July 2, 2008
Osmanlıcılık Düşüncesine Tepki Olarak İslamcılığın Doğuşu [Yıldız]
"Ne Mutlu Türküm Diyebilene", Ahmet Yıldız:
Müslümanların eski nizamdaki hakimiyetlerini yeniden kazanma amacının bir ifadesi olarak İslam birliği (ittihad-ı İslam) politikası, Osmanlıcılığın eşitlik politikasına bir tepki olarak 1860'ların sonlarında doğdu. ...Osmanlı aydınları İslam cemaatini modern bir ulus olarak görmekteydi. İslam onlar için hem demokratik taleplerinin, hem de devletin yeniden yapılandırılması için milli bir ideal olarak başlangıç noktasıydı. Batı dünyasının fikir ve zihniyet dünyasında Aydınlanma ile yaşanan büyük kopuş, Osmanlı toplumunda tekrarlanmadığı için, Osmanlı aydınları İslamı bir ulusal ideolojiye dönüştürmede çok da zorlanmadılar. Peygamber ve dört halife dönemi, selefi geleneğe uygun olarak, Batılı kurumların tarihi ve sosyolojik bağlamlarından koparılarak İslami boyayla yeniden üretilmesinde referans çerçeveyi oluşturmakta kullanılınca tarihi geleneklerin getirdiği sınırlamalar aşıldı. Batılı kurumların iktibas edilmesi sürecinde ihtiyaç duyulan felsefi gelenek böylece tarihi değil "asli" İslam'dan devşirilmiş oldu. Osmanlıcılıktan daha şümullü bir dayanışma çerçevesine duyulan ihtiyaç, Batı tipi ulusçulukları devre dışı bırakırken sahneye, bütünüyle, İslamı getirdi. Batı'da bulundukları sürece her çevreyle etkileşimleri olan Genç Osmanlılar, bu fikir çevrelerinden yalnızca iki unsuru kabule şayan buldular: Demokrasi ve ilerleme fikri. Popüler temeli olan yegane sosyal dayanışma gücü olarak İslam, sısyal kimlik problemi ve hürriyet ideali için de haklılaştırıcı kaynak olduğu için, geriye ittihad-ı İslam üzerine kurulu bir siyasi mücadele teorisinin formülasyonu kalmaktaydı. ...
İttihad-ı İslam, terakki yolunda bir Müslüman aydınlanmasına dönüştü ve Müslüman kamuoyunda çok güçlü bir destek doğurdu; böylece siyaset, anayasa ve eğitim alanlarında modernliğe erişmede harekete geçirici bir misyon edindi. Etnik ve lengüistik bağların üzerinde, dini kimliğe dayalı, kültürel açıdan homojen Müslüman bir cemaatin geliştirilmesi için İslamın kullanımı, kitlesel göçler ve Balkan Yarımadası'nda yeni uılusların oluşumuna paralel olarak, Osmanlı Devletine baskın bir İslami görünüm kazandırdı. Yeni Osmanlı-Müslüman devleti, İslam dayanışması üzerinde temellenmiş teritoryal bir devletti.
Yıldız, Ahmet. [2001] 2007. "Ne Mutlu Türküm Diyebilene": Türk Ulusal Kimliğinin Etno-Seküler Sınırları (1919-1938). İstanbul: İletişim Yayınları. 63-64.
SON YORUMLAR
KATEGORİLER
- Ansiklopedi
- Makaleler
- Memorandum
- Bloglar ve İnternet
- e-Muhabir
- Göze Çarpanlar
- Hayatın İçinden
- Kısa Kısa
- Röportaj
- Zihniyet / Paradigma
- Alt Beyin
- Deep Waters
