derinsular.com
Derin Sular: Memorandum
Fotoğraf Detayları
site hakkında  |  site felsefesi  |  arşiv  |  .pdf  |  rss  |  indeks  |  bibliyografi  |  linkler  |  iletişim
ana sayfa
ansiklopedi
makaleler
memorandum
alt beyin
deep waters
Takip
Takip: Medya
 |
Takip: Kitap

February 14, 2008

Jalal Barzangi

Dün Iraklı Kürt şair/yazar Jalal Barzangi ile gerçekleştirilen bir saatlik bir söyleşiye katıldım. Jalal Barzangi'nin kim olduğu konusunda özet bilgi sunabilme adına, programın duyuru metnini aşağıya alıntılıyorum (Zahmet edip Türkçe'ye çevirebilecek biri çıkarsa onu da buraya eklerim):

Dear Friends and Colleagues,

Do please join us on Wednesday, February 13th, from 12.00 till 1.00 in the Canadian Literature Centre (#8917 HUB Mall) for our 3rd brown bag event of the semester: a reading and discussion session with noted Kurdish poet and memoirist, Jalal Barzangi.

Jalal Barzangi is a noted Kurdish literary figure­ a writer of poetry, fiction, essays, and journalism ­ who was imprisoned for his writing between 1986 and 1989 and then came to Canada as a United Nations-sponsored refugee in 1998. He is now Edmonton’s first Writer in Exile, and during this period of intense literary writing he is producing new, original poetry and a memoir of his years of imprisonment. Jalal will read and discuss his literary work ­ both old and new­ in English.

As always: we’ll provide cookies, coffee, and a door-prize! Feel free to bring your lunch. Everyone welcome.

Barzangi, söyleşide Kuzey Irak'ta geçen çocukluk yıllarını ve sonrasında da yazmış olduğu iki kitap nedeniyle Saddam rejimi tarafından tutuklanmasını anlattı. Saddam rejimi, Barzangi'nin yaşadığı şehirdeki kütüphaneyi hapishaneye çevirmiş ve tutuklanmasının ardından onu da oraya hapsetmiş. Barzangi'nin Kanada'ya gelişi ise, Türkiye'ye gelerek Birleşmiş Milletler kanalıyla Kanada'ya iltica etmesiyle gerçekleşmiş. Barzangi yaklaşık 10 yıldır Kanada'ya yaşıyor ve bugünlerde hapishane hatıralarını kitaplaştırmakla meşgul.

Jalal Barzangi

Barzangi'nin konuşması takriben 40 dakika kadar sürdü. Ardından da soru-cevap bölümüne geçildi. Barzangi'ye yöneltilen sorulardan ikisi ilginçti. Bir profesör, kütüphanenin hapishaneye dönüştürülmesinin ardından kitaplara ne yapıldığını sordu. Barzangi bu soruya cevaben tehlikeli gördükleri kimi kitapları ayırıp götürdüklerini, diğerlerini de yüklük tarzında kötü bir yere istiflediklerini söyledi.

İlginç bulduğum diğer bir soru/istek ise, Barzangi'nin şiirlerini (zannediyorum şiirinin müziğini değerlendirebilme adına) Kürtçe orijinalinden dinlemek isteyen bir Kanadalıdan geldi. Barzangi bunun üzerine Kanada'da bir dergide (İngilizce çeviirisiyle birlikte) yayınlanan bir şiirini Kürtçe okudu. Yukarıdaki resmi o esnada çektim.

| Yorumlar (2)

Okuyucu Yorumları (2)

Feel free to bring your lunch kısmına takıldım. Bu alışılmış bir şey midir? Adam şiir okurken bir taraftan salamlı sandviçini ısırıp, meyva suyunu höpürdetmek. Fazla relax bir ortammış.
Herhalde Irak'taki kaos ortamının bir sebebi de, zamanında Saddam'ın ne kadar muhalif akıllı, aydın insan varsa ya öldürtmesi, ya kaçırtmasıdır. Irak'ın, politikacıdan çok sanatçı, edebiyatçı, müzisyen insanlara ihtiyacı var. Politika ayırır, bunlar ise birleştirir.

Sayin Blue,

Relax ortam dedigimiz sey kulturle cok ilintili. Celal Barzangi'yi az bucuk taniyan, onunla ayni sehirde yasayan biri olarak size biraz bilgi vereyim.

Calistigim sirkette bazi firmalar gelerek urunlerini tanitmak uzere lunch and learn dedikleri sistemi uygularlar. Ogle yemegi saatinde size ya bir pizza veya vejeteryandan her turlu etine kadar secenegi olan sandvic verirler. Siz hem yemeginizi yer hem de onlarin urun tanitimlarini dinlersiniz. Bu ortamda cok guzel sorular cikiyor diyebilirim.

Onumuzdeki gunlerde bir banka gelecek ornegin. Bize emeklilik fonlarinin degerlendirilmesi ile ilgili bir konusma yapacak yetkililer. Ilanda sandvicinizi de yaninizda getirin diyor. Bunlara Brown Bag Session diyorlar. Inanin kimse kimsenin yaptigiyla ilgilenmedigi gibi bundan da rahatsizlik duymuyor. Hatta burada okuldaki ogrencinin de ders sirasinda yemegini yemesi tamamen serbest. Tabii ben kimsenin de sandvic isirirken ses cikardigini ve meyve suyunu hopurdettigini gormedim. Herkes sessizce isini hallediyor.

Saygiyla ilgili kavramlar tamamen kulture ait. Mesela birine soru sorarken ayaga kalkilmasi, ceket onu iliklenmesi gibi. 400 kisiyi yoneten sirketin muduru bizim aramizda oturdugunda onu giyinisiyle ve goruntusuyle bizden ayirt edemezsiniz. Bu konuyla ilgili daha sonra daha ilginc ornekler de verecegim.

Biraz tanidigim Celal Bey'den bahsedeyim. Onu topu topu 2-3 sefer arkadas toplantilarinda gordum. Cok sevdigim bir Iran'li Kurt arkadasimin evinde. Alcakgonullu ve sevimli bir adam oldugunu biliyorum. Bana sanatci kisiliginden pek bahsetmedi orada. Tabii buyuk bir toplantiydi. Onunla yemeklerden, muzikten falan konustugumuzu hatirliyorum. Bir anda kaynasiveren, sicak, icten, canli bir iletisimdi. Serdar Bey onun bana farkli yonunu gosterdi, simdi baglantilarimi kullanip ona tekrar ulasmak istiyorum.

Yorum Gönder

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını dikkate alınız.

 

HAMMADDE DESTEĞİ

Serdar Kaya's Amazon.com Wish List

REKLAMLAR




Soner Hoca