Laiklik / İslam Kategorisinde Yayınlanan Son Yazılar
May 7, 2008
Üslup, İçeriği Kurtarır Mı?
Toktamış Ateş, Bugün gazetesinde yayınlanan 'Referandum sürprizi' başlıklı yazısında Yargıtay başsavcısının AKP'nin kapatılması istemiyle açtığı davanın iddianamesini, daha çok Fatih ilçesinde yaşayan çarşaflı kadınlar ekseninde değerlendiriyor:
[İ]nternet üzerinden aldığımız iddianamedeki suç kanıtları, benim açımdan inandırıcı olmadı. Onları bir yana bırakarak; bizim Fatih'teki evin etrafında türeyen kara çarşaflıların, çoğalma hızını saptasalar, çok daha inandırıcı bir iddianame kaleme alabilirlerdi. Gerçekten, kara çarşaflı hanımlarımızın sayısı; sanki bir yerden işaret almışlarcasına, inanılmaz bir biçimde arttı. Eskiden, daha çok Çarşamba ve Draman taraflarında görülen bu hanımlar, şimdi Fevzi Paşa caddesinin, sağ tarafındaki sokaklara dadandılar. Ne diyelim, hayırlısı olsun. Bu da onların tercihleri...
March 13, 2008
Hilal ve Haç
Hürriyet gazetesinin Anadolu Ajansı'ndan aktardığı bir habere göre, İzmirli bir avukat FC Inter takımını, formasında haç işareti bulunuyor olması nedeniyle UEFA'ya şikayet etmiş. UEFA'nın şikayeti işleme koymasına rağmen soruşturmada herhangi bir ilerleme görülmemesi üzerine de söz konusu avukatın bir arkadaşı da UEFA'yı FIFA'ya şikayet etmiş.
January 18, 2007
Fethullah Gülen Cemaati (4)
Konformizmin sadece Fethullah Gülen Cemaati’ne mahsus bir şey olmayıp genel anlamda Türkiye’nin sorunu olduğu, ilkokuldan itibaren tek bir doğru karşısında hizaya geçmeyi öğrenen kitlelerin, ileride resmi ideolojiye olan inançlarını yitirseler bile aynı konformist yaklaşımı bu sefer başka düşüncelere uyarlamakta oldukları muhakkak. Hal böyle olunca, Türkiye’de (dini olan ve olmayan) gruplar da ancak hakim olan tektipçi genel algının değiştiği ölçüde değişebiliyorlar. Ama ne yazık ki, kitlesel değişimler çoğu zaman yavaş gerçekleştiği için, bu süreç, resmi paradigma tarafından tehdit olarak algılanan kitleler adına son derece sancılı geçiyor.

28 Şubat ve sonrasında yaşananların, yakın tarihimizde bu sancının doruğa çıktığı sayılı dönemlerden birine karşılık geldiği söylenebilir. Ancak 28 Şubat sonrasında yaşanılanlar pek çok yönü itibariyle önceki müdahalelerdekinden farklıydı. Zira 80'li yıllardan itibaren (Cumhuriyet tarihi boyunca ilk kez) dışa açılmaya başlamış olan Türkiye'de, çoksesli bir toplum talebi artık çok daha güçlüydü.
January 15, 2007
Fethullah Gülen Cemaati (3)
Fethullah Gülen Cemaati'nin gerek İslam dinine yaklaşımında, gerekse genel anlamda hayatı algılayış şeklinde, Bediüzzaman Said Nursi ve (daha spesifik anlamda) Nursi tarafından 1926 ve 1949 yılları arasında yazılan Risale-i Nur Külliyatı önemli ölçüde belirleyiciliğe sahip.

Nursi, İslamiyet adına şiddeti dışlayan ve medeni insanlar nezdinde şiddetin değil, iknanın esas olduğu üzerinde duran bir yaklaşıma vurguda bulunuyor. Nursi'nin bu yaklaşımlarından esinlenen bir cemaatin, okullarla, kültür merkezleriyle ya da kitap, dergi ve gazete gibi yayınlarla faaliyet gösteriyor olması doğal. (Bu durum, sadece Fethullah Gülen Cemaati değil, tüm diğer nur cemaatleri için de geçerli.)
December 24, 2006
Fethullah Gülen Cemaati (2)
Fethullah Gülen Cemaati'ne yöneltilen eleştiriler arasında, hareketin konformist ve normatif yapısı ile ilgili olanlar önemli bir yer tutuyor. Cemaatin, teknik anlamda 'basit hiyerarşik örgütlenme' olarak tanımlanabilecek bir şekilde yapılanmış olmasının, cemaat mensuplarının birbirlerine benzer şekilde giyinmelerinin, konuşmalarının ya da davranmalarının, bu tür eleştirilerin temel dayanağını oluşturduğu söylenebilir.

