derinsular.com
Derin Sular: Alt Beyin
Fotoğraf Detayları
site hakkında  |  site felsefesi  |  arşiv  |  .pdf  |  rss  |  indeks  |  bibliyografi  |  linkler  |  iletişim
ana sayfa
ansiklopedi
makaleler
memorandum
alt beyin
deep waters
Takip
Takip: Medya
 |
Takip: Kitap

June 30, 2007

Boğalar, Lady Ashley ve Gerçek (4): Iberia

Iberia adlı demirden bir kuş, Atina adlı şehirden havalanarak Madrid adlı şehre doğru yol almaya başladı. Güneş adlı sıcak küreden yayılan ışınlar, an(!) itibariyle dünya adlı gezegenin Avrupa adlı kıtasına dike yakın bir açıyla düşmekteydi. Demir kuş rotasındaki irtifaya yükseldikten sonra, Maria / Iberia adlı etten kemikten bir kabin görevlisi, servis arabasındaki değişik adlardaki içeceklerin servisine başladı. Adlarını bilmediği her yolcuya tek tek birşey içmek isteyip istemediklerini sorarak arka sıralara kadar ilerