derinsular.com
Derin Sular: Memorandum
Fotoğraf Detayları
site hakkında  |  site felsefesi  |  arşiv  |  .pdf  |  rss  |  indeks  |  bibliyografi  |  linkler  |  iletişim
ana sayfa
ansiklopedi
makaleler
memorandum
alt beyin
deep waters
Takip
Takip: Medya
 |
Takip: Kitap

July 6, 2008

İnsan Atatürk

"Muhterem Amerikalılar,

Türk milletiyle [Amerikan milleti arasında] karşılıklı olduğuna emin bulunduğum muhabbet ve samimiyetin tabii menşei hakkında birkaç söz söylemek isterim.

Türk milleti zaten demokrattır. Eğer bu hakikat şimdiye kadar medeni beşeriyet tarafından tamamıyla anlaşılmamış bulunuyorsa, bunun sebeplerini muhterem sefirimiz Osmanlı İmparatorluğu'nun son devirlerini işaret ederek çok güzel ifade ettiler. Diğer taraftan Amerika Milletinin benliğini hissettiği dakikada istinad ettiği, ila ettiği, demokrasidir.

Amerikalılar bu mevhibe ile mümtaz bir millet olarak beşeriyet dünyasında arz-ı mevcudiyet eyledi. Büyük bir millet birliği kurdu. İşte bu noktadandır ki, Türk milleti Amerika milleti hakkında derin ve kuvvetli bir muhabbet hisseder. Ümit ederim ki, bu müşahede iki millet arasında mevcut olan muhabbeti kökleştirecektir. Yalnız bu kadarla kalmayacak, belki bütün beşeriyeti birbirini sevmeye ve bu müşterek sevgiye mani olan mazi hurafelerini silmeye, dünyayı sulh ve huzur sahasına sokmaya medar olacaktır.

Temsil etmekle mubayi olduğum Türk milletinin, yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin insani gayesi işte bundan ibarettir."

Mustafa Kemal
(1925 yılında Atatürk Orman Çiftliği'nde ABD büyükelçisinin yanında verdiği demeç.)



Türkiye'den bağlananlar için vTunnel linki ve YouTube adresi: http://www.youtube.com/watch?v=I-mxINbzjfU

| Yorumlar (5)

July 3, 2008

Al-Jazeera'da Türkiye ve İslam Konulu Değerlendirmeler

1996-2006 yılları arasında CNN'de en popüler programlardan biri olan Q&A with Riz Khan'ı sunan ve ardından Al-Jazeera'ya geçen Riz Khan, Ergenekon soruşturması çerçevesinde yaşanan tutuklamalar üzerine, 1 Temmuz günü Türkiye ve İslam konusunu ele aldı. Tülin Daloğlu'nun stüdyo konuğu olduğu programda, İbrahim Kalın ve Akif Kireççi ile de canlı video bağlantılarına yer veriliyor.



Türkiye'den bağlananlar için vTunnel linki ve YouTube adresi: http://youtube.com/watch?v=2_QErCLMs2E

| Yorumlar (0)

July 1, 2008

İnsan Merkezli ve Ulusçu Algıların Karşılaştırılmasında Göçmenlik Örneği

ABD'de 11 Eylül'den sonra artan güvenlik kaygısı, büyük ölçüde korumasız olan güney sınırını da gündeme getirdi. 3000 kilometreyi aşan ve dağlık San Diego bölgesi haricinde çok önemli bir kısmı çölden ibaret olan güney sınırını kontrol altına alabilme amacıyla federal sınır polislerinin sayısı artırılırken, kimi gönüllüler de sınır ihlali ile mücadele adına (çölde insan avına çıkmayı da içeren) kimi sivil projeler geliştirdiler.

Ancak göçmenlik konusunda ABD'de genel bir uzlaşı mevcut değil. Zira kimi insanlar gerek güvenlik, gerekse de ekonomi merkezli kaygılarla bu konuda daha sıkı düzenlemelere gidilmesi gerektiğini savunurken, kimi diğerleri de göçmenliğe insani kaygılarla yaklaşarak, daha iyi bir hayat kurma düşüncesiyle ABD'ye gelen insanlara kolaylık gösterilmesi gerektiğini düşünüyorlar.

