February 3, 2008
Üniversitede Özgürlük
Kıyafet/Başörtüsü özgürlüğünden yana olan akademisyenlerin listesinden oluşan Üniversitede Özgürlük sayfasında şu ana dek 1415 akademisyen listelenmiş. Bu akademisyenleri takdir etsem de, kendilerini yüceltmeye çok da gerek yok. Çünkü bu yasağın, Borat filmindeki "Eşcinsellerin mavi şapka takma mecburiyetinin kaldırılması" şakasından pek de farkı yok. Asıl dikkat ve hayret edilmesi gerekenler, sayılarının 30 bine vardığı söylenen Türkiye'deki öğretim görevlileri içinde bu listede yer almayanlar.
Okuyucu Yorumları (6)
Yorum Gönder
SON YORUMLAR
KATEGORİLER
- Ansiklopedi
- Memorandum
- Bloglar ve İnternet
- e-Muhabir
- Eğitim
- Ekonomi
- Göze Çarpanlar
- Kısa Kısa
- Politika
- Resmi İdeoloji
- Röportaj
- Medya Defteri
- Alt Beyin
- Deep Waters

Bu arada öğretim görevlisi, araştırma görevlisi gibi bir poziyon adı. Öğretim üyesi demek de yetersiz kalıyor, çünkü bu kavram yrd doç ve üstü ünvanları taşıyan hocalar için kullanılıyor. Yrd. doç, doç, prof., ar gör, öğr gör, uzman tümüne öğretim elemanı deniyor. Akademisyen denilerek de işin içinden çıkılabilir.
Şurada daha ayrıntılı bilgi var:
http://www.milliyet.com.tr/2008/02/04/son/sontur22.asp?prm=0,71234569173
"şu anda 2007 yılında kurulan 17 üniversite ile beraber Türkiye’de 110 üniversite bulunuyor. Söz konusu üniversitelerde görev yapan 89 bin 329 öğretim görevlisinin 35 bin 67’si ise bayan. "
Burada dikkatimi çeken şey öğretim elemanlarının yaklaşık yüzde 40 nın bayan olması. Bayanların akademik performansı gözlerimi yaşarttı açıkcası(!)
Hoca lafi da bana ilginc geliyor Mr No. Ayni pasa gibi bir kelime. Unvanlarin isimlere yapismasi da cok komik. Mesela adam oleli 20 yil olmus halen andiklari zaman Ordinaryus Profesor Hifzi Veldet Velidedeoglu veya universiteden ayrilali onlarca yil gecmis adama Profesor Doktor Necmettin Erbakan denmesi. Kenan Evren Pasa gibi.
Bu arada bayanlarin akademik performansinin bu konuyla baglantisini da cok kuramadim. Ne kast ediyorsunuz orada?
Universitelere ozgurluk falan getirseniz de bunun artci dalgalari cok uzun surecek Serdar Bey. Ben kafasina basortusu takana sinif gecirtmem diyen cok ogretim elemani taniyorum.
Türkiye'de "üniversite" yok ki! Üniversite, üniversite olmadıktan sonra, türbana özgürlük getirseler ne yazar, getirmeseler ne yazar. Zaten getirdikleri "özgürlük" filan da değil, değişen birşey yok; peruka faşizminden fiyonk faşizmine yatay geçişten ibaret bütün tantana.
Bu arada, kışla disiplinine ve bunca yıllık akıl tutulmasına rağmen 1400 küsur imza, yine de hoş bir haber...
Levent bey,
Hoca, medrese döneminden gelen bir sözcük.bu arada rektör de Hıristiyanlık geleneğinden bir unvan. Kilise lideri demekmiş.
Unvanların isme yapışması bana da komik geliyor. Doç Dr Tabip kurmay albay X diye bir unvana rastlamıştım. Bu unvana sahip olmak için hep GATA da okumak istemişimdir, ama olmadı Allaha şükür. Çulsuz bir sivil olmak daha iyi.
Yüzde 40 yüksek bir oran. Avrupa ve ABD için akademikler arasında kadın oranı nedir bilmiyorum, karşılaştırmak lazım. Bu verileri nereden bulacağımı da bilmiyorum, merak ettim.Konuyla alakası doğrudan yok tabii.
Kadınlar statüko koruyuculardır. Hem laik kesim için, hem muhafazakar-İslamcı kesim için geçerli. Bizdeki akademik sistem daha uyumlu olacakları, sorun çıkarmayacakları için kadınları tercih ediyor.
Levent Bey,
"Ben kafasina basortusu takana sinif gecirtmem diyen cok ogretim elemani taniyorum."
Değişirler, gelişirler, değişmezlerse yerleri değişir.
Mr No.
Ben kadinlarin statuko koruyucu olmalarindan cok bu oranin yuksekligini ezberci egitimle iliskilendirmeyi dusunuyorum. Baska sosyo-ekonomik sebepler de vardir mutlaka. Bu konuda arastirmalar olmali.