derinsular.com
Derin Sular: Subjektif Ansiklopedi
Fotoğraf Detayları
site hakkında  |  site felsefesi  |  arşiv  |  .pdf  |  rss  |  indeks  |  bibliyografi  |  linkler  |  iletişim
ana sayfa
ansiklopedi
makaleler
memorandum
alt beyin
deep waters
Takip
Takip: Medya
 |
Takip: Kitap

Toplum Kategorisinde Yayınlanan Son Yazılar

December 6, 2006

Samuel Huntington (10): Sonuç

Samuel Huntington'ın fikirlerini daha çok Türkiye ekseninde ele alan 9 yazı sonucunda ortaya çıkan tablonun, Türkiye'de hakim olan 'Dünya Savaşı tellalı Huntington' resmiyle taban tabana zıt olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Aidiyet

Huntington'ın fikirleri ülkemizde (maalesef) gerçekte olduğundan epey farklı bir şekilde algılanıyor. Huntington'ın çalışmalarını okuma zahmetine girmek yerine, kendisinin şahsını 'planlanan küresel çatışmaların fikir babası' ilan eden güruha katılmak elbette çok daha kolay. Hal böyle olunca, Huntington'dan bahsetmek de, üçüncü sınıf gazetelerdeki (kendini komplo teorisyeni zanneden) köşe yazarlarına kalıyor.

| Yorumlar (3)

December 3, 2006

Samuel Huntington (9): Diğer Konular


Soru 1: Samuel Huntington medeniyet ve kimlik kavramını oluşturan bileşenleri ne şekilde sıralıyor?

Samuel Huntington, bir insanın ‘Sen kimsin?’ sorusuna verdiği cevapta en çok din, dil ve tarihin belirleyici olduğunu belirtiyor. Örneğin bir Batılının aşağıdan yukarıya doğru, Romalı, İtalyan, Katolik, Hıristiyan, Avrupalı ve Batılı olarak tanımlanabileceğini söylüyor.

| Yorumlar (2)

December 1, 2006

Samuel Huntington (8): Merkezsiz İslam Medeniyeti

'Dünyanın medeniyetler ekseninde yeniden şekillenmesi' ve 'İslami Diriliş' gibi iki önemli gelişmenin aynı anda yaşanıyor olması, İslam medeniyetinin merkez ülke ya da ülkelere sahip olmaması konusunu gündeme getiriyor. Osmanlı Devleti'nin sona ermesinin ardından merkez ülkesiz kalan İslam dünyasının bugünkü durumunu Samuel Huntington son derece zekice bir tabirle 'Birliksiz Bilinçlilik' (consciousness without cohesion) olarak nitelendiriyor. Zira dünya müslümanlarının çok önemli bir kısmının İslami Diriliş öncesinde dahi kendilerini herşeyden önce müslüman olarak tanımlayacak derecede bilinçli olmalarına rağmen, Osmanlı'dan bu yana herhangi bir uzun ömürlü birlik tesis etmeleri mümkün olmadı.

Merkezsiz İslam Medeniyeti

Huntington, İslam medeniyetinin merkez ülke ya da ülkelere sahip olmaması nedeniyle dahili ve harici ihtilaflarla birlikte anıldığını ve bu durumun İslam dünyası için bir zayıflık, başka medeniyetler için de bir tehdit kaynağı olduğunu belirtiyor. Huntington'ın bu tespiti her ne kadar doğru olsa da, problem sadece bundan ibaret değil.

| Yorumlar (0)

November 30, 2006

Samuel Huntington (7): İslami Diriliş

Samuel Huntington, 20. yüzyılın ilk yarısında hakim olan, 'dinin zamanla yok olup gideceği' şeklindeki düşünceye değinerek, o zamanlar bu düşünceyi sadece dinin yok olmasını isteyenlerin değil, bu duruma üzülenlerin dahi kabul ettiğini ifade ediyor. Bilimin, akılcılığın ve pragmatizmin dini ortadan kaldıracağını, hoşgörülü, rasyonel, pragmatik, ilerlemeci, hümanist ve laik olarak nitelendirilecek yeni bir toplumun ortaya çıkacağını öngören bu görüş, 20. yüzyılın ikinci yarısında geçerliliğini yitirdi. Zira bu dönemde ekonomik ve sosyal anlamda dünya çapında (tahmin edildiği gibi) ciddi bir değişim yaşanmış olsa da, dini inançlar yok olmadı. Aksine, insanların dine dönmeleriyle birlikte, inançların da aynı ölçüde küreselleştiğine ve uyanışa geçtiğine şahit olundu.

