derinsular.com
Derin Sular: Memorandum
Fotoğraf Detayları
site hakkında  |  site felsefesi  |  arşiv  |  .pdf  |  rss  |  indeks  |  bibliyografi  |  linkler  |  iletişim
ana sayfa
ansiklopedi
makaleler
memorandum
alt beyin
deep waters
Takip
Takip: Medya
 |
Takip: Kitap

March 16, 2008

AKP'yi Kapatma Davası

Bu konuda çok fazla söze gerek yok. Hasan Kaçan'ın bugün Star gazetesindeki köşesinde yer verdiği şu karikatür, içinde bulunduğumuz durumu net bir şekilde ifade ediyor.

AKP'yi Kapatma Davası

| Yorumlar (7)

Okuyucu Yorumları (7)

Benim aşadığa ileri süreceğim iddialar AKP'ye atfedilen suçlardan daha ciddi:

1. Hakim olan Sünni-Hanefi İslamın Diyanet İşleri vasıtasıyla kamu kaynaklarından tek yararlandırılan inanç sistemi olması,

2. Devletin dini yine DİB aracılığıyla kontrol altına alması,

3. Sünni İslam'ın ilk ve ortaöğretimde zorunlu olarak herkese öğretilmesi,

4. Nüfus cüzdanlarında din hanesinin olması ve bunun iş piyasası ve askerlikte ayrımcılığa imkan vermesi.

Bu duruma kapatma davası kime karşı açılmalı?

Madde 1'e tam olarak katılmıyorum. Çünkü Madde 2'nin kimi yansımalarından ötürü de öyle gibi görünüyor olabilir. Madde 3'e de katılmıyorum. Öğretilen Sünni ya da Şii İslam inancından ziyade resmi dindir ve bana göre sadece Alevilerin değil, Sünnilerin de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitaplarından uzak durmaları gerekir. Yani Madde 3 de yine Madde 2'nin bir yansıması. (İslami kesimin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerine bakışını gözlemleme adına Abdurrahman Dilipak'ın 'Bu din benim dinim değil' adlı kitabına göz atmayı düşünebilirsiniz.) Madde 4'te sözü edilen ayrımcılık ise nüfus cüzdanlarındaki din hanesinden kaynaklanmıyor. Bir başka deyişle nüfus cüzdanındaki din hanesi, bir sebep değil, sonuç. Sebep konusunda bkz.: http://www.derinsular.com/memorandum/2005/09/12-eylul-ve-ozgurlukler.php

Gunlerdir kim konuyla ilgili ne yazdiysa hatim ettim. Goruyorum ki herkes ofkeli. Gerci oh olsun diyenler de vardir.

Ama eklemek istedigim bir baska sey var: Kurtlerin partilerine kapatilma davalari acilirken sanki biz bu kadar ofklenmemistik; onlarin yuzdesi biraz dusuk, ondan mi acaba?

Ben de Koray gibi düşünüyorum. Eğer demokrasiden bahsediyorsak %1 oy alan bir partinin bile kapatılmaması gerek. Ama nedense birçok yazar davaya karşı çıkarken " nasıl %47 alan bir parti kapanır "diye itiraz ediyor.

Oy oranı kapatma davalarında önemli, tek ve "belirleyici" faktör mü?

Koray bey'in soylediklerine katiliyorum. Islami kesim'in duyarliklarinin sadece kendi haklari gaspedildigi zaman arttigi pek sık rastlanan bir durum sanirim. Parti kapatmanin genel olarak yanlisligina dokunan pek olmuyor.

Mr.No'yu oldukca iyi anliyorum. Nufus cuzdanlarinda fisleme amacinin gudulmesi dogru bir tespit ancak devlet disi islerde de farkli amaclarla kullanildi. Birincisi islami kesim'in bu hane kaldirilmak istendigindeki tepkisini hatirlayin. Diyorlar ki dini hayatimizdan silmek istiyorlar. Bu fisleme neden onlarin isine gelir sizce?

DIB'nin dini kontrol amaciyla kuruldugu artik herkesin bildigi bir gercek. Ancak uygulamadaki din derslerinde ilginc sonuclar var. Benim gittigim bir cok okul da dahil olmak uzere din derslerinde mufredat kitabinin disinda Sunni-Hanefi yardimci kitaplarla bu is goturulmustur. Namaz hocalari, dua-sure kitaplari ile siniftaki herkesin 17 adet sure ve duayi ezberlemesi her sene gelen din ogretmenlerimiz tarafindan saglanmistir. Yazililarda cumlelerinize "Allah (c.c.) buyuruyor ki" diye baslamazsaniz o dersten gecmeyi dusunemezdiniz bile. Okul hayatim boyunca gordugum 7 din ogretmeninin 2 tanesi sekuler yaklasima 5 tanesi de islami kesimin durusuna yakindi. Ama hepsi de "zorla" namaz ogretmede hemfikirdi.

