February 18, 2008
Kardanadam Laiktir, Laik Kalacak!
Hürriyet'in internet sitesini yöneten Fatih Çekirge, sitenin manşetine çektiği haberde "Bu kadarı da ayıp" diyor. Mesele şu: Sivas'ta birileri sakallı ve başörtülü iki kardanadam yapmış, yanlarına da birer Türk bayrağı iliştirmiş.

Bu sahneye bakan Çekirge soruyor:
"Kim yapar bunu ?Çocukluğumuzdaki o kardan adam beyazlığını böylesine bir tahrikle kim eritir.
Belli ki birileri bu milleti "türban" diyerek "Türk-Kürt" diyerek, bir çarpışmanın, bir firtınanın, bir uçurumun eşiğine getirmek istiyor..."
Ne güzel değil mi?
Sahi kim yapar böyle şeyleri Türkiye'de? Ve sonra kim tutar bu türden bölücülükleri günlerce gündem olarak pompalar?
Çekirge durmuyor:
"Başka türlü o beyazlık ve o masum görüntü böylesine bir tahrikle kirletilemez.Ey bu çağın öte yakasından bakanlar !..
Ey, tahrikçiler !
Bari bırakın çocukluğumuz, çocuklarımız ve onların kardan adamları özgür kalsın."
Kelimelerin üzerinden vıcık vıcık akan Ertuğrul Özkökvari eğreti ve samimiyetsiz duygusallığı fark ediyorsunuz değil mi?
Ey özgürlüğün temsilcisi yüce Kardanadam! Sen bu provokasyonlara alet edilecek adam mıydın? Sen ki o beyaz ve masum çehrenle çocukluğumuzdan bu yana bizlere hep saflık, temizlik aşıladın. Ama gel gör ki, üç beş kendini bilmez işbirlikçi vatan haini seni de kendi karanlık planlarına alet etti!
Büyük Türk gazetecisi Fatih Çekirge'ye özgürlükler adına dünyada bir sembol haline gelmiş olan kardanadama sahip çıktığı için ne kadar teşekkür etsek az. Ama aslına bakarsanız bu görüntü bana yıllar önce Dubai'de gördüğüm bir manzarayı anımsattı. Dubai'de havaalanında tuvaletler, sakallı ve başörtülü iki grafik ile işaret ediliyordu. Ne yalan söyleyeyim, o an itibariyle gayet komik ve sevimli bulmuştum o görüntüyü. Zira bunda garipsenecek bir durum yok, adamın kültürü öyle; neden kendi memleketinde başka bir medeniyete ait imajlar kullansın? Zaten Batılılar da kendi şehirlerinde kullandıkları simgeleri, tıpkı Dubaili Araplar gibi, (muhtemelen farkında bile olmadan) kendi normları doğrultusunda şekillendiriyorlar.
Tabii bu noktada "Türkiye'nin kendine has şartları olduğu" da söylenebilir - ki bu doğrudur. Bir halkın kültür ve medeniyetinin değiştirilmesi esası üzerine bina edilen bir sistem, başörtüsü ve sakal gibi tehlikeli şeylerden elbette rahatsız olacaktır. Ancak bu kardanadam konusunu dert etmeye çok da gerek yok. Sivas'a derhal bir çıkartma yapmak ve de ihanetin ve bölücülüğün temsilcisi durumuna getirilmiş olan bu iki kardanadamı yerle bir etmek suretiyle meydanın boş olmadığı tüm dünyaya(!) gösterilebilir. Sonra da yerlerine çok daha büyüğünden iki tanesi yapılabilir. Hele bir de yarınlara güvenle bakacak şekilde tasarlanacak olan bu cumhuriyet çocuğu laik kardanadamların birine bikini, diğerine de şapka giydirilecek olursa, tadından yenmez.
