November 7, 2006
Fransız Modeli ve Türkiye (2)
Araştırmacı Graham Murray, varoş isyanlarının Fransa'nın laik cumhuriyetinin çoğu zaman gizli kalan bir yanını ortaya çıkardığını söylüyor ve bu gizli yanın, 'yoksulluk', 'ayrımcılık' ve 'İslamofobi'den oluşan patlayıcı bir karışım olduğunu ifade ediyor.1

Varoş isyanlarının kökeninde, Fransa'nın 'laiklik konusundaki histerik takıntısının ve devlet destekli İslamofobinin' de payının bulunduğunu söyleyen Murray'in 'laik cumhuriyet' vurgusu elbette önemli. Zira bu daha çok Fransa'ya has bir özellik.
Fransa'nın laiklik konusundaki katı tutumu, 'komünitelerden' değil, 'vatandaşlardan' oluşan bir toplum öngören Fransız cumhuriyet değerlerinin bir sonucu. Bu anlayışa göre, ortada komüniteler olmadığından (ya da olmaması gerektiğinden), toplum sadece vatandaşlardan oluşacak, ve bu nedenle de, haklar da komüniteler değil, bireyler bazında ele alınacaktır.
Hiçbir komüniteryen hakkın söz konusu olamayacağı, bütün hakların bireysel olduğu2 düşüncesinden hareket eden bu anlayış, başörtüsü yasağına da bu noktadan hareketle varıyor.
Fransa'da Başörtüsü Sorunu
Azınlıkların dini ifade özgürlüğünün kısıtlanması konusundaki en büyük sorunları elbette başörtüsü.
Başörtüsünü, dini bir komüniteye ait olan bir aksesuar olarak gören Fransalılar, 'haklardan komüniteler bazında söz edilemeyeceği için', başörtüsünün de 'müslümanlar adına' bir hak olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını söylüyorlar. Başörtüsünün bir 'hak' değil, 'sembol' olduğu iddiası da zaten bu yaklaşımın bir sonucu.
'Başörtüsünün halka açık alanlarda teşhir edilmesi kişinin kimliğinin sembolü haline geldi'3 türünden tepkilere karşılık Fransız parlamentosunun 2004 yılında başörtüsü, kipa ve haç gibi sembollerin devlet okullarında yasaklanmasını öngören bir kanun yapması da bu çerçevede değerlendirilebilir.
Fransız modelinin savunucuları, başörtülü öğrencilerin örtünmeyi hiç kimsenin baskısı altında kalmadan, kendi bireysel kararları neticesinde tercih ettiklerini belirtmeleri durumunda bu yaklaşımın geçersiz olacağının farkındalar elbette. Bu nedenle de, bu yöndeki argümanlara karşılık verme adına, 'Eğer laiklik yeterince güçlü olsaydı, onu güçlendirmek için kanunlar yapmaya gerek kalmazdı'4 gibi (aynı derecede normatif) gerekçeler öne sürmek zorunda kalıyorlar.
Laikliği, azınlıkların inançlarını kamusal alanda görünmez kılabilme amacıyla kullanmanın elbette kabul edilebilir bir yanı yok. Ancak söz konusu kanunun tartışılması gereken tek yönü bu değil.
Murray, dünya dinleri hakkında temel düzeyde bilgi sahibi olan her insanın, müslümanların başörtüleri ya da sikh inancına mensup olanların türbanları ile hıristiyanların haçları ya da Musevilerin kipaları arasında karşılaştırma yapmanın mümkün olmadığını bileceğini ifade ederek, Fransızların bu konudaki uygulamalarında çifte standartlar olduğuna işaret ediyor.5
Bu noktada da, Fransız laikliğinin İslam dini karşısındaki tavrının diğerlerinden daha farklı olup olmadığını incelemek gerekiyor.
Fransa'nın İslam'a Bakışı
Başörtüsünün (haç ve kipanın aksine) dini bir zorunluluk olarak algılanıyor olması işin sadece bir yönü.
Fransızların bütün dini öğeleri aynı kefeye koymalarına rağmen, sadece başörtüsüne karşı sert bir tutum sergileyip, haç ve kipalar konusunda çok da titiz bir denetim uygulamıyor olmaları, bu konudaki tavrın özellikle İslam dinine karşı olduğu yönündeki iddiaları doğruluyor. Fransa'daki pek çok politikacı ve entelektüel tarafından İslam dininin Fransız 'cumhuriyet değerleri' ile uyumlu olmadığının ifade edilmiş olması da, ülkede İslamiyet'i diğer dinlerden farklı bir yere oturtan bir kesimin mevcudiyetine işaret ediyor.6
Nice belediye başkanı Jacques Peyrot'nun bir cami yapımını desteklemeyi reddetmesi ve bu kararını, 'Şehirde şiddet ve radikal İslam'ın yükselişiyle karşı karşıya olduğumuz bir zamanda Nice'in kalbinde İslami bir yer kurmak doğru değil'7 gibi sözler sarf ederek savunmuş olması da, dini öğelere olan mesafenin, söz konusu din İslamiyet olduğunda ayrı bir derinlik kazandığı anlamına geliyor.
Müslüman öğrencileri laik okulların kurallarına uymaya zorlayan Fransız devletinin binlerce Katolik okulu destekliyor olması da ayrı bir ayrımcılık örneği.
Bütün bunlar dikkate alındığında, Fransız modeli çerçevesinde 'cumhuriyet değerleri' olarak adlandılan kalıplara uymayan vatandaşların ciddi bir dışlanmışlık yaşıyor oldukları gerçeği göze çarpıyor.
1 Murray, Graham. 2006. "France: the riots and the Republic." Race and Class 47(4):26
2 Maillard, Dominique. 2005. "The Muslims in France and the French Model of Integration." Mediterranean Quarterly 16(1):78
3 Maillard 76
4 Maillard 78
5 Murray 42
6 Murray 40
7 Murray 40-41
FRANSIZ MODELİ VE TÜRKİYE
Fransız Modeli ve Türkiye (1)
Fransız Modeli ve Türkiye (2)
Fransız Modeli ve Türkiye (3)
SON YORUMLAR
KATEGORİLER
- Ansiklopedi
- Makaleler
- Memorandum
- Bloglar ve İnternet
- e-Muhabir
- Göze Çarpanlar
- Hayatın İçinden
- Kısa Kısa
- Röportaj
- Zihniyet / Paradigma
- Alt Beyin
- Deep Waters

Yorum Gönder