June 19, 2008
Türkiye'de Palavralar
Bugün gazetesi yazarı Toktamış Ateş'in 'Temelsiz Takıntılar' başlıklı yazısından:
[P]ek araştırmadan kabullendiğimiz, "palavralar" vardır. Hele bilgiye ulaşmanın çok güç olduğu gençliğimizde; bazı şeyleri, hiç tartışmadan ve düşünmeden kabul eder ve hatta, bunu doğru kabul etmeyenlerle kıyasıya tartışırdık.Örneğin gençliğimizde, sinema filmleri Türkçe sesli olduğu zaman, (belli kesimlerde) çok daha memnuniyetle izlenirdi. Bu Türkçe'ye tercüme işine de "dublaj" denirdi. Başka ülkelerdeki durumu pek bilmememize rağmen, bizdeki "dublajın" (artık bu sözcük nereden gelmişse) dünyada yapılan en güzel dublaj olduğu iddia edilir ve buna inanılırdı. Daha sonra, ilk kez yurtdışına çıktığım zaman, mükemmel biçimlerde dublaj yapılmış filmleri izlerken, hayretler içinde kalmıştım.
Bir başka "efsane" ya da "tevatür" o zamanlar yaygın adıyla "Milli Emniyet" dediğimiz ulusal istihbarat örgütüyle ilgiliydi. O zamanlar "İngiliz Kemal" vb. isimlerin etrafında uyandırılmış bulunan efsane çerçevesinde, bizim istihbarat örgütünün, dünyanın en başarılı ve güçlü istihbarat örgütü olduğuna inanırdık. Bu işi öylesine abartmıştık ki; Kore Savaşı'nda Kunuri'de; Çin ordusunu Milli Emniyet'in istihbarat ve raporlarıyla yendiğimize inanmıştık.
SON YORUMLAR
KATEGORİLER
- Ansiklopedi
- Makaleler
- Memorandum
- Bloglar ve İnternet
- e-Muhabir
- Göze Çarpanlar
- Hayatın İçinden
- Kısa Kısa
- Röportaj
- Zihniyet / Paradigma
- Alt Beyin
- Deep Waters