Sakın gülmeyin. İnsanların dış görünüşlerine yönelik takıntılarla yaşayan köhne bir kültür devrimciliğini ayakta tutmanın, yine dış görünüşe yönelik kimi sembolleri yüceltmekten başka yolu yoktur. Yoksa bu adamlar deli mi ki işi gücü bırakıp yıllarca usanmadan başörtüsüyle sakalla uğraşıp dursunlar?
Sahi yoksa bunlar hakikaten deli mi??
Okuyucu Yorumları (13)
Yorum Gönder
SON YORUMLAR
KATEGORİLER
- Ansiklopedi
- Makaleler
- Memorandum
- Bloglar ve İnternet
- e-Muhabir
- Göze Çarpanlar
- Hayatın İçinden
- Kısa Kısa
- Röportaj
- Zihniyet / Paradigma
- Alt Beyin
- Deep Waters

Serdar Bey,
Kalp kalbe karsidir derler ya. Hürriyette o haberi görünce ayni seyleri düsünmüs ve Tarihci Gözüyle olayi degerlendirmistim. Ayni düsünceleri paylastigimi söylemeliyim. Saygilar sunarim.
Serdar Bey,
Yaptığı kardanadam'a başörtüsü ve sakal takan kişi veya kişilerin kafa yapılarını eleştirirseniz daha doğru bir iş yapmış olursunuz.
Türban ve sakaldan bahsederken bikini ve şapka sözcükleri sizde niye çağrışım yapıyor? Tuhaf!
Kesin tarihini hatırlamamakla beraber basım tarihi 1974 veya 1976 olan, Penguen yayınları arasında çıkmış olan Endüstrileşmenin Mantığı başlıklı kitabı bulabilirseniz orada giyim ve kuşamla endüstrileşme ve modernizm arasındaki ilşkiyi açıklayan bir makale bulabilirsiniz.
Ayrıca, bir halkın kültür ve medeniyetinin değiştirilmesinden bahsediyorsunuz; bu halkın kültür ve medeniyetinin ne olduğunu lütfen bir yazı konusu yapın ve bizi aydınlatın.
Selamlar
Can Bey,
1. Bu kardanadamları kimin giydirdiği belliymiş gibi konuşuyorsunuz.
2. Başörtüsünü yasaklayan, şapka giyilmesini ise bir devrim olarak tanımlayarak yücelten bir zihniyet varken böyle bir ilişkilendirme neden tuhaf olsun ki?
3. Bu halkın kültür ve medeniyeti ile ilgili bir yazı dizisini epey önce yazmıştım. Bkz.: Samuel Huntington yazı dizisi:
http://www.derinsular.com/ansiklopedi/2006/11/samuel-huntington-1-medeniyetler-catismasi.php
1) Yazının devamı:
"Şu son olaylara bir bakın...
-Adam Akmerkez'in ortasında namaz kılıyor...
-Diğeri mini etekli kızların bacaklarına asit atıyor...
-Bir İmam Hatip Lisesi müdürü okulda boş bira şişesi buldu diye öğrencileri sürgün ediyor...
-Bazı mahallelerde başı açık kızlara karşı tepki gösterildiği haberleri yayılıyor...
-Ve son olarak sıra kardan adama geliyor...
Bu açık bir tahriktir..."
(Bardağı taşıran son damla kardanadamdır, dikkat edelim :)
Yazar burada, sıraladığı örnekleri aynı ideolojinin sahibi kişilerin apaçık planlı tahrikleri olduğunu iddaa ediyor. Yani kardanadamı yapan kişi/kişiler ve liseli kızların bacaklarına asit atan sapık aynı amacla eylemlerini gerçekleştiriyor. Bakalım kardanadamın sahibi yakalanınca nasıl bir ifade verecek... :)
2) "Okul yollarında kartopu oynamaktan kızarmış yanaklarımız, pantolonomuzdan dışarı taşmış gömleklerimizle çığlık çığlıga yaşadığımız kartopu ve kardan adam hatıraları..."
