December 17, 2007
Sanatçı Toplumun Öncüsü Olmayabilir
Fazıl Say'ın sözleri hakkında çok da fazla yoruma gerek yok aslında. Gülay Göktürk, Mustafa Erdoğan ve Yıldırım Türker'den alıntıladığım ifadeler durumu özetleme adına yeterli. Ancak bu konunun tartışılması gereken yönü artık Fazıl Say'ın sözleri değil, bu sözlerin gündeme oturabilmesi olmalı. Zira Fazıl Say'ın bakış açısı başta Hürriyet gazetesi korosu olmak üzere pek çok Kemalist yazar tarafından zaten uzun süredir dile getirilmekte. O zaman aynı sözleri Fazıl Say tekrar edince değişen ne? Bu duruma gerekçe olarak, Fazıl Say'ın alanında saygıdeğer bir konum edinmiş bir sanatçı olması gösteriliyor - ki bu da Cumhuriyet dönemi ezberlerinden birinin yansıması: 'Sanatçı toplumun öncüsüdür.' Öncü olduğuna göre de, tehlikenin farkına daha erken varıyor olması doğal kabul ediliyor olmalı. Bu türden ezberlerle hareket edenlerin sanatı 'çağdaş olma'(!) adına araçlaştırıyor olmaları işin bir yanı. Burada yapılan, sanatçının öncülük etmesi düşüncesinin felsefe eksenli gerçek anlamının dışına taşınarak, konunun (sıkça gördüğümüz gibi yine) basit ve aptalca bir 'Çünkü öyledir' basitliğine indirgenmesi. Sanki bütün sanatçılar aynı fikirde olabilirmiş, ya da biri tutup da Bach'ı daha iyi yorumlayacak olursa o andan itibaren Türk siyasi felsefesi konusunda Say'dan daha yetkin olurmuş gibi.
SON YORUMLAR
KATEGORİLER
- Ansiklopedi
- Memorandum
- Bloglar ve İnternet
- e-Muhabir
- Eğitim
- Ekonomi
- Göze Çarpanlar
- Kısa Kısa
- Politika
- Resmi İdeoloji
- Röportaj
- Medya Defteri
- Alt Beyin
- Deep Waters
