derinsular.com
Derin Sular: Memorandum
Fotoğraf Detayları
site hakkında  |  site felsefesi  |  arşiv  |  .pdf  |  rss  |  indeks  |  bibliyografi  |  linkler  |  iletişim
ana sayfa
ansiklopedi
makaleler
memorandum
alt beyin
deep waters
Takip
Takip: Medya
 |
Takip: Kitap

February 5, 2008

Senin Mutluluğundan Bize Ne?

Toktamış Ateş'in bugünkü yazısından:

[S]ınıflarımda, ender de olsa rastladığım başı örtülü öğrenciler, beni rahatsız etmezdi. Fakat hoşlandığımı da söyleyemem. Zira, hem "Türk Devrim Tarihi" dersini vereceksiniz, hem de başörtülü bir öğrenciye ders anlatacaksınız...

Bu da bir çelişki. Aslında, başörtüsü takan genç kızlarımızın önemli bir bölümünün, Cumhuriyetimize karşı olduğunu düşünmüyorum. Hatta aralarından hiçbirinin, hilafeti ve Osmanlı'yı geri getirmek arzusunda olmadığından eminim. Ama gene de, üniversite öğrencisi kızlarımızın; din adına örtünmeleri, beni mutlu etmiyor. (İsterseniz, "senin mutluluğundan bize ne" de, diyebilirsiniz.)

| Yorumlar (3)

Okuyucu Yorumları (3)

Ben bu yaziyi saglikli bulmadim. Turk Devrim Tarihi diye bir ders verdiginizde bir bilim adami olarak Tarih bilimini kanitlari ve yorumlariyla ogrencilere vermektense yazilmis bir tarihe taraf olmak zorunda hissetmeniz dogru degildir. "Devrim" diye bahsedilen degisimin hayalleri arasinda Turkiye'nin bir Avrupa ulkesi olmasi, insanlarin bu devrimin kurucularini hayal kirikligina dusurmeyecek bir tanri inanci yasamasi, insanlar hazir oluncaya kadar beklenmesi gereken bir demokrasi anlayisi bulunuyordu. Bu hayalleri, bir bilim okulu olan universitedeki bir ogretim elemaninin tasimasi bu insanin bilimsel kisiligine de suphe dusurur. Bir egitmen onun anlattiklarini saygiyla dinleyen ogrencinin dis gorunusune hic dikkat etmeden yapacagi ise kanalize olmali, ayrica verdigi dersin gercekten bilimsel mi yoksa resmi ideoloji mi oldugunu da dusunmelidir.

Iran'da basi acik gezen bir bayan veya bir escinsel nasil kimseyi mutsuz etmemeliyse, Turkiye'de de basi kapali biri kimseyi mutsuz etmemeli. (Buna mirror-analogy mi diyorlar?)

Bir ulkede herkesin mutlulugu onemlidir mutlaka. Senin mutlulugundan bize ne diyemeyiz. Ancak mutluluk kriterlerinizi tartisabiliriz. Diger insanlarin giyinisleri sizi mutsuz ediyorsa bu ulkede lisansli psikologlar vardir, onlara danisiniz. Onlar sizin mutlulugunuz icin ellerinden geleni yaparlar. Mutsuzlugunuzun sebebini daima disarda ararsaniz isiniz zor. Ama yine de kimse sizin mutlulugunuzu umursamamazlik etmez, merak etmeyin.

"Bir ulkede herkesin mutlulugu onemlidir mutlaka. Senin mutlulugundan bize ne diyemeyiz."

Bir insana kötülük dilercesine "Mutsuz olursan ol, bana ne" demekle, başkalarının doğal hallerinden nem kapıp mutsuz olduğunu söyleyen bir insana aynı şeyi söylemek arasında bir fark olsa gerek. Ama tabii bir de itiraf etmeliyim ki, bu kişi kabahatini bilen bir çocuk gibi bu durumunu kendisi de ifade ediyorsa, kendisine aynen kendi kullandığı bu ifadeyle mukabele etmek de son derece çekici oluyor.

"Din adina ortunmeleri mutlu etmiyor" demis. Burada mutlu etmemekten kasti rahatsiz olmak. Neden rahatsiz olabilir, ne korkutabilir bir insani? Bilinmemezlik. Bircok insani urkuten de bu, gelecekleri bilmediklerinden urkuyorlar. Saniyorlar ki Suudiler, Iranlilar gibi sokaklarda adamlar sallandirilacak, kollar kesilecek. Bunun oyle olmadigini anladiklari zaman rahatsizliklari bitecektir.

Basortusu konumu ihtimaliyle sekuler kesimde farkli bir rahatsizliga da delalet eder. Bu da genc bir kiz acilmak isterse aile baskisiyla karsilasir mi diye. Bunun tersini de soylemek mumkun, basini kapatmak isteyen genc bir kiz baskiyla karsilasir mi? Saniyorum uygulamada her ikisine de rastlamak mumkun. Her turlu zorlamada ise hukuk kurallariyla yanit aramak mumkun olmalidir diye dusunuyorum.

Yorum Gönder

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını dikkate alınız.

 

HAMMADDE DESTEĞİ

Serdar Kaya's Amazon.com Wish List

REKLAMLAR




Soner Hoca