derinsular.com
Derin Sular: Makaleler
Fotoğraf Detayları
site hakkında  |  site felsefesi  |  arşiv  |  .pdf  |  rss  |  indeks  |  bibliyografi  |  linkler  |  iletişim
ana sayfa
ansiklopedi
makaleler
memorandum
alt beyin
deep waters
Takip
Takip: Medya
 |
Takip: Kitap

April 17, 2008

Hürriyet: Yalan Söylemeden Bile Yalan Söyleyebilen Gazete

Hürriyet gazetesinin internet sitesinde manşetten girilen ve 'hürriyet.com.tr özel' damgasıyla sunulan 'Terör ininde teknoloji harikası telsiz' başlıklı haberde, Güneydoğu'da önceki gün yapılan operasyonlarda Şırnak ve Diyarbakır'ın dağlık kesiminde kimi elektronik malzemelerin ele geçirildiği bilgisi veriliyor. Habere göre, ele geçirilen cihazlar arasında "en dikkat çekici" olanı, "çok gelişmiş özellikler"e sahip olan "teknoloji harikası" telsizler. Zira haberde, söz konusu telsizlerin (dizüstü bilgisayar yardımıyla) internete bağlanabiliyor, çevredeki tüm frekansları yakalayabiliyor(!) ve hatta "en ilginci", uçakların haberleşmesini bile dinleyebiliyor oldukları gibi örnekler verilerek PKK'nın elinde ne denli ileri teknoloji ürünleri bulunduğu fikri uyarılıyor.

Hürriyet: Yalan Söylemeden Bile Yalan Söyleyebilen Gazete

Haberde telsizin Japon yapımı Yaesu marka olduğu ve hatta fiyatının 500 doların altında olduğu bilgisi verilse de, haberin sunuluş şekli ve metnin genel üslubu, söz konusu telsizlerin temin edilmesi son derece güç olan ileri seviyede casusluk araçları gibi anlaşılmasına neden oluyor. Yani Hürriyet, açık ve net bir şekilde yalan söylemiyor, ancak haberi, "Bu telsiz sayesinde teröristler her türlü arazi koşulunda çevredeki telsiz konuşmalarını dinleyebiliyor, televizyon yayınına ulaşabiliyor ve internete bağlanıp tüm dünya ile iletişime geçebiliyor" gibi cümlelerle öyle bir şekilde kurguluyor ki, Türkiye'de zihinlerin arka planında her zaman güçlü bir şekilde var olan 'dış güçler', 'teröre destek olanlar' ya da 'etrafı düşmanlarla çevrili Türkiye' gibi kaygıları harekete geçirecek kimi sinyallerin alınmaması imkansız hale geliyor.

Halbuki Hürriyet'in sözünü ettiği cihaz, hemen her ülkede serbestçe satın alınabilecek tipik bir son nesil telsiz. İnternet üzerinde gerekli aramayı yaparak sadece birkaç saniye içerisinde söz konusu firmanın internet adresine ve haberde fotoğrafı verilen ürünün sayfasına ulaşmak mümkün. Google'da ürün araması yapıldığında da, söz konusu cihazın 149 dolar gibi bir fiyata satın alınabileceği bilgisine ulaşılıyor. Ürünün satıldığı çeşitli internet sitelerinde bu cihazı kullanan ve tecrübelerini paylaşan müşterilerin söylediklerine göz atıldığında ise, daha çok doğada kamp yapmayı seven insanlar tarafından tercih edildiği görülüyor. Yani ortada günümüz şartlarında (cep telefonu gibi) son derece sıradan sayılabilecek bir üründen daha öte bir şey yok.

Ancak Hürriyet haberi sunuş şekli ile, PKK'nın son derece ileri bir teknoloji kullandığı ve dolayısıyla bir şekilde destek gördüğü intibaını edinmemek imkansız hale geliyor. Zaten habere bırakılan yorumlar da önemli bir çoğunlukları itibariyle bu durumu destekler mahiyette. Birkaç örnek vermek gerekirse:

niyazi yıldırım ('niyazibey' tüm yorumları) 17.04.2008 17:26:15 ... bu tür aletler olmasa türk askerine karşı dura bilirmiydiler

tayhan şimşek ('hopa' tüm yorumları) 17.04.2008 16:39:29
Kimden Nasıl Satın Ala biliyorlar.

harbi Engiltereli ('Acik' tüm yorumları) 17.04.2008 16:01:49
Bizim askerler in kullandigi seyler bundan daha iyi olmali hatta bunlarin konusmalarini bozabilmeli!

SELMA ATAMIZINDEYIM ('cumhuriyetkiziselmab' tüm yorumları) 17.04.2008 13:58:15
BUNLAR HERHALDE GOKTEN INMIYOR ONLARA,VERENLER TESPIT EDILSIN VE O ULKELERE BIR SEYLER UYGULANSIN,BIR SEYLER SOYLENSIN.

Sinan Öztan ('azapgil' tüm yorumları) 17.04.2008 13:52:39
PKK en son teknolojiyi kullanıyor.Peki bu cihazları bunlara kim nasıl temin ediyor.Bu ülkeler hangileri ise bunlarda Ülkemize hainlik yapmaktadır.Bu ülkeler lütfen açıklansın.

asıldoğan arslan ('ada1987' tüm yorumları) 17.04.2008 13:23:49
sizce bunları hangi dost müttefikimizden temin ediyorlar...