Bu konuyu ilginç ve incelemeye değer kılan üç durum var:

1. Katılımcılık: Amerikalılar, belli politik konulardaki tavırlarını sadece düşünsel seviyede tutmayıp, eyleme de dökme eğilimindeler. The Minuteman Project çerçevesinde faaliyet gösteren çöl avcıları bu durumun en belirgin örneklerinden biri. Ancak göçmenlik konusuna daha farklı bakan Border Angels grubu üyeleri da aynı şekilde sahaya iniyor ve yürüyerek dağı ya da çölü geçen insanlara su ve yemek vererek yardımcı olmaya çalışıyorlar.

2. Çokseslilik: Farklı düşünen gruplar arasında kimi zaman küçük çaplı şiddet de içeren protesto gösterileri yaşansa da, aynı sınır bölgelerinde gerek insan avcılarının gerekse göçmen dostlarının eşzamanlı olarak gönüllü faaliyette bulunabiliyor olmaları, farklı düşünceleri ve bu düşüncelerden doğan farklı davranış şekillerini kabullenmeyi (en azından ulusal seviyede) içselleştirebilmiş bir zihniyetin hakim olduğuna işaret ediyor.

3. Zihniyet: Farklılıkların varlığını kabullenmeyi içselleştirebilmiş olan söz konusu zihniyet bu noktada ortak bir kültür üretebilmiş olmasına rağmen, göçmenlik söz konusu olduğunda biri insan merkezli diğeri ise teritoryal ulusçu bir paradigma ile şekillenen iki farklı anlayışın daha geniş bir uzlaşı alanı oluşturmasının ise kolay olmadığı ortaya çıkıyor.

Reason.tv tarafından hazırlanan ve Drew Carey tarafından sunulan 11 dakikalık bir özel haber videosunda hem bölgeden ilginç görüntüleri, hem de farklı grupların temsilcileri ile yapılan röportajları izlemek mümkün:

| Yorumlar (1)

June 25, 2008

ABD'de Irak Haberlerinin Sunuluş Şekli

The Real News Network'ün aşağıda alıntıladığım videosunda ifade edilenlerin gerçeği yansıttığını kendi gözlemlerimin de doğruladığını söyleyebilirim.

ABD'deki üniversite çevrelerinde (ve hatta lisans ve yüksek lisans seviyesinde siyasal bilimler öğrencisi olanlar arasında) bugüne kadar savaşta ölen Iraklıların sayısını bilen hiç kimseye yıllardır denk gelmedim. Bu kişiler arasında uluslararası politika eğitimi almakta olanlar da vardı. Ancak televizyonlarda sürekli tekrarlanan ve şu an itibariyle 4.000 civarında olan Amerikan askeri kaybını hemen herkes neredeyse güncellenmiş son basamaklarına dek ezberlemişti. İnsanlara savaşın başından bu yana ölen Iraklıların sayısının altı basamaklı rakamlarla ifade edildiğini söylediğimde çok şaşırdıklarını da ekleyebilirim.

Ancak ABD'de böylesine tek yönlü bir bakışın dışında kalan hiç kimsenin bulunmadığnı söylemek de elbette mümkün değil. Bu konularda faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinde çalışanların (Türkiye'deki bianet örneği gibi) ana akım medyanın dışında kalan kaynaklardan beslendikleri ve olaylara ülkenin çoğunluğundan çok daha farklı bir gözle baktıkları da bir gerçek. Hatta bu insanların Türkiye ve dünyanın diğer yerlerindeki tipik savaş karşıtlarından çok daha bilgili oldukları ve kendi ülkelerini eleştirebilme konusunda çok daha ileri bir seviyede bulundukları da söylenebilir. Bu konuları ne kadar ilgiyle takip ediyor olsanız da, bu tür insanlarla konuştuğunuzda her zaman yeni bir şeyler öğrenebilirsiniz.