İşte bu kısım süperdi. İster istemez sayın Çekirge'ye hak verdim. Serdar Bey hepimiz çocuk olmadık mı? :) Lütfen biraz daha anlayışlı olalım.
Not: Fatih Bey'in bu yazısında sizin tatil yazılarınızdan daha mizahi bir hava var.
Tekrar belirtmiş olayım: Ben tatilde değilim. Onlar da tatil yazıları değil.
Serdar Bey sizi alkışlıyorum... Mesnetsiz eleştirilere kulak asmayın... Bence çok karizmatik ve kara mizah bir yorum yapmışsınız. Evet halimize gülsek mi ağlasak mı bilmiyorum. Düştüğümüz hallere bir bakın!
Bu hali iki taraflı olarak bize resmettiğiniz ve yorumladığınız için tekrar tebrikler...
Fotoğrafa ve Fatih Beyin yazısına getirilebilecek bir yorum yok gerçekten de... Yazı, ]üslup hepsi harika(!), ama ben şu satırlara daha çok takıldım "Ey tahrikçiler, ey bu çağın öte yakasından bakanlar"
Fatih bey bu mısralarda kendisi gibi at gözlüklü insanlara sesleniyor galiba... Ve tahrikden bahsedip kendi tahrik yapıyor..
Sağolun Serdar Bey yorumunuz ve bu içler acısı haber için.
Efendim siz tatil yaparken bile sakalli haci hocanin cocuklugumuzun masum kardan adamlarini kirletmesine karsi cikiyorsunuz. Demokrasi mucadeleniz hayirli olsun cengaverim. Iyi tatiller!
Siz de haklısınız Fecri Bey. Memleketi boş bırakmaya gelmiyor. Şöyle bir iki hafta gezeyim deseniz, hemen sakallı hacı hocalar kardanadamlara saldırıveriyorlar. Bilemiyoruz tabii ama belki de bunların sinema afişlerindeki adamlara bıyık sakal falan çizen aşırı uçları da vardır. Çok dikkatli olmamız lazım.
"Hem insanların gülüp geçeceği bir kardan adamdan sanal bir “irtica geliyor” endişesi yarat, hem de kimseyi tahrik etmeyen bir durumdan ‘tahrik’ malzemesi çıkarıp suçu karşı tarafa at! Ondan sonra da ‘birileri milleti uçurumun eşiğine getirmek istiyor’ diye yorum yap. Pişkinliğin bu kadarına pes doğrusu! Attıkları kaos manşetlerini unutan, kezzaplı yalanların nasıl eridiğini görmeyen bir gazetecilik anlayışının böylesi traji-komik hallere düşmesi, merkez medyanın nasıl bir ‘çukurlaşma’ yaşadığını gösteriyor; hatta bir uçurumlaşma!" ( http://kontramedya.blogspot.com 'dan...)
Olmaz azizim. Önce başörtülü, takkeli kardanadam'a göz yumarsın, yarın çarşaflı sarıklı kardanadam yaparlar. İrticai kar diz boyu!
Biz ninelerimizin yaptığı kardanadamların başörtüsüne karşı değiliz, siyasal simge olan resimdeki kardanadamların türbanına karşıyız. Yarın öbür gün o kardanadamları kamusaladam hesabı üniversitelerimizin bahçesinde yapmaya kalkışırlarsa ne diyeceksiniz? Yok kardeşim özgürlük de bi yere kadar, bunları bıraksan başörtülü çim adam da...
Hakkaten ya, başörtülü çim adam yapsak epey satar ha. Ne dersiniz?
"Dubai'de havaalanında tuvaletler, sakallı ve başörtülü iki grafik ile işaret ediliyordu."
Serdar Bey, tum aramalarima ragmen bahsettiginiz sakalli ve basortulu isaretlere ulasamadim. :(
Kilik kiyafet yasagi dubai havaalanina kadar uzamis demek ki...:)