December 17, 2007
Fazıl Say’ın ayrılma hakkı [Mustafa Erdoğan]
Fazıl Say’ın ayrılma hakkı, Mustafa Erdoğan / Star
Yabancı bir gazeteye verdiği demeçte, piyanist Fazıl Say Türkiye’nin halihazır durumundan hoşnutsuz olduğunu belirtmiş ve ülkeden ayrılmayı düşündüğünü söylemiş. Ben kendisine gösterilen tepkilerin çoğunu yanlış buluyorum. Ama, sanırım, sadece bu tepkiler değil, demecin kendisi de problemli.Fazıl Say’ı her iki kesimden de eleştirenlerin temel yanlışı, meseleyi, ‘insan vatanını terk eder mi?’ noktasına çekmeleridir. Bazı kimseler bu düşünceyi açıkça dile getirirken, bazıları bunu sadece ima ettiler. Ama her iki grubun da temel varsayımı, insanların ‘vatanları’nı hiç bir şekilde terk etmemeleri gerektiğidir. Bu, kişilerin yaşadıkları ülkeden ‘ayrılma hakkı’na sahip olmadıklarını kabul eden bir görüştür.
Bu görüşte olanlar, genellikle, ülkesini (‘vatanı’nı) terk edenleri, bunu hangi şartlar altında yaptıklarına bakmadan, ‘vatan haini’ sayma eğilimdedirler. Oysa, hepsi bir yana, ülkesinde baskıya maruz kalan veya çok yakın bir baskı tehdidi altında olan kişinin başka bir yere göçmesi bir zorunluluk olabilir. Bunun hainlik sayılması şöyle dursun, yadırganması bile abestir.
Kaldı ki, böyle bir zorunluluk olmadan da insanlar ülkelerini terk etmeyi seçebilirler. Bunu da yadırgamamak gerekir. ‘Ayrılma hakkı’ derken kastettiğim de öncelikle budur. İnsanlar çeşitli nedenlerle ülkelerinden ayrılmak isteyebilirler; hiç kimseyi beraber olmak istemediği insanlarla birlikte yaşamaya zorlama hakkımız yoktur. Onun için, gidişatından hoşlanmadığı Türkiye’den ‘taşınmak’ Fazıl Say’ın elbette hakkıdır. Bunu ironi olsun diye değil, fakat sadece bu hakkı ciddiye aldığım için söylüyorum.
Onun için, sorun, bir vatandaşımızın Türkiye’den ayrılmak istemesinde değil, fakat bunun için gösterdiği gerekçededir. Ben bu gerekçenin formüle ediliş tarzını problemli buluyorum: ‘Bizim Türkiye rüyalarımız biraz öldü. Tüm bakan eşleri türban takıyor. İslamcılar zaten kazandı, biz yüzde 30, onlar ise yüzde 70. Başka yere taşınmayı düşünüyorum.’
Bu sözlerde sadece sanatçının kendi Türkiye tasavvurunun gerçekleşmeyeceğine dair hayal kırıklığı dile getirilmiyor. Ayrıca anlaşılıyor ki, sanatçı kendisininkinden farklı bir hayat tarzına müsamaha göstermeye de hazır değildir.
SON YORUMLAR
KATEGORİLER
- Ansiklopedi
- Makaleler
- Memorandum
- Bloglar ve İnternet
- e-Muhabir
- Göze Çarpanlar
- Hayatın İçinden
- Kısa Kısa
- Röportaj
- Zihniyet / Paradigma
- Alt Beyin
- Deep Waters
