derinsular.com
Derin Sular: Memorandum
Fotoğraf Detayları
site hakkında  |  site felsefesi  |  arşiv  |  .pdf  |  rss  |  indeks  |  bibliyografi  |  linkler  |  iletişim
ana sayfa
ansiklopedi
makaleler
memorandum
alt beyin
deep waters
Takip
Takip: Medya
 |
Takip: Kitap

May 22, 2008

Yorum Blogları Birer Birer Kapanıyor

Geçenlerde Fethi Sipahi Tan 'Benden bu kadar' diyerek İzlenimler'e bundan böyle (en azından uzun bir süre boyunca) yazı girmeyeceğini söyledi. Bugun de Düşünceler.org kapanmış. Ancak sitenin yazarı Suat Bey sadece veda yazısı yazmakla kalmayıp bir de bütün arşivi yayından kaldırmış.

Blogunu kapayan yazarlar, genellikle konuya 'Kendimi tekrar etmek istemiyordum' şeklinde bir açıklama getiriyorlar. Halbuki kendini tekrar eden onlar değil, Türkiye'nin gündemi. Yani tekil olarak kişilerin kendilerinin dışında cereyan eden bir kısır döngü söz konusu. O zaman kendisini bu tür bir durumda hisseden bir insanın yapması gereken şey o girdabın dışında kalarak kendi gündemini oluşturmaya çalışmak olmalı değil mi? Yoksa bazı aptallar bugün de hala 100-150 sene önce konuşulan saçmalıkları (1-2) tekrar ediyor olabilirler, o onların sorunu.

Sitelerini kapayan yazarların elbette kendilerince başka sebepleri de olabilir. Ancak bu sebepler arasında dile getirilen 'kendini tekrar etme çekincesi' pek de makul bir gerekçe değil.

Bence her blogu müstakil bir proje olarak ele almak gerekli. Tabii bu kısa ya da uzun vadeli, yani sonlu bir proje de olabilir. Bu durumda, sona eren projenin arşivi de zaten baştan hedeflenilen eserin kendisi anlamına geleceğinden, elektronik ortamda hizmet sunmaya devam eder. (Bir heykeltraşın eseri gibi.) Konuya bu şekilde bakıldığında, bir blog projesinin sonunda değil başlangıcında alınan kararlar önemli hale geliyor.

| Yorumlar (8)

Okuyucu Yorumları (8)

Serdar Bey,

Kendini tekrar etmeden ziyade, tekrar eden olaylarla ilgili sürekli benzer şeyler yazmaktan gelen bir döngü diyelim. Zaten ister istemez bir tekrarlayan üslubunuz oluyor.

Ben -aslında öyle bir mesaj amacım yoktu başlarda ama- verebileceğim mesajı verdiğimi düşünüyorum. Bundan ötesi gereksiz zaman kaybı gibi görünüyor. Sizin de belirttiğiniz gibi bu site -yine öyle amaçlanmamasına rağmen- belki de 3-4 yıllık sonlu bir proje gibi düşünülebilir. 100-120 senedir konuşulup duran şeylerin -seviyesi daha düşmüş ve kısırlaşmış olmakla birlikte- hala tartışılıyor olmasını bilen biri olarak, bu tartışmalara kendi tarzımda bir katkı yapmak istedim.

2004 yılı yazılarını da siteye ekleyeceğim, zaman içinde kendi başına bir arşiv olarak ilgililerin yararlanabileceği bir katkı olursa ne güzel.

Tüm derinsular dostlarına selamlar.

Aslinda 3-4 yil oldukca iyi bir zaman. Demek politikamizda o kadar cok yazilacak seyler varmis.

Fethi Bey'in gunluk siyasal olaylari hicveden yazi tarzi, rahat okunurlugu ile cok hostu.

80'li yillardan bir mizah dergisi kapagi hatirliyorum. O yillarin siyasileri Demirel, Erbakan, Ecevit ve Turkes'i 2000'li yillara resmetmislerdi. Hepsi birer ihtiyar, bastonlu, tekerlekli sandalyede. Ama hala politikanin icinde. Hepsi de gercekten olene kadar aktif kaldilar veya kalmaktalar. Iste bunu gormek bile bogucu.

'Kendini tekrar' meselesine Fethi bey güzel açılım yapmış. Katılıyorum.

