derinsular.com
Derin Sular: Makaleler
Fotoğraf Detayları
site hakkında  |  site felsefesi  |  arşiv  |  .pdf  |  rss  |  indeks  |  bibliyografi  |  linkler  |  iletişim
ana sayfa
ansiklopedi
makaleler
memorandum
alt beyin
deep waters
Takip
Takip: Medya
 |
Takip: Kitap

March 13, 2008

Hilal ve Haç

Hürriyet gazetesinin Anadolu Ajansı'ndan aktardığı bir habere göre, İzmirli bir avukat FC Inter takımını, formasında haç işareti bulunuyor olması nedeniyle UEFA'ya şikayet etmiş. UEFA'nın şikayeti işleme koymasına rağmen soruşturmada herhangi bir ilerleme görülmemesi üzerine de söz konusu avukatın bir arkadaşı da UEFA'yı FIFA'ya şikayet etmiş.

Davranışları itibariyle ya Cüneyt Arkın'ın haçlı üniforma giyen Bizans askerleriyle kapıştığı Türk filmlerini gereğinden fazla ciddiye almış birer milliyetçi ya da laiklik damarı kuvvetli birer CHP'li oldukları izlenimi edindiğim bu iki avukat arkadaş, belli ki kamusal alan olarak gördükleri yeşil sahalarda dini simgelerin yasaklanmasını istiyorlar. Belki de bütün Avrupa ülkelerinin laik olduğunu da zannediyorlardır, bilemiyorum. Ancak en azından haçın yasaklanması durumunda mutlaka hilalin de yasaklanmasının gerekeceğini, bununla birlikte ayyıldızlı formanın da sakata gireceğini düşünmüşlerdir herhalde.

Ülkemizde düzenlenen laiklik mitinglerinde bayrağın vazgeçilmez bir yeri olsa da, ayyıldız dünyanın her tarafında İslam dinini simgeler. Kiliselerin tepesinde haç, cami kubbelerinde ise hilal vardır. İslam ülkelerinin bayraklarından diğer yaygın sembollerine kadar ayyıldızı görmek mümkündür. Hatta ayyıldızın Batı ülkelerindeki müslüman restoranlarında da sıklıkla rastlanan bir simge olduğunu ve kimi zaman helal damgalarında da yer aldığını rahatlıkla söyleyebilirim. Ülkemizdeki kimi milliyetçi ve laikler için bunu duymak biraz acı olabilir, ama Türkiye bayrağındaki ayyıldızı Kurtuluş Savaşı'ndaki kanla kaplı bir zemin üzerindeki bir yansımadan söz eden bir efsane ile izah etmeye çalışmak, Cumhuriyet'in herşeyi kendisiyle başlatma kaygısının pek çok örneğinden sadece biridir.

İzmirli avukatlar milli takımımızın formasından ayyıldızın sökülmesine de aynı coşkuyla taraftar olurlar mı bilmiyorum. Eğer olurlarsa, o zaman en azından kendi içinde tutarlı bir laiklik anlayışına sahip olduklarını düşünebilirim. Böyle bir soruyla karşı karşıya kaldıklarında "Bizim ayyıldızımız başkadır" türünden tevillere girişmeyi düşüneceklerse, laiklik adına bu tür çifte standartların artık herkesi iyice bıktırdığını da herhalde hatırlayacaklardır.

UEFA ve FIFA'daki Fransız görevli oranını bilmiyorum. Ancak yine de İzmirli avukatların girişiminden bir sonuç alınabileceği konusunda pek ümitli değilim. Zira FC Inter'in formasındaki haçın yasaklanması ile pek çok Avrupa ülkesinin haçlı bayrağının stadyumlarda ve diğer kamusal alanlarda yasaklanması ya da gol atınca haç çıkaran kimi futbolcuların cezalandırılması arasında pek bir fark yok. Kaldı ki kamusal alan sadece Ahmet Necdet Sezerlerin değil, herkesin alanıdır, ve isteyen istediği sembolle bu alandaki yerini alır. Herkesi ille de sadeleştirmeye çalışmanın pek bir anlamı olmasa gerek.

| Yorumlar (2)

Okuyucu Yorumları (2)

Zaten bu iki avukat biraz Google'da arastirma yapsalar, bu formanin yillardir Inter'in deplasman formasi oldugunu goreceklerdir. Kaldi ki Internazionale takimi din propogandasi yapacak bir takim hic olmamistir. Italyanlar dunyada cok uluslu takimlarin lideri olmustur daima. Her renkten her dinden insanlara da o formalari giydirmisler, kimsenin de bir tepkisi olmamistir.

Konustugumuz konu sadece bu iki yari-cahili ilgilendiriyor olsa bosuna cene yormayalim diyecegim. Ama Turkiye'de bu zihniyeti destekleyenlerin sayisi da yari-cahillerin cahiller uzerindeki surukleyici etkisini ifade etmiyor mu?

Takimlar bir takim degerleri sembol olarak kullanabilirler mi? Kullanmamalari icin bir neden gormuyorum. Bir yandan da bu isi profesyonelce yapan 11 adamin ayni goruste olmayacagini da dusunuyorum. O yuzden takimlarin ortak paydasi olan takim renklerinde yogunlasmak biraz daha saglikli olsa gerek. Diger taraftan da Suudi Arabistan takimindan da boyle bir beklentimiz olmaz, sanirim tum oyuncularini muslumanlardan seciyorlar, o zaman formalarinda dinlerinin reklamini alabilirler.

Verinin bilgiyle karistigi, veri uzerinden duz mantikla analiz yapip alakasiz sonuclara varildigi bir kulturde bu tur olaylara cok sasmamak gerek. Risk analizi yapilmamis tahminlerden mantik yurutmenin bir insani nerelere batiracaginin resmi cekilmis sanki.

Ülkemizdeki saldırgan laiklik anlayışının sınırlarımızı nasıl aştığının resmidir. Hadi devlet yönetimini anladık da, bu futbolu laikleştirme çabası nedir? Futbol neden laik olsun; böyle bir mecburiyet mi var? Adam istavroz da çıkartır, kulübünün armasına haç da koyar, kime ne?

Maksat her yerden dinsel simgeleri kaldırmaksa o zaman kullanacak sembol bulamazsınız. Sözgelimi çember, pagan sembolüdür. Yıldız mason sembolüdür. Üçgen hristiyan sembolüdür (trinity)... Kare de pagan sembolüdür. Arslan, güneşe tapanların sembolüdür. Az bir araştırmayla kanarya ve kartalın bile dinsel kökenlerini tespit edebiliriz.

Aslında sembol denilen şeyin anlamı "kendi ötesindeki başka bir şeyi ifade eden şey" olduğundan hemen hemen tüm sembollerin bir şekilde kökeninin dinsel olduğunu söylemek bile yanlış olmaz. Hatta abartayım ve bu sebeple mutlak bir laiklikten bahsetmek mümkün değildir... deyip kapatayım.

Avukat cübbesi nereden çıkmış bu arada?

Yorum Gönder

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını dikkate alınız.

 

HAMMADDE DESTEĞİ

Serdar Kaya's Amazon.com Wish List

REKLAMLAR




Soner Hoca