| Yorumlar (1)

June 11, 2008

Bill Moyers'ın Medya ve Demokrasi Konulu Konuşması

Türkiye'den bağlananlar için vTunnel linki ve YouTube adresi: http://www.youtube.com/watch?v=Y0r71L7cojE

| Yorumlar (0)

May 29, 2008

Demokrasi ve Dinler Tarihi

| Yorumlar (3)

May 23, 2008

Zeitgeist the Movie

| Yorumlar (0)

May 22, 2008

Yorum Blogları Birer Birer Kapanıyor

Geçenlerde Fethi Sipahi Tan 'Benden bu kadar' diyerek İzlenimler'e bundan böyle (en azından uzun bir süre boyunca) yazı girmeyeceğini söyledi. Bugun de Düşünceler.org kapanmış. Ancak sitenin yazarı Suat Bey sadece veda yazısı yazmakla kalmayıp bir de bütün arşivi yayından kaldırmış.

Blogunu kapayan yazarlar, genellikle konuya 'Kendimi tekrar etmek istemiyordum' şeklinde bir açıklama getiriyorlar. Halbuki kendini tekrar eden onlar değil, Türkiye'nin gündemi. Yani tekil olarak kişilerin kendilerinin dışında cereyan eden bir kısır döngü söz konusu. O zaman kendisini bu tür bir durumda hisseden bir insanın yapması gereken şey o girdabın dışında kalarak kendi gündemini oluşturmaya çalışmak olmalı değil mi? Yoksa bazı aptallar bugün de hala 100-150 sene önce konuşulan saçmalıkları (1-2) tekrar ediyor olabilirler, o onların sorunu.

Sitelerini kapayan yazarların elbette kendilerince başka sebepleri de olabilir. Ancak bu sebepler arasında dile getirilen 'kendini tekrar etme çekincesi' pek de makul bir gerekçe değil.

Bence her blogu müstakil bir proje olarak ele almak gerekli. Tabii bu kısa ya da uzun vadeli, yani sonlu bir proje de olabilir. Bu durumda, sona eren projenin arşivi de zaten baştan hedeflenilen eserin kendisi anlamına geleceğinden, elektronik ortamda hizmet sunmaya devam eder. (Bir heykeltraşın eseri gibi.) Konuya bu şekilde bakıldığında, bir blog projesinin sonunda değil başlangıcında alınan kararlar önemli hale geliyor.

| Yorumlar (7)

May 6, 2008

"Sokaktaki Adam Aslında Pek De İç Açıcı Biri Değil" [Serdar Kaya]

[Galatasaray Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olan Tolga Çevikel'in doktora tezi için gerekli saha araştırması çerçevesinde 6 Mayıs 2008 tarihinde Serdar Kaya ile yaptığı röportaj.]

Tolga Çevikel: Derin Sular'ı yazmaya 2005'in başında başladınız değil mi? Ama Deep Waters'daki bazı yazılarınız 2003'e uzanıyor?

Serdar Kaya: Önceden İngilizce bir sitem vardı benim. Orada bir iki ayda bir daha çok ekonomi ağırlıklı konularda yazılar yazıyordum. Oradaki yazılarımı daha sonra Derin Sular'ın altındaki Deep Waters bölümüne taşıdım. Ama blog formatında yazmaya başlamam, 2005 yılının Şubat ayında oldu. Kişisel sitemin alan adının altındaki bir adreste Derin Sular'ı yazmaya başladım. Daha sonra özel bir alan adı alarak içeriği oraya aktardım ve halen orada devam ediyorum.

| Yorumlar (0)

May 5, 2008

Antonin Scalia ile Röportaj

| Yorumlar (0)

Önceki Yazılar »

HAMMADDE DESTEĞİ

Serdar Kaya's Amazon.com Wish List

REKLAMLAR




Soner Hoca