Ve evet, dediğiniz gibi bloglar müstakil bir proje olmalı. Tabii bunun için de baştan o amaçla yola çıkılmalı.

Kendi adıma söylersem; bunu geç farketmiş oluyorum haliyle. Çünkü yazımda da dediğim gibi, ne yazmaya başlarken ne de ilerleyen zamanlarda bu tip bir düşüncede olmadım. Kucağımda buldum, süreç yönlendirdi herşeyi. Sanırım bir boşluk vardı, ondan kaynaklandı. Yetersiz donanım ve ifade kabiliyetime rağmen palas pandaras devam ettim. Müstakil bir proje planlayıp içini dolduracak bir yeterliliğim de yok zaten.

Arşivi kaldırma meselesi duygusal bağı kesme çabası yanında bu palas pandaraslığı temizlemek olarak da görülebilir. Zaman içinde düşüncelerim değişiyor. Yazılarımı sahiplensem de geriye dönüp baktığım zaman pek çok yazımda hatalı yargılar olduğunu farkediyorum. Ne üslup ne de içerik kalitesi açısından saklanacak yazım yok, sıradan bir insanın harcıalem tepkileri idi. Yazdık, okuduk, tartıştık; sıcak bir ortamdı, güzeldi, geldi geçti.

2 yıldır blog sayesinde çok şey öğrendim. Çok iyi insanlar tanıdım. Hisseme düşenler bunlar. Bu kısa zaman için oldukça kârlı bir süreçti.

Selamlar.

Tebrikler Suat Bey. Cok icten bir yazi yazmissiniz. Bu konuyu donanim ve ifade kabiliyetiyle aciklamak bence mantikli. Bunu bir karsilikli ogrenme sureci olarak gormek de son derece yerinde bir tanimlama. Alcakgonullu olmak degil gercekci olmak icin yazilmis. Kutluyorum ve ogrenme surecinizde basarilar diliyorum.

Teşekkürler Levent bey.

Anlaşıldığımı görmek güzel.

Selamlar.

Kendimizi tekrar etmek kötü müdür?

Çok sevdigim bir yemegi yapan karima hiç bir zaman "hey neden kendini tekrar ediyorsun?" demedim.

Bir fakire sadaka verirken hiç kendinizi tekrar ettiginiz hisine kapildiniz mi? Doyurdugunuz 10.000. fakir olsa bile ilk verdiginiz sadaka kadar faydali degil mi?

O halde bilginizin ve zekânizin da sadakasini verin bikmada, usanmadan. Birikimli insanlarin TEKRAR ETME sebebiyle durmasini dogru bulmuyorum.

Bikkinlik da nefsin bir oyunu degil mi?

Selam, saygi ve muhabbetle...

Ben yaklaşık beş aydır yazıyorum. Suat Bey'i hiç okumadım. Dürüstlüğünü ve alçakgönüllülüğünü takdir ediyorum. Ancak dediği gibi belli bir kitle oluşturduysa belli bir birikimi de vardır gibi geliyor. Ancak yazdıkları sonradan anlamsız gelebiliyorsa bu da mantıklıdır. Her yazıyı o anki halet-i ruhiye ve günün şartları içinde değerlendirmek gerekli. Çünkü biliyorum ki bir çok ulusal gazetede anlı şanlı birçok köşe yazarı değişen konjoktür gereği bugün ak dediğine bir gün sonra kara diyor ve milyonlara hitap ediyor. Somut örnek Fatih Altaylı. Bunları düşününce Suat Bey'in fazla alçakgönüllü davrandığı akla geliyor.

Serdar Bey,

Ben bu konuda blog kapatılmasına karşıyım. Hadi diyelim artık yazı yazmayacaksınız, tüm yazıların yayından kaldırılması da ne oluyor? Doğru ve cesurca bulmuyorum. Bloggerın kendi tercihidir belki deyip saygı duymalıyım belki. Ama kızıyorum bu durumlarda.

Kendini tekrar etme sadece yüzelsel bir bahane gibi geldi bana. Hele hele iki tane devin arka arkaya kapatma hali aklıma organize bir durumu getiriyor.

Yorum Gönder

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını dikkate alınız.

 

HAMMADDE DESTEĞİ

Serdar Kaya's Amazon.com Wish List

REKLAMLAR




Soner Hoca