İslami Diriliş

Samuel Huntington, yüzyılın ikinci yarısında insanların tekrar dine dönüşüne Gilles Kepel'in 'Tanrı'nın İntikamı' (le revanche de dieu) adını verdiğini belirtiyor. Dine yönelişin, 1970'lerin ortalarından başlayarak her kıtayı, her medeniyeti ve hatta her ülkeyi tesiri altına aldığını belirten Huntington, bu duruma çeşitli örnekler veriyor. 1994 yılında, 25 yaşın altındaki Rusların %30'unun ateizmden Tanrı'ya inanca geçtiklerini söylediklerini, Rusya'da kilise çanlarının tekrar duyulur olduğunu, Orta Asya'da binlerce cami açıldığını belirten Huntington, Soğuk Savaş sonrası dönemde politik ideolojilerin yerine medeniyetlerin belirleyici olduğu bu ortamda, uluslararası ilişkilerin yeni bir nitelik kazandığını ifade ediyor.

| Yorumlar (0)

November 23, 2006

Samuel Huntington (6): Kemalist Devrimler

Türkiye 'Avrupa'dan farklı' olduğunun çok uzun süredir farkında. Köklü bir medeniyetten geldiği için de, kendisine 'Sen kimsin?' diye sorulduğunda, 'Ben Avrupalıyım' demesinin mümkün olmadığının, ya da dese bile kendinden başka hiç kimseyi kandıramayacağının da artık bilincinde. Ancak Türkiye, çocukça bir inatla, kendisini gerektiği şekilde değiştirebilirse 'Avrupalı (gibi)' olabileceğini zannetmekten de vazgeçmek istemiyor.

Kemalist Devrimler

Bu tuhaf tavırda, Türk halkının uzun yıllar boyunca, Avrupalı gibi giyinmesi, Avrupalı gibi traş olması, Avrupalı gibi yemesi ve Avrupalı gibi içmesi durumunda kapıdan içeri buyur edileceği hayaliyle yaşatılmış olmasının çok önemli bir payı var. Konuya bu açıdan bakıldığında da, Türkiye'nin Kemalist kesiminin anlamsız takıntılarının aslında hazin bir hayal kırıklığının sonucu olduğunu fark etmemek de epey zor.

| Yorumlar (10)

November 22, 2006

Samuel Huntington (5): Kemalizm ve Başörtüsü

Samuel Huntington'ın tasvir ettiği şekliyle Kemalizm, bir tür 'toplumsal dönüşüm projesi' olarak karşımıza çıkıyor. Bu da, Kemalizmin 'bir ideoloji' olduğunu duymaya alışmış olan Türkiye'deki kitleler için pek alışıldık olmayan bir yaklaşım.

Kemalizm ve Başörtüsü

Zaten kendisini Kemalist hisseden Türkler istisna edilecek olursa, dünyada Kemalizmi 'kendine özgü' yeni bir felsefeye sahip olan ideoloji olarak gören hiç kimse yok denilebilir. Kemalizm dendiğinde, 'Batılı olmayan' bir toplumun, son derece dar bir elit çevre tarafından, 'herşeyiyle Batılı' bir topluma dönüştürülmeye çalışılması süreci akla geliyor.

| Yorumlar (7)

November 21, 2006

Samuel Huntington (4): Kemalizm ve Batılılaşma

Huntington, Batılı olmayan toplumların 'modernleşme' ve 'Batılılaşma' kavramlarına üç farklı tepki verdiklerini söylüyor:

1- Hem modernleşmeyi, hem de Batılılaşmayı reddetmek,

2- Her ikisini de benimsemek,

3- Modernleşmeyi benimseyip, Batılılaşmayı reddetmek.

