derinsular.com
Derin Sular: Medya
Fotoğraf Detayları
site hakkında  |  site felsefesi  |  arşiv  |  .pdf  |  rss  |  indeks  |  bibliyografi  |  linkler  |  iletişim
ana sayfa
ansiklopedi
makaleler
memorandum
alt beyin
deep waters
Takip
Takip: Medya
 |
Takip: Kitap

October 1, 2008

Siyaset ve ahmaklık [Ahmet Altan]

Siyaset ve ahmaklık, Ahmet Altan / Taraf

Ben bu ülkede haftalarca "çikita muz ithal edersek ülke batar" tartışması yapıldığını hatırlıyorum.

Dışardan "muz alırsak" ülkenin batacağına ciddiyetle inanan çok kelli felli adam vardı bu ülkede.

Bir kısmı hâlâ yazı yazıyor.

"Serbest kura" geçersek batacağımızı söyleyenler de çok oldu.

Ama işin asıl tuhaf yanı ne, biliyor musunuz?

Bu ülkede değişime karşı çıkanların genellikle kendilerini "ilerici" olarak gören insanlar olması.

"Halkımız tutucudur" diye sık tekrarlanan bir söz duyarsınız.

Gerçekten halkımız tutucu mu?

Çok emin değilim bundan.

Çünkü kim "değişimden" söz etse oy patlaması yaşıyor.

Turgut Özal, bu ülkedeki en ciddi devrimleri gerçekleştiren liderlerden biriydi.

Halktan çok ciddi bir destek buldu.

İlerici olduklarını söyleyenlerin çoğu Özal'a karşıydı.

Bilmem hatırlar mısınız ama eğer Özal olmasaydı siz şimdi cep telefonu kullanamayacaktınız.

Çünkü "telsiz kullanma yasağı" bulunuyordu bu ülkede.

"İlerici" olduğunu sananlar Özal'ın "sistemi değiştirmek" için yaptıklarını değil, onun "dindar" yanını görüyorlardı.

Ve, onun dindarlığına karşı çıkarken yaptığı her şeye de karşı çıkıyorlardı.

Aynı zamanda "halife" olan padişahları deviren Cumhuriyet, kendi iktidarını pekiştirmek için öylesine "laiklik" vurgusu yapan bir propagandayla doldurmuştu ki hayatı, bütün ilericilik-gericilik ölçüleri de "din ekseninde" oluşmuştu.

Hisse senedi çıkarmak konusunda hiç bir fikri olmayan bir partinin o zamanki başkanı "ben köprüyü" sattırmam diye bağırırken "ilerici" diye niteleniyor, serbest piyasanın temellerini atarak ekonomideki devlet sultasına son vermeye hazırlanan Özal ise "gerici" kabul ediliyordu.

"Gerici" Özal Türkiye'yi dünyayla bütünleştirmeye uğraşıyor...

"İlerici" partiler sıkı sıkıya bir kapalılığı savunuyorlardı.

"Gerici" Özal halkın egemenliğini pekiştirmeye çalışırken...

"İlericiler" devletin baskıcı iktidarını korumaya çabalıyorlardı.

Bunları o zamanlar bıktırıcı bir biçimde tartıştı insanlar.

Bugün Özal'ın yaptıklarının kötü olduğunu söyleyen çok fazla insana rastlamazsınız.

"Cep telefonu olmasaydı, serbest kur olmasaydı, serbest piyasa olmasaydı, ithalatın ve ihracatın kapıları açılmasaydı, özelleştirmeler olmasaydı" diyen pek çıkmaz.

Siz, bir de bunlar yapılırken söylenenleri duysaydınız.

Ne canhıraş kavgalar verildi.

Bugün bütün şehirlerde çim sahaların olması, sinemalarda yeni filmlerin dünyayla aynı anda oynatılması bile o dönemde alınan kararlarla oldu.

Bütün futbol maçları yamru yumru toprak sahalarda oynanır, sinemalarda yıllarca önce çekilmiş filmler gösterilirdi.

Belki de "ahmakça tartışmalar" diye bir dizi yapmalıyız gerçekten.

Böyle bir dizi bu ülkedeki "ilericilik-gericilik" tartışmasına da ciddi bir katkı yapabilir.

Ne kadar devletçi, baskıcı, yasakçı, tutucu, dünyadan korkan insan varsa "ilerici" sanılması...

Türkiye'yi dünyayla birleştirmeye çalışanların da "gerici" kabul edilmesi bu ülkedeki entelektüel iklimin gelişmesine hep engel oldu.


HAMMADDE DESTEĞİ

Serdar Kaya's Amazon.com Wish List

REKLAMLAR




Soner Hoca