Gülen'in yaptığı kimi açıklamaların yukarıdan-aşağıya doğru örgütlenmenin esas alındığı 'devletçi bir algının tezahürü' olarak değerlendirilmeye fazlasıyla müsait olmasının da, bu yöndeki eleştirilerin kuvvetlenmesinin bir diğer nedeni olduğu muhakkak. Hatta Gülen'in, orduya düzdüğü methiyeler nedeniyle devletçiliğin de ötesinde, 'militarizm' ile dahi suçlanmış olduğu da bir gerçek. Gülen'in, darbeci general Kenan Evren'in okullarda din derslerini başlatmış olmasıyla ilgili olarak, böyle bir sevabın kişinin cennete girmesine bile vesile olabileceğini söylemiş olması da, yine militarist bir yaklaşım olarak algılanmaya fazlasıyla müsait. Gülen'in konuşmalarının önemli bir kısmına yoğun milliyetçi vurguların hakim olması nedeniyle de, sözleri (haklar bazında) 'büyük bir devlet öngörmekte olduğu' şeklinde yorumlanıyor.
December 12, 2006
Fethullah Gülen Cemaati (1)
Geçtiğimiz Ekim ayında, Akşam gazetesinde Barış Müstecaplıoğlu imzalı bir yazı dizisi yayınlandı. 'Bir Cemaat Binlerce Hayat' başlıklı yazısı dizisinde, Fethullah Gülen Cemaati konu ediliyordu.

Bu yazı dizisini (aynı konuda yayınlanan diğerlerinden) farklı kılan, Müstecaplıoğlu'nun Boğaziçi Üniversitesi'nde öğrenci olduğu yıllarda Fethullah Gülen Cemaati içerisinde yer almış, ancak daha sonra aradığını bulamayarak ayrılmış biri olarak, bir anlamda 'içeriden' bilgi verecek olmasıydı.
November 4, 2006
Pakistan (3): Hint Hilafet Hareketi ve Türkiye
Pek çok insan, içinde bulunduğu siyasal yapıyı (bariz nedenlerden ötürü) subjektif bir gözle değerlendirir. Bu nedenle, aynı yapıyı 'dışarıdaki' gözlerin nasıl algıladığını incelemek çok daha kuşatıcı bir tasavvur sunabilir.

Türkiye, Batı tarafından nasıl algılandığını dikkatlice takip etmesine (ve hatta bu algıyı değiştirmek üzere toplumu dahi değiştirmeye hazır olmasına) rağmen, diğer toplumları neredeyse tamamen göz ardı ederek avrosantrik bir tutum sergiliyor. Tarih öğretimine de damgasını vuran bu tutum, Osmanlı dönemini dahi, 'Avrupa'yı fethi' ölçüsünde başarılı bulan ya da 'Viyana'ya kadar gidebilmiş olmakla ilişkilendiren bir zihniyeti sonuç veriyor. Bütün bunlar sonucunda da, bu zihniyetin, Arap Yarımadası'nda doğup Orta Asya'ya uzanan ve oradan da yönünü Anadolu'ya çeviren İslamiyet'in bu yolculuk esnasında bıraktığı izler hakkında hiçbir fikri olmuyor.
November 3, 2006
Pakistan (2): İskender Mirza ve Demokrasi
Pakistan'ın hikayesi, hazin bir hikayedir. Çünkü Muhammed Ali Jinnah'ın öncülüğünde, büyük umutlarla kurulan Pakistan, bu büyük liderin ardından, demokrasi ile askeri rejimler arasında gidip gelen bir istikrarsızlık örneği oldu. Sosyal, politik ve ekonomik istikrarsızlıklar, pek çok Batılı siyasal bilimcinin Pakistan'ı, muktedir olamayan, başarısız bir devlet (failed state) olarak nitelendirmesine neden oldu.

1947 yılında kurulan Pakistan, ilk anayasasına kavuşacağı 1956 yılına kadar geçecek olan 9 yıl zarfında siyasi çalkantılardan bir türlü kurtulamadı.
November 3, 2006
Pakistan (1): Muhammed Ali Jinnah ve Mahatma Gandhi
Pakistan'ın hikayesi, hazin bir hikayedir. Çünkü Muhammed Ali Jinnah'ın, uzun yıllar süren siyasi mücadele sonunda Hindistan'dan koparıp aldığı Pakistan, çok büyük umutlarla kurulmuştu. Zira Pakistan, yıllardır acımasız İngiliz sömürge yönetimi altında ezilen güney Asya halkının bağımsızlığına kavuşuyor olmasını yeterli bulmayan Jinnah'ın öncülüğüyle gerçekleşmiş olan bir projeydi.

Jinnah, Hindistan müslümanlarının yıllardır İngilizler'den çektiklerinin bir benzerini, şimdi de Hindular karşısında bir azınlık durumuna düşerek yaşamalarını istemiyordu. Bu nedenle de, Hindistan'dan bağımsız, müslüman bir 'Pakistan' kurulması fikrine giderek daha çok bağlanmıştı.
September 12, 2006
Oray Eğin ve Üçüncü Kuşak Beyaz Türkler
'Eğer tek bir kişi haricindeki bütün insanlık bir fikir üzerinde uzlaşsa, ve sadece bir tek kişi karşı görüşte olsa, bütün insanlığın bu bir tek kişiyi susturması, bu tek kişinin - gücünün yetmesi durumunda - tek başına bütün insanlığı susturmasından daha kabul edilebilir olmazdı.'

Bu sözler, John Stuart Mill'in 'Özgürlük Üzerine' adlı efsanevi makalesinin ikinci kısmında yer alıyor.
SON YORUMLAR
KATEGORİLER
- Ansiklopedi
- Makaleler
- Memorandum
- Bloglar ve İnternet
- e-Muhabir
- Göze Çarpanlar
- Hayatın İçinden
- Kısa Kısa
- Röportaj
- Zihniyet / Paradigma
- Alt Beyin
- Deep Waters
