derinsular.com
Derin Sular: Medya
Fotoğraf Detayları
site hakkında  |  site felsefesi  |  arşiv  |  .pdf  |  rss  |  indeks  |  bibliyografi  |  linkler  |  iletişim
ana sayfa
ansiklopedi
makaleler
memorandum
alt beyin
deep waters
Takip
Takip: Medya
 |
Takip: Kitap

September 10, 2007

Celalettin Can Röportajı (Fadime Özkan / Star)

Celalettin Can Röportajı (Fadime Özkan / Star)

Diyarbakır'a gideceksiniz. 12 Eylül'ü ve sonrasını anlamak için Diyarbakır neden önemli?

80 öncesinde Türkiye solu örgütlüydü. Apocu'lar da vardı ama etkin değillerdi. Darbe Kürt meselesinin ve PKK'nın kapsamını ve niteliğini değiştirdi.

Nasıl değiştirdi?

Kürt aydınlar, gençler, işçiler, köylüler ya da herhangi biri, sadece Kürt olduğu için Diyarbakır cezaevine konuldu. Onlara orada dendi ki, 'Siz Kürt değilsiniz, Türksünüz'. Bununla da yetinilmedi. İnsanın insana yapamayacağı işkenceler uygulandı. İnsanlar birbirlerine tecavüz ettirildi. Cop soktular, o copu birbirlerine ya da kendisine yalattılar. Köpeği şartlandırarak köpeğin insana tecavüzünü yaratmaya çalıştılar. İnsanlara pislik yedirdiler. Lağım suyuna soktular. Akla hayale gelmeyecek vahşetler yaptılar.

Neden yaptılar bunu?

Ceza evinde operasyonları yürüten Esat Oktay Yıldıran demişti ki; 'Hepinizi öldürmeyeceğiz. Yılacak, çıktığınızda bir daha biz Kürdüz, devrimciyiz, diyemeyeceksiniz. O kadar rezil olacaksınız ki insanların yüzüne bakamayacaksınız, kimse size saygı duymayacak'. Neticede Diyarbakır cezaevinde bir halkı yok etmek istediler.

İşkencenin bu şiddette uygulanmasını askeri vesayet düzeninin sürmesi için kullanışlı bir 'düşman' yaratılması amacına bağlayanlar var?

Bu abartılıdır, sakıncalıdır da. Hem TSK'ya da haksızlık olur. Baskıyla Kürtlük bilincinin biteceğine gerçekten inanıyorlardı.

APO'NUN İŞİNE YARADI

Diyarbakır cezaevinde yapılanları Ebu Gureyp'le ya da Guantanamo'yla kıyaslasanız ne dersiniz?

Diyarbakır'da olan hiçbir yerde olmadı. İşkence, şiddet o kadar büyüktü ki dayanamayıp itirafçı olanlar çıkar çıkmaz intihar etti. Pislik yedirilenler dişlerini söktürdüler. Onları dışarıda dinleyen Kürt halkı ağladı ve Apo'nun çağrısına uydu. Normalde bu çağrı tutmazdı ama yapılanlar yüzünden karşılık buldu. PKK'nın kaynağı Diyarbakır'dır.

Bu sayede PKK canı yanan Kürtler için 'intikamcı, kurtarıcı bir örgüt' haline mi geldi yani?

Kürtler 'Türkler bunu bize niye yaptı' diye sordu ve Dersim'de 70 bin Kürtün öldürülğünü hatırladı. Oysa unutmuş, asimile olmuşlardı. Yapılanlara bakıp geçmişi hatırlayınca 'Türkler bize düşman' sonucuna vardılar. PKK da 'tarihi intikam' diye işledi bunu. Şimdi biz Diyarbakır'da Kürt halkının başına ne geldiğini iyi anlatır, bunu darbeciler yaptı dersek, vicdanlı Türk halkı kardeş halkının başına ne geldiğini anlar. Barış gelir, demokrasi gerçekten işlemeye başlar. Barış olmadan demokrasi olmaz.

Bunu bize nasıl yaptınız

Diyarbakır cezaevinde ne olduğuyla ilgili daha önce İçişleri Bakanlığı'ndan bilgi istemiştiniz. Cevap alabildiniz mi?

'Dilekçeniz gerekli yere gönderilmiştir' dendi. TSK'dan da cevap çıkmadı. Bunu yineleyeceğiz.

İstediğiniz bilgi nedir?

O dönemde cezaevinin bağlı olduğu mali müşavirliği, adli makamı, istihbaratçıları, kolluk kuvvetlerini, işkence yapanları, onlara emir veren komutanları öğrenmek, onlarla yüzleşmek istiyoruz.

Yüzleşince ne söyleyeceksiniz onlara?

Bunu bize niye ve nasıl yaptınız, pişman oldunuz mu, sizin üzerinizdeki etkisi ne oldu, etkilenmediniz mi, özür dileyecek misiniz, diye soracağız.

Kenan Evren 'yine olsa yine yapardım' demişti.

Evren'in yine yapardım dediği 16 yaşındaki Erdal Eren'i asmak için yaşını büyütmek. Bir milyon insanı gözaltına almak, insanlara işkence yapmak, 50 kişiyi asmak, kayıplar, yargısız infazlar, Diyarbakır'da çok büyük insanlık suçları işlemek. Yapardım dediklerinin hepsi suç! Yapardım diyor çünkü yargılanmadı. Müeyyidesi olmayan suç yine işlenir.


HAMMADDE DESTEĞİ

Serdar Kaya's Amazon.com Wish List

REKLAMLAR




Soner Hoca