June 10, 2008
1982 Anayasası'nda Cumhurbaşkanı'nın Yetkileri [Parla]
Türkiye'de Anayasalar, Taha Parla:
1961/97 ve 1961/98'e göre:Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla, Türkiye Cumhuriyetini ve Milletin birliğini temsil eder.Cumhurbaşkanı, gerekli gördükçe, Bakanlar Kurulu'na başkanlık eder; yabancı Devletlere Türk Devletinin temsilcilerini gönderir ve Türkiye'ye gönderilen yabancı Devlet temsilcilerini kabûl eder; milletlerarası andlaşmaları onaylar ve yayınlar; sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle belirli kişilerin cezalarını hafifletebilir veya kaldırabilir.
...
Cumhurbaşkanı, görevleriyle ilgili işlemlerinden sorumlu değildir.Cumhurbaşkanının bütün kararları, Başbakan ve ilgili Bakanlarca imzalanır. Bu karardan Başbakan ile ilgili Bakan sorumludur.
Özetle, 1961'deki Cumhurbaşkanlığı, temsili ve sorumsuz bir makamdır; parlamenter sistemlerdeki cumhurbaşkanlığı makamıdır.
Buna karşılık, 1982'deki Cumhurbaşkanı olağanüstü görev ve yetkilerle donatılmıştır. Önemi nedeniyle, ilgili 104. maddeyi buraya aynen alıyoruz:
Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir.Bu amaçlarla Anayasanın ilgili maddelerinde gösterilen şartlara uyarak yapacağı görev ve kullanacağı yetkiler şunlardır:
a) Yasama ile ilgili olanlar:
Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde açılış konuşmasını yapmak,
Türkiye Büyük Millet Meclisini gerektiğinde toplantıya çağırmak,
Kanunları yayımlamak,
Kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri göndermek,
Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunmak.
Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün, tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesi ile Anayasa Mahkemesinde iptal davası açmak,
Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin yenilenmesine karar vermek,
b) Yürütme alanına ilişkin olanlar:
Başbakanı atamak ve istifasını kabul etmek,
Başbakanın teklifi üzerine bakanları atamak ve görevlerine son vermek,
Gerekli gördüğü hallerde Bakanlar Kurulu'na başkanlık etmek veya Bakanlar Kurulu'nu başkanlığı altında toplantıya çağırmak,
Yabancı devletlere Türk Devletinin temsilcilerini göndermek, Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul etmek,
Milletlerarası andlaşmaları onaylamak ve yayımlamak,
Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil etmek,
Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar vermek,
Genelkurmay Başkanını atamak,
Millî Güvenlik Kurulunu toplantıya çağırmak,
Millî Güvenlik Kuruluna Başkanlık etmek,
Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla sıkı-yönetim veya olağanüstü hal ilân etmek ve kanun hükmünde kararname çıkarmak,
Kararnameleri imzalamak,
Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak,
Devlet Denetleme Kurulunun üyelerini ve Başkanını atamak,
Devlet Denetleme Kuruluna inceleme, araştırma ve denetleme yaptırmak,
Yükseköğretim Kurulu üyelerini seçmek,
Üniversite rektörlerini seçmek,
c) Yargı ile ilgili olanlar:Anayasa Mahkemesi üyelerini, Danıştay üyelerinin dörtte birini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı vekillerini, Askerî Yargıtay üyelerini, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini seçmek,
Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır.
1982 Anayasası'nın en uzun maddelerinden biri olan bu maddeyle, Türkiye'de Yasama-Yürütme-Yargı ilişkileri, bazı bakımlardan devletin yapısı kökünden değiştirilmiş olmaktadır. 1961'de zayıflatılmaya başlanan parlamenter meşruiyete (yasamanın üstünlüğüne) hiç değilse temsili ve sorumsuz bir Cumhurbaşkanı eşlik ediyordu. 1982'de ise, iyice zayıflatılmış olan Yasama'ya olağanüstü yetkili (ve yine "sorumsuz") bir Cumhurbaşkanlığı makamı eşlik etmektedir.
Yalnızca Yürütme'ye ilişkin seremonyal görevleri olan bir Cumhurbaşkanı değil; her üç erke ilişkin kapsamlı aktif görevler, rutin ve potansiyel yetkiler ve muazzam atama yetkileriyle donatılmış bir Cumhurbaşkanı, kişisel iktidara anayasal olarak yönelebilecek bir "şef' yaratılmıştır. ...
1982 Anayasası'ndaki Cumhurbaşkanlığı, bırakın "yarı-başkanlık" sistemlerini, bazı bakımlardan "başkanlık" sistemlerindeki devlet başkanlığından daha yüksek yetkilere ve yetki rezervlerine sahiptir. Ancak, seçimi halkoyuyla değildir.
Parla, Taha. [1991] 2002. Türkiye'de Anayasalar. İstanbul: İletişim Yayınları. 78-81.
SON YORUMLAR
KATEGORİLER
- Ansiklopedi
- Makaleler
- Memorandum
- Bloglar ve İnternet
- e-Muhabir
- Göze Çarpanlar
- Hayatın İçinden
- Kısa Kısa
- Röportaj
- Zihniyet / Paradigma
- Alt Beyin
- Deep Waters
