derinsular.com
Derin Sular: Memorandum
Fotoğraf Detayları
site hakkında  |  site felsefesi  |  arşiv  |  .pdf  |  rss  |  bibliyografi  |  linkler  |  iletişim
ana sayfa
ansiklopedi
memorandum
medya defteri
alt beyin
deep waters

March 14, 2008

Ahmet Kaya [YAKINDA]

Müziği ve kavgasıyla Ahmet Kaya.

Çok yakında.

Önce alıntılar:

10 Şubat 1999 gecesi Türkiye’nin en ünlü sanatçılarının ve simalarının bulunduğu bir salonda yapılıyordu ödül töreni ve Show TV’den canlı yayımlanıyordu tüm Türkiye’ye. Herkes sırasıyla çıkıp ödülünü alıyordu sahnede. Sıra Ahmet Kaya’ya geldi, yılın sanatçısıydı Ahmet Kaya. Bir kez daha sahneye alkışlarla çıktı, ödülünü aldı ve “Giderim” isimli şarkısını söylemek için mikrofonu eline alıp şu konuşmayı yaptı:

“Ben bu ödül için İnsan Hakları Derneği’ne, Cumartesi Anneleri’ne, tüm basın emekçileri ve tüm Türkiye halkına teşekkür ediyorum. Bir de bir açıklamam var: Şu anda hazırladığım ve önümüzdeki günlerde yayımlayacağım albümde bir KÜRTÇE şarkı söyleyeceğim ve bu şarkıya bir klip çekeceğim. Aramızda bu klibi yayımlayacak yürekli televizyoncular olduğunu biliyorum, yayımlamazlarsa Türkiye halkıyla nasıl hesaplaşacaklarını bilmiyorum.”

Salonda derin bir sessizlik oldu…

10 Şubat gecesi, o açıklamadan hemen sonra başladı daha önce hiç rastlanmamış ve hiçbir sanatçının yaşamaması gereken senaryo. Yaptığı konuşmaya karşı çeşitli protesto sesleri yükselirken Ahmet Kaya, elinde ödülü, her zamanki tavrıyla, gülümseyerek şarkısını söyledi. Şarkısını bitirince mikrofonu bırakıp yerine doğru yönlenmesiyle bazı sanatçıların(!), gazetecilerin, magazin dünyasının bilinen isimlerinin masalarından önce yuhalamalar yükseldi ve hemen ardından sağdan soldan Ahmet’e çatal bıçak fırlatmaya başladılar. Ahmet, en dipte eşi Gülten ve birkaç arkadaşının oturduğu masaya güçlükle varabildi. Ortalık fena halde karışmıştı. Tüm Türkiye’nin gözleri önünde, canlı yayında kameraların ve ayaklanmış insanların arasından Ahmet’in acı gülümsemesi görünüyordu. Birkaç garson ve sanatçı Ahmet ve Gülten’e atılan çatalların, yemek artıklarının arasında durmaya çalıştılar. Tam bir arbede yaşanıyordu. Ahmet “Kürtçe” demişti çünkü.

Sunucular durumu toparlamak için alelacele sıradaki şarkıcıyı sahneye çağırdılar. Bu şarkıcının, bu hassasiyetin üzerine son derece provokatif davranarak, şarkısının sözlerini değiştirerek (“Bu devirde kimse sultan değil, hükümdar değil, padişah değil / Atatürk yolunda tüm Türkiye / bu vatan bizim / ellerin değil”) gibi bir kahramanlık marşı haline getirerek okuması, arkasından da bir eğlence gecesinde 10. Yıl Marşı’nı okumasının hemen ardından Türkiye’nin en ünlü anchormanlerinden biri sahneye atlayıp salonda bulunan tüm sanatçıları marş söylemeye çağırdı. O sırada Ahmet, güvenlik ve kamera çemberi içinde salonu terk ediyordu. Salon, hain(!) bir adam ve eşinden temizlendikten sonra gece, olanca coşkusuyla(!) devam etti.

| Yorumlar (5)

Okuyucu Yorumları (5)

