Yorum bırakanlardan biri şöyle bir olay nakletmiş: "My friend was walking down the street and this guy kept bothering her, so she goes to a cop nearby and complains. He replies saying, “can you blame him? you’re very beautiful”" ["Arkadaşım, sokakta yürürken adamın biri kendisini rahatsız edince, yakınlardaki bir polise gidip şikayette bulunmuş. Polis de cevaben, "Onu suçlayabilir misin? Sen çok güzelsin" demiş."]</p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/07/lolipoplu-tesettur-argumani.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/07/lolipoplu-tesettur-argumani.php</guid>
            
            
            <pubDate>Sun, 13 Jul 2008 00:39:22 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>Şalcı Bacı ve Şapka Kanunu</title>
            <description><![CDATA[<p>Sitenin <em>Kitap</em> bölümünde yayınlanan Şalcı Bacı ile ilgili bir <a href="http://www.derinsular.com/kitap/2008/05/sapka-idamlarinda-bir-kadin-salci-baci-aktas.php">alıntı</a>, okuyanları epey şaşırtmışa benziyor. Görünüşe bakılırsa, Tek Parti Dönemi iktidarının Şapka Kanunu'na muhalefete karşı koyma adına hızını alamayıp erkeklerin yanı sıra bir kadını da asmış olduğunu pek kimse bilmiyormuş.</p>

<p>Ancak bu gerçekten de önemsenmesi gereken bir durum mu? Şapka Kanunu'na muhalefetten ötürü bir erkeğin idam edilmesi, kanun kadınları kapsamıyor olsa da, şapka giymedi diye bir kadının asılmış olmasından daha mı az canice? Şayet yarın bir başka despot rejim gelir de (sözgelimi) kahvesini şekerli içmeyen erkeklere idam cezası getirirse, bu kararın bir seferliğine bir kadına da uygulanması durumunda ekstra bir şaşkınlık mı duymamız gerekir?</p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/07/salci-baci-ve-sapka-kanunu.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/07/salci-baci-ve-sapka-kanunu.php</guid>
            
            
            <pubDate>Wed, 09 Jul 2008 22:57:39 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>Aslında Gerçekten De Dün Dün, Bugün Bugündür</title>
            <description><![CDATA[<p>Süleyman Demirel'in aşağı yukarı 30 yıl kadar tipik bir siyasetçi edasıyla sarf ettiği "Dün dündür, bugün bugündür" sözü, değişim ve gelişim ile izah edilebilecek tavırları döneklik olarak algılamaya fazlasıyla müsait olan hakim zihniyetin pekiştirilmesine epey katkıda bulundu. Bu söz, nihayetinde, dün başka, bugün başka konuşan insanlara referans vermekte kullanılan bir hiciv ifadesi halini aldı.</p>

<p>Halbuki Demirel tarafından sarf edilmiş olma talihsizliğine maruz kalan bu söz, Aristo mantığının tipik bir yansıması olduğu gibi, yanlış da sayılmaz. Zira dün gerçekten dün olduğu gibi, bugün de gerçekten bugündür. (A is A, B is B.)  İnsanin zaman içerisinde değişebilen bir varlık olması nedeniyle, dün söylenmiş olanların bugün söylenmekte olanlarla zaman zaman uyum içerisinde olmaması da gayet doğal karşılanmalı. Yeter ki söz konusu farklılığın nedeni fırsatçılık değil, değişen bakış açısı olsun.<br />
 <br />
 <br />
 <br />
<font size="-2">Bu memorandumun yazılmasına yardımcı oldukları için:</font></p>

<p><font size="-2"><strong>1. Teşekkür</strong>: 30 yıl önceki Demirel anekdotunu aktaran <a target="_blank" href="http://www.izlenimler.net">Fethi Sipahi Tan</a>.</font></p>

<p><font size="-2"><strong>2. Teşekkür</strong>: <a target="_blank" href="http://www.newmodelarmy.org/Lyrics/No%20Mirror.htm">No Mirror, No Shadow</a> adlı şarkıyı yazan New Model Army. (It seems so simple but they just don't get it / I meant what I said at the time that I said it.)</font></p>

<blockquote><font size="-2">&middot; &nbsp;<strong>Ek 1</strong>: Şarkıda anlatılan konuyu izah eden kısa bir Justin Sullivan <a target="_blank" href="http://www.rock-interviews.com/pagevideo.php?w=360&h=288&src=./artistes/JustinSullivan/Q6.flv">röportajı</a>.