Dinde zorlama olmaz diyen kisilerin is din dersine gelince neden zorunlu lafini gevelediklerini de anlamis degilim. Resmi Tarih, Ataturkculuk, Cografya derslerinin de secmeli olmasi, bu derslerden de "Milli" lafinin ve anlayisinin cikarilmasi elzem hale geldi saniyorum.

Oy alma oranını değerlendirirken neden olay müşahhaslıktan çıkarılıp genel kaideler üzerine oturtulmaya çalışılıyor anlamıyorum. AKP'nin kapatılma sebebi açıkça Kemalist rejimi her ne pahasına olursa olsun savunmaya kararlı bir gözü dönmüş güruhun varlığıdır. AKP'nin oylarının çokluğuna rağmen buna teşebbüs edilmesi de bunun ifşası olduğu için önemlidir. Bir partinin kapatılması başlı başına hukuksuz bir olayken, bu olayın içinde "ama neden küçük parti büyük parti ayırımı yapılıyor canım" demek bana dürüst gelmiyor.

Parti kapatmak ayıptır, halkın yarısının oyunu alan bir partiyi kapatmak elbette daha büyük bir ayıptır. "Halkın yarısının oyunu alan bir partiyi kapatmak"... sözü neden "halkın oyunu alamayanın kapanması mübahtır" sonucuna götürsün anlamıyorum.

Bunun yanında AKP'nin kapatılmasına karşı çıkanların DTP'nin kapatılmasına aynı hazla karşı çıkmamalarını anlamak gerek. Parti kapatmaya karşı olmak ayrıdır, bunu hararetle savunmak ayrıdır. DTP, bu konuda bana hiç mi hiç heyecan vermiyor. Hiç de milliyetçi değilimdir halbuki.

Blue bence cok iyi bir noktaya temas etmis. Cok oy alan partinin kapatilmasi basta demokrasi acisindan da sorunlu. Partiler insanlari temsil ettiklerine gore, memleketteki insanlarin da belli bir bilincle bu partiye oy verdigine gore yargilanan bu insanlarin zihniyeti durumuna dusuyor. Oy sayisi da olayin vehametinin buyukluguyle alakali. Tabii ki kucuk bir partinin kapatilmasi da onemli, en kucuk parti bile binlerce insanin dusuncesine tekabul ediyor, ama buyuk partilerin kapatilmasinda milyonlardan bahsetmek mumkun. Hatta AKP memleketin yarisi demek de mumkun.

Her ne kadar Islamci yani Islamci olmayanlarin hosuna gitmese de AKP piyasadaki en ozgurlukcu parti. Zaman zaman basbakan ve ekibi ozgurlukler bakimindan falsolar verse de, bunun muhalefetin falsolarinin buyuklugu karsisinda hic anilmaya degeri bile yok diye dusunuyorum. Burada tek sorun onceki yazimda da belirttigim gibi, baska partilerin kapatilmasina tamamen duyarsiz kalinmasidir. (Ozellikle DTP'yi kastetmeden soyluyorum).

Olaylara devlet tarafindan bakinca farkli sonuclara varilabilir. Korumasi gerekli bir statukolari var. Teror orgutu kabul ettigi bir grupla eger bir partinin baglantisi oldugunu goruyorsa devlet dogal olarak bu partiyi kapatma yollarini arayacaktir. Bu bir tur sistem refleksidir. Bir tur korunma icgudusu belki. O konumda olaylar ve sonuclarina bakilmaz, sorun gorunen kismin uzerine gidilir.

Ayni refleksleri zamaninda Dogan grubu AKP'nin uzerinde isletmeye calisti. Erdogan'in 20 sene once cekilmis fotolarini yayinlayarak bugun El-Kaide orgutu baglantilariyla bir duz mantik kurmak istedi. Mutlak ki bir baglanti vardi, ama baglantinin ne oldugunu bir fotografa bagli yorumlarin otesinde kimse sunamadi. Bu girisim tamamen cuvalladi. Eger tutsaydi devletin refleksini AKP'nin uzerine kapatma etkisi olarak salabileceklerdi.

Ayni cuvallamalari Fethullah Gulen icin de yapiyorlar. Nurettin Veren'i denediler bir sey cikmadi, YouTube da eski kasetlerini yayinladilar ondan da bir sey cikmadi. Aksine daha da sempati topladi, cunku ellerinde dise dokunur hicbir kanit yoktu. (Kanit olmamasi bazi iddialari yoketmez ama havada asili kalip zamanla curumesine yol acar).

Eger birine rakipseniz bence tum gucunuzle ona saldirmanizin bir anlami yok. Onu dize getirmek icin tanimaniz gerekli. Tanimanin da bir tehlikesi var. Karsinizdakini anlamaya baslarsaniz o zaman isiniz yok. Bir bakarsiniz ki tek rakip kendinizsiniz.

Yorum Gönder

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını dikkate alınız.

 

HAMMADDE DESTEĞİ

Serdar Kaya's Amazon.com Wish List

REKLAMLAR




Soner Hoca