Bir sanatçının bir Kürtçe şarkı okuması üzerine neden herkes ayaklandı. Yabancı şarkı söyleyen sanatçılarımız da var neden onlara kimse bir şey demiyor da, Kürtçe şarkıyı bu kadar büyütüyorlar? Oradaki bazı sanatçılarımızın bu tavırları onların nasıl insanlar olduklarını açık açık ortaya koydu. Bir örnek verecek olursak, Serdar Ortaç kendisi asker kaçağı iken bir de kalkmış ülkesini koruyor! Sen önce askerliğini yap da ondan sonra ülkeni koru! Türkiye'nin bayrağı altında duran herkes kardeştir. Bunu bazıları anlamakta güçlük cekiyor. Bir daha Ahmet Kaya gibi bir sanatçı gelmez. Bazıları onun kıymetini bilemedi.

Serdar Ortac'a ne denli karsiysam da, Ahmet Kaya'nin sanatciligini bir tarafa itemesem de, ikisinin zihniyetinin de bu memlekete kotulukten baska bir sey yapmayacagi gorusunde oldugumu soyluyorum. Secim yapmak gerekliyse de - tabii ki Serdar Ortac. En azinden memleketini ekonomik olarak parcalayanlarin yaninda bulunup bir de toprak butunlugune goz dikenler seviyesinden yuksektedir.

Saniyorum toplumun begenisini kazandiktan sonra Kurtce turku soyleyebilmesi, onun topluma bir mesaji olmustur. Bayrak, vatan, mars gibi hamaset sembollerini bir yana birakalim bir insanin mesajini dinleyelim. "Bu ulkede her ne kadar begenmesenizde Kurtce diye bir dil var, Kurt denen, kendilerine ait kulturu olan ve bu kulturu kendilerince yasamak isteyen insanlar var". Yillarca siveli Turkceleriyle dalga gecilmis insanlarin kendi dillerini konusma hakki bazilarina cok batti.
Bir cocuga istemedigi bir seyi direttiginizde ne yapar? Ellerini kulaklarina bastirarak bir sarki soylemeye baslamaz mi? Bu kalabaliga mars soyletmek ancak bu denli bir cocukca davranisla aciklanmasi mumkun gorunuyor. Maalesef Cumhuriyet cocuklari sinifta kaldiniz demokrasi dersinde. Bu tur davranislarin kendinizi nasil zavalli haline getirdigini goremediniz.
Sonra sapla saman hep karisti nedense. Sarki soyleyen herkes sanatci oldu bu ulkede. Hem de bu payeyi toplumdan once kendileri verdiler kendilerine. Lutfen kimse sanat uzerine ders vermesin bu yorumum uzerine. Ama Serdar bey cok iyi farkindadir sanirim, Amerika'da milyonlarin gonul telini titreten adamlar ortada ben sanatciyim diye kasila kasila gezmezler. Ben "entertainer"im derler.
Dunya'da Master of Leica payesini almis cok ender insanlardan biri olan unlu fotografcimiz Ara Guler'e roportajda "Fotograf Sanatcisi olmak nasil bir duygu" nevinden bir soru soruldugunda verdigi cevap "Nereden cikardiniz sanatci oldugumu, ben foto muhabiriyim" demisti. Bu bir alcakgonulluluk sovmenligi degildir, ama kultur yapimizla celismeyen bir anlayistir.
Gerci devletin insanlara paye olarak dagittigi bir seyin boyle hoyratca kullanilmasi da kacinilmaz. Umarim zenaat ve sanat arasinda ses benzerliginin disindaki farklari bir gun irdeleriz.

Saygiyla

O hareketlerinden dolayı o sanatçıları kınıyorum

Neyse ki artık bu tür şeyler yaşanmıyor. (Yeteri kadar olmasa da, eskiye nazaran) Düşüncelerimiz daha özgür, ifadelerimizin sınırları daha geniş artık. İnsanlar ana dillerini rahatça kullanabiliyorlar. İnançlarını daha rahat yaşayabiliyorlar.

Daha da ileri gitmemiz dileğiyle...

Yorum Gönder

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını dikkate alınız.

 

HAMMADDE DESTEĞİ

Serdar Kaya's Amazon.com Wish List

REKLAMLAR




Soner Hoca