Kemalizm ve Batılılaşma

Hem modernleşmeyi hem de Batılılaşmayı benimseyen ikinci tip tepkinin Kemalizme karşılık geldiğini söyleyen Huntington, Türkiye'de Mustafa Kemal tarafından hayata geçirilen bu modelin yapısını (Türk kültür mirasının özelliklerini de dikkate alarak) inceliyor.

| Yorumlar (3)

November 20, 2006

Samuel Huntington (3): Kararsız Ülkeler

Samuel Huntington, hal-i hazırda kendilerine ait bir medeniyetleri olan, ancak liderleri (halka rağmen) bu medeniyeti terk etmeyi ve başka bir medeniyete geçmeyi amaçlayan ülkeleri kararsız ülke olarak tanımlıyor. Huntington, yeni bir kimliğe geçişin (identity redefinition) gerek sosyal, gerek politik, gerek kurumsal, gerekse kültürel açıdan son derece uzun, kesintili ve acılı bir süreç olduğunu ifade ediyor ve bugüne kadar bu tür girişimlerin hep başarısız olduğunu belirtiyor.

Kararsız Ülkeler

Huntington'ın kararsız ülkelere verdiği örnekler ise, Rusya, Türkiye, Meksika ve Avustralya.

| Yorumlar (0)

November 14, 2006

Samuel Huntington (2): Medeniyetler Bazında Ülkeler

Soğuk Savaş döneminde ittifaklar, ülkelerin iki süper güç etrafında kümelenmesiyle oluşuyordu. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından bu durum tamamen değişti. 'Biz kimiz?', 'Nereye aitiz?', 'Kim bizim gibi değil?' gibi kimlik ve medeniyet eksenli sorulara verilen yanıtlar, yeni gruplaşmalarda fazlasıyla belirleyici oldu.

Türkiye'nin Kimliği

Ancak bu durum, ülkelerin hangi medeniyetlere mensup oldukları konusuyla sınırlı kalmadı. Zira, Huntington'ın dikkate aldığı başlıca dünya medeniyetleri olan Batı, Latin Amerika, Afrika, İslam, Çin, Hindu, Ortodoks ve Japon medeniyetlerine kimlerin mensup olduğunu incelemek, yeni ittifakları algılama adına yeterli değildi. Çünkü dünyanın gittiği yönü daha iyi anlayabilmek için, her ülkenin mensup olduğu medeniyetle ilişkisini ve o medeniyet içerisindeki nüfuzunu da dikkate almak gerekiyordu. Bunu gerçekleştirebilme adına, Huntington beş ayrı yapı tanımladı: Üye ülke, yalnız ülke, merkez ülke, bölünmüş ülke, kararsız ülke.

| Yorumlar (2)

November 13, 2006

Samuel Huntington (1): Medeniyetler Çatışması?

Harvard Üniversitesi’nde görev yapan siyasal bilimler profesörü Samuel Huntington, 1993 yılında Foreign Affairs dergisinde yayınlanan 'medeniyetlerin çatışması' konulu makalesinin gördüğü yoğun ilgi üzerine bu çalışmasını genişleterek 1996 yılında 'Medeniyetlerin Çatışması ve Dünya Düzeninin Yeniden Yapılması' adıyla kitaplaştırdı. 11 Eylül (2001) saldırılarının ardından tekrar ilgi odağı olan kitap, pek çok sosyal bilimci tarafından yeniden ve daha dikkatlice okunmaya başlandı.

Medeniyetler Çatışması

Huntington, 'medeniyetler çatışması' kavramı ile, önümüzdeki dönemde uluslararası ittifakların kurulmasında medeniyetlerin belirleyici olacağı ve dolayısıyla olası çatışmaların farklı medeniyetler arasında gerçekleşeceğini ifade ediyor. Huntington'ın kitabının ilk bölümünde yer verdiği üç haritanın kitapta ifade edilen düşüncelerin bir ilüstrasyonuna karşılık geldiğini söylemek ve 21. yüzyılda uluslararası politik alanda neden kimlik ve medeniyet unsurlarının öne çıkacağı argümanını bu haritalar arasındaki geçişlerle izah etmek mümkün.

| Yorumlar (2)

HAMMADDE DESTEĞİ

Serdar Kaya's Amazon.com Wish List

REKLAMLAR




Soner Hoca