derinsular.com
Derin Sular: Alt Beyin
Fotoğraf Detayları
site hakkında  |  site felsefesi  |  arşiv  |  .pdf  |  rss  |  bibliyografi  |  linkler  |  iletişim
ana sayfa
ansiklopedi
memorandum
medya defteri
alt beyin
deep waters

August 9, 2007

Boğalar, Lady Ashley ve Gerçek (7): Gösteri

Her işin olduğu gibi arenada boğa katletmenin de bir adabı, gelenekselleşmiş bir usülü vardır. Ancak yine belirtmek gerekir ki, her işin olduğu gibi, arenada boğa katletmenin usülleri de yöreden yöreye farklılık gösterir.

Kan Kokusu

Bütün bu farklı usüllerin içerisinde en köklü ve yerleşik olanı elbette ki İspanyol tarzıdır. İspanyol tarzı katl, üç aşamada gerçekleşir:

Birinci aşamada, boğanın uzun süredir bekletilmekte olduğu karanlık odanın kapısı açılarak arenaya girmesi sağlanır. Yüzyıllar öncesine dayanan çok özel bir eşleştirmeyle yetiştirilmiş olan boğa, esaretten kurtulmuş olmanın etkisiyle arenanın etrafında koşmaya başlar. Boğanın bir parça kendine gelmesinin ardından kendilerine pikador adı verilen iki atlı arenaya girer ve boğanın ensesini ellerindeki mızraklarla birkaç yerden yararlar. Mızrağı yiyen boğa hafiften kan kaybetmeye başlar. Ancak burada amaç kanını akıtmak suretiyle boğayı zayıflatmak değil, kan dolaşım sistemini tahrip ederek hayvanın kan basıncının düşmesini sağlamak ve böylelikle kalp krizi riskinin önüne geçmektir. Zira tarihi tecrübeler İspanyol milletine öğretmiştir ki, bunca eziyet ve şiddete dayanamayan boğalar sıklıkla arenada kalp krizi geçirerek erkenden ölebilmekte ve onca sıkıntıya katlanarak uzak diyarlardan gelip tribünleri dolduran misafirlerin heveslerini kursaklarında bırakabilmektedir.

İkinci aşamada, kendilerine banderiyero adı verilen üç kişi arenaya girer. Bu şahıslar, isimlerini boğaya saplayacakları banderiya adlı mızraklardan almışlardır. Banderiya adlı mızrakların özelliği, uçlarının sivri ancak çengelli olmasıdır. Yani batmasına batar, ancak geri çıkartılması hayvanın etini parçalamadan mümkün olmaz. Banderiyerolar, üzeri renkli süslerle kaplı olan bu mızrakları boğanın iki yanına takriben 10 santimetre derine saplarlar. Böylelikle boğa bir yandan daha çok kan kaybetmeye başlarken, diğer yandan acının tesiriyle daha da hiddetlenir.

Buraya kadar verilen bilgilerden kolaylıkla anlaşılabileceği gibi, ikinci aşamanın sonunda boğanın artık iflahı kesilmeye başlamıştır. Vücuduna saplanan banderiyaların sayısına ve derinliğine bağlı olarak bu tükenmişlik kendini belli eder. Ancak bunun ayarını doğru şekilde yapmak pikador ve banderiyeroların sorumluluğundadır. Zira kimi zaman görüldüğü gibi boğanın erkenden takatsiz kalarak dizlerinin üzerine çökmesi ya da pes ederek yere yığılması, gerçekleşmesi kesinlikle arzu edilmeyen hadiselerdendir. Diğer yandan ayakta durabilecek ve saldıracak güce sahip olduğu müddetçe boğanın vücudunun iki yanından yere doğru kanların süzülmesinde ve hatta ağzından kanlar damlamasında bir mahsur yoktur. Sonuçta ne de olsa acı son kaçınılmazdır. Zira üçüncü aşama, ölüm aşamasıdır.

Bu aşamada, arenaya matador adlı şahıs girer. Bu şahsın bir elinde kılıç, diğer elinde ise muleta adı verilen kırmızı bir pelerin vardır. Matador bu pelerini boğayı azdırmakta kullanır. Ancak yaygın kanaatin aksine, renk körü olan boğalar, kırmızıyı değil, hareket eden cisimleri hedef alırlar. Kan kaybetmekte ve güçten düşmekte olmasına rağmen çektiği acının verdiği isyanla kırmızı pelerine saldıran boğa, matadorun ustaca manevraları sonucunda her seferinde boş yere pelerini boynuzladıkça tribünlerden '¡Ole!' sesleri yükselir. Matador bu noktada, boğanın insanınkinden farklı anatomisi gereği kendi vücudu etrafında hızla dönme kabiliyeti olmamasından istifade etmektedir.

Matador, arenaya girmesinden takriben 10 dakika sonra, boğayı kırmızı pelerine doğru son bir hamleye yöneltir. Ancak bu seferki amacı öncekilerden farklı olarak boğayla oynamak değil, uygun bir açı yakalayarak kılıcını yaklaşık 600 kilo ağırlığındaki hayvanın bağrına (kalbini ya da şahdamarını hedef alacak şekilde) saplayarak ölümcül darbeyi indirmektir. Bu noktada matadordan beklenen, net ve ani bir darbeyle son noktayı koymasıdır. Ancak bu her zaman olmaz. Pek çok kez yaşandığı gibi matador kılıcını boğanın kalbine ya da şahdamarına isabet ettiremez. Bunun sonucunda da, gövdesi ağır bir yara aldığı için büyük bir acı çeken hayvanın akciğerlerine, ağzına ve burnuna kan dolmaya başlar. Kısa bir süre sonra da yere yıkılacaktır. Bu durumda matadorun yapması gereken şey, hançerini boğanın omuriliğine saplamak suretiyle hayvanı derhal öldürerek acısına bir son vermektir. Bunun aksine davranışlar barbarlık olacağından kesinlikle kabul edilemez.

Gösteri, ölü boğanın katırlar tarafından çekilen bir arabanın ardına bağlanarak arenadan çıkarılması ve omuzlara alınan matadorun kendisini alkışlayan tribünleri selamlamasıyla sona erer.







Boğalar, Lady Ashley ve Gerçek

Boğalar, Lady Ashley ve Gerçek (01): Sıcak Şehir
Boğalar, Lady Ashley ve Gerçek (02): Kabus
Boğalar, Lady Ashley ve Gerçek (03): Düzenleyiciler
Boğalar, Lady Ashley ve Gerçek (04): Iberia
Boğalar, Lady Ashley ve Gerçek (05): Pamplona
Boğalar, Lady Ashley ve Gerçek (06): Montoya Oteli
Boğalar, Lady Ashley ve Gerçek (07): Gösteri
Boğalar, Lady Ashley ve Gerçek (08): Bunalım
Boğalar, Lady Ashley ve Gerçek (09): Gerçek
Boğalar, Lady Ashley ve Gerçek (10): Yüzleşme

| Yorumlar (0)

Yorum Gönder

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını dikkate alınız.

 

HAMMADDE DESTEĞİ

Serdar Kaya's Amazon.com Wish List

REKLAMLAR




Soner Hoca