Bütün bunlardan hareketle, Ertuğrul Özkök'ün yönetimindeki Hürriyet'in (ya da onun kötü bir kopyası durumunda olan Fatih Çekirge'nin yönetimindeki gazete sitesinin) Türkiye'yi kandırmakta olduğu sonucuna varmak (niyetin o olduğu açıkça görünse de) elbette mümkün değil. Zira Hürriyet, bugün itibariyle Türk medyasında samimiyetsizliğin, ilkesizliğin ve kışkırtıcılığın timsali durumuna gelmiş olması nedeniyle zaten inandırıcılığını çoktan yitirmiş olan bir gazete. Ancak Türkiye'de Hürriyet'in anlattığı her hikayeye inanmaya hazır olan bir kitlenin var olduğu da bir gerçek. Hatta bu noktada, Hürriyet'in bu kitlenin insanlarının, zihinlerinde var olan kurgulara inanmaya devam edebilmeleri için duymaya ihtiyaç duydukları şeyleri düzenli bir şekilde kulaklarına fısıldayan bir yayın olduğu da söylenebilir.



Güncelleme: Az önce dikkatimi çeken bir diğer noktayı daha eklemek istiyorum. Şu anda Hürriyet'in sitesinde yedi tane manşet var ve bunların sadece ikisinde ajans ya da muhabir adı yazmıyor. Bunlardan biri yukarıdaki telsiz haberi. Diğeri ise, dünyanın etrafında bugüne dek 6.000 uydu yerleştirildiğinden söz eden, 'Dünyayı saran tehlike' adlı fotoğraf galerili bir haber. Hürriyet'te bu çerçevede araştırma yapıldığını zannetmediğim için, bu haberin tamamen çalıntı olduğunu zannediyorum. Daha önce de MSN ve diğer yerlerden Hürriyet'in düzenli olarak içerik çaldığına şahit olmuştum. Bu da o ayarda bir şey. Özetle, Hürriyet, kabahatini bildiği için, içerik çaldığı ya da yalan yazdığı zaman muhabir adı girmeyip sadece 'hurriyet.com.tr' yazarak durumu geçiştiriyor. Gazetenin sitesinde bir süredir haberlerin sonuna kocaman, "Dikkat! Haberin izinsiz kullanılması halinde yasal işlem yapılacaktır" uyarısının ekleniyor olması da bu durumda epey ilginç oluyor.

| Yorumlar (7)

Okuyucu Yorumları (7)

"Ucaklari dinliyor, internete baglaniyor" lafina 20 dakika kadar gulmek mumkun.

Son paragraftaki yorumunuza tamamiyle katiliyorum.

Hurriyette "En ilginci ise uçakların haberleşmesi bile yakalanabiliyor." deniyor. Utanmasalar bunlarin uydulari var, bizim askerleri izliyor diyecekler. Inanan da cikar, o ayri mesele.

Hürriyet, bahsettiğiniz gibi, okurunun duymak istedilerini kulaklarına fısıldıyor; ve bu insanların tüm görüşleri böylece şekilleniyor. Aslında Hürriyet'in böyle bir telkin misyonu var. Okurunun dış güçler, komplolar, ülkeyi satmaya çalışanlar, ılımlı İslam cumhuriyeti kurmalar vs. önyargılarının açlığını gideriyorlar. Bu fasit daire nasıl kırılır, çok zor!

Belki komplo teorilerinden beslenen bu insanlara, alternatif teoriler sunmak lazım bilmiyorum. Çok ilkeli değil farkındayım, ama deliye de kendi anladığı şekilde yaklaşmak lazım.

Hürriyet gazetesi, okumak için satın almak bir yana, bedavadan internet sitesine girmeye bile değmez.

Gereksiz ve yalan habercilikden baska bir sey degil.

Hürriyet'in sitesine hemen hemen her gün giriyorum ve girdikçe çok gülüyorum. Yalan yanlış manşetlerin yanı sıra içerikle alakası olmayan manşetlerle haberin okunma sayısını arttırmaya çalışıyorlar. Taa seneler öncesinden kalan türban ile ilgili bir Danıştay davasının sonucunda türbana karşı bir sonuç çıkmasını Hürriyet, "Danıştay Türbana Karşı Tutumunu Açıkladı" gibi bir manşetle duyurmuştu, ki Danıştay sadece mevcut yasaları uygulamıştır. Ayrıca, "Yabancı gazeteler PKK'yı övüyor buna karşı çıkalım" gibi o gazeteye mail gönderme kampanyaları falan yaptılar. Halbuki Hürriyet arşivlerinde PKK'lılarla dağda ne kadar güzel yaşadıklarına dair röportajlar, haberler var.

Hürriyet'in internet sitesine 1-2 kişi fazla girsin diye yapmadığı şey yok yani...

Böyle yapmaları normal. Abartacaklar ki haber okunsun. Yoksa kimse okumaz bunları. ;)

Yorum Gönder

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını dikkate alınız.

 

HAMMADDE DESTEĞİ

Serdar Kaya's Amazon.com Wish List

REKLAMLAR




Soner Hoca