<p>&middot; &nbsp;<strong>Ek 2</strong>: No Mirror, No Shadow adlı şarkının <a target="_blank" href="http://www.derinsular.com/im/New_Model_Army_2007_04_No_Mirror_No_Shadow.mp3">kendisi</a> - brought to you by derinsular dot com with state-of-the-art compression standards.</font></blockquote></p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/07/aslinda-gercekten-de-dun-dun-bugun-bugundur.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/07/aslinda-gercekten-de-dun-dun-bugun-bugundur.php</guid>
            
            
            <pubDate>Tue, 08 Jul 2008 23:38:03 +0200</pubDate>
        </item>
        
        <item>
            <title>Pangea Day</title>
            <description><![CDATA[<p>İlk kez geçtiğimiz Mayıs ayının 10'unda kutlanan <a target="_blank" href="http://www.pangeaday.org">Pangea Day</a> çerçevesinde, Kahire (Mısır), Kigali (Ruanda), Londra (Birleşik Krallık), Los Angeles (ABD), Mumbai (Hindistan), and Rio de Janeiro'da (Brezilya) gerçekleştirilen dört saatlik etkinliklerde, sınırlar, ihtilaflar ve farklılıklar ile birbirlerinden ayrılmış bulunan insanlar, kendilerini bir de başkalarının gözünden görebilmeye çalıştılar. Eşzamanlı olarak gerçekleştirilen ve dev ekranlarla bir diğerine geçişli olarak yedi ayrı dilde dünyaya sunulan bu etkinlikler, geleneksel ve elektronik medya aracılığıyla milyonlarca insan tarafından izlendi. Gerçekleştirilen etkinlikler arasında belki de <a target="_blank" href="http://www.pangeaday.org/anthems.php">en ilginç olanı</a>, insanların başka bir ülkenin milli marşını okuyarak, söz konusu marş ile büyüyenlerle empati kurmaya çalışmalarıydı.</p>

<p>Adını, bugün eski ve yeni dünya olarak adlandırdığımız kıtaların birbirlerinden ayrılmadan önceki tek parça haline verilen <a target="_blank" href="http://www.answers.com/topic/pangaea?cat=technology">isimden</a> alan Pangea Day kutlamalarına dünyada en çok ihtiyacı olan ülkelerden biri de herhalde Türkiye. Çünkü dünya vatandaşı olmakta zorlanan Türkiyelilerin, bir asır öncesine ait olan etnik ulusçu zihniyetten beslenen kaba normlardan kurtulmaya ve bir kez olsun başka ülkelerin milli marşlarını da söylemeye gerçekten de çok ihtiyaçları var. Zira şoven tavırların doğuştan gelmekten ziyade sonradan edinildiğini düşünmeye başlayabilmek, empati kurma gayreti içine girmeden pek de mümkün değil. Çünkü konu bu yönüyle pek değerlendiriliyor olmasa da, milli semboller kullanılarak kolayca mobilize edilebilen, ancak an itibariyle şekillenmekte olan ulus-devlet sonrası dünyayı anlamakta zorlanan kitlelerin durumu, tıpkı asırlar önce Avrupa'daki gelişmeleri idrak edemeyen Osmanlıların halini andırıyor.</p>]]></description>
            <link>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/07/pangea-day.php</link>
            <guid>http://www.derinsular.com/sondakika/2008/07/pangea-day.php</guid>
            
            
            <pubDate>Tue, 08 Jul 2008 21:38:21 +0200</pubDate>
        </item>
        
    </channel>
</rss>
