derinsular.com
Derin Sular
Fotoğraf Detayları
site hakkında  |  site felsefesi  |  arşiv  |  .pdf  |  rss  |  bibliyografi  |  linkler  |  iletişim
ana sayfa
ansiklopedi
memorandum
medya defteri
alt beyin
deep waters

March 6, 2008

Kuzey Irak Operasyonu ve Duygu-Eksenli Türk Siyaseti

TSK'nın Kuzey Irak operasyonunu sona erdirmesinde ABD'nin ne denli belirleyici olduğu konusu, Türk siyaset gündeminde halen 'itibar' ve 'ihanet' eksenli olarak tartışılıyor. Tartışmanın cereyan ediş şeklinin demokrasi adına sorunlu yönlerine işaret eden makul yorumlar (1,2) da yapılmıyor değil. Ancak bugün bunların konuşuluyor olmasında, harekatın bir çözüm olarak gündeme getirildiği ilk günden itibaren milli hislerin sürekli körüklenmiş ve böylelikle rasyonalite ve sağduyunun ikinci plana itilmiş olmasının önemli bir payı var. Zira olayların hazırlanması aşamasında halka verilen gazlarla harekata yönelik ciddi bir kamuoyu desteği oluşturulmuş, ve nihayetinde de, kahraman ordumuzun yeni bir sefere çıkacağı haberi halkımızın azımsanmayacak bir kesimi tarafından coşkuyla karşılanmıştı.

O günlerde Genelkurmay Başkanı, "Bizim için PKK’nın oradaki kampları ve hareketleri BBG evi gibidir. Yeter ki gidip vurabilme imkanı sağlansın. Oraları artık elimizin, avucumuzun içi gibi biliyoruz" dediğinde, ekranları başındaki kitleler de herhalde heyecanla yerlerinden doğrularak, "Madem öyle verin paşama izni de hemen gitsin bombalasın oraları, bitirsin bu işi" diye sabırsızlanıyordu. Halbuki bu türden tepkiler veren insanlar da dahil olmak üzere herkes biliyordu ki, bütün bunlar ABD'nin sunduğu istihbarat ile mümkün olabiliyordu. Ama ne var ki, bunu bilmeleri, bir başkasının vermiş olduğu istihbarat gücüyle elde edilebilmiş olan bir veriyle böbürlenenlere alkış tutmalarına engel olmuyordu. Çünkü, bu türden tepkiler veren insanların düşünce ve davranışlarını, bilgi değil, milli hisler şekillendiriyordu.

Halbuki ipleri elinde tutan bir güç, bir istihbaratı (ya da izni) verdiği gibi pekala alabilir de. O zaman Kuzey Irak'tan kendi isteğinle çıkmışsın ya da seni oradan çıkartmışlar, bir farkı kalıyor mu?

| Yorumlar (3)

Okuyucu Yorumları (3)

Hem Talu'nun hem de Bayramoglu'nun yazilarini okudum. Turk militarizminin ic krizini de irdelemisler. Bugun tum dunyanin dikkatini ABD'nin dis siyasetini nasil idare ettigi konusuna yoneltmesinin cok onemli oldugunu dusunuyorum. Cunku bir cok sorunun yaniti burada gizli olabiliyor. Bizler gorunen mekanizmalari demokrasi-etik kavramlariyla degerlendirirken gorunmeyen mekanizmalar da bu kavramlari icten kemirebiliyor. Bir bilinmezlik uzerine konustugumuz icin isin bilinen kismiyla bilinmeyen kismina yaklasim getirmek durumundayiz. Eldeki veriler neler? Eski CIA'cilerin konusmalari, kitaplari, filmler, dokumanterler, ulkelerde yasanan bazi olaylardan yaptigimiz cikarimlar. Bir ulkenin kendi cikarlarini korumak icin demokrasi maskesini takarak baska ulkelerin politikalarina bu sekilde el atmasinin etik duzeyini de sorgulamak gerekli.

Olayi iki ayri duzlemle incelemek gerektigini dusunuyorum. 1. Esas, 2. Usul.

Hep denir, "Usul esastan onemlidir" diye. Savas soz konusu oldugunda esasin usulden kesinlikle daha onemli oldugunu dusunuyorum. Cunku esas insan hayatidir. Insan hayati soz konusu oldugunda da nasil girdigin ciktigin (usul) ikincildir.

Butun bunlari soyledikten sonra hukumet + TSK + ABD'nin usul konusunda hata yaptiklarini da soylemek istiyorum. Uc sey daha degisik yapilabilirdi:

1. Gates ve Bush hic konusmayabilirlerdi (yani sadece kapali kapilar ardinda konusabilirlerdi.)

2. Biz harekatin 7 ila 10 gun surecegini Amerikalilar'in konusmalarindan once deklare edebilirdik.

3. Bir ve Ikideki kosullar yaratilamamissa, harekat durdurulur, ama Kuzey Irak'in sinira yakin guvenli bir yerinde bir iki hafta beklenilebilirdi.

Bunlarin hic birisi olmayinca ve de ustune ustluk Genelkurmay ile Hukumet arasinda kopukluk olunca sorunlar cikti. Yani genel olarak esas iyi idare edilebildiyse bile usulde buyuk hatalar yapildi.

Ayrica herkes tabii ki herseyin Amerika'nin discretion'inda yapildigini biliyor. Ama bunun insanlarin gozune sokulmasi dogal olarak psikolojilerini bozuyor. O yuzden yazarlar vs. Amerika'nin izni demiyor da Amerika'nin yesil isigi diyor. Cunku Amerika'nin izni cok agir bir ifade. Malumun ilami da olsa zul. Kisacasi psikoloji (sosyal psikoloji) diye bir sey var ve gercek ve nazari itibare alinmadan siyaset yapilamaz gorusundeyim.

Bu konuda Abant Platformu da bir calisma yapiyor. Buyuk bir toplanti yapilacak, farkli gorusten gruplari bir araya getirmek uzere. Arkasinda Gulen cemaati varmis.

CIA baglantilarini olaylar yatistiktan 20 yil sonra falan acikliyor. Bakalim 20 yil sonra bugunlere ait neler okuyacagiz.

Yorum Gönder

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını dikkate alınız.

 

HAMMADDE DESTEĞİ

Serdar Kaya's Amazon.com Wish List

REKLAMLAR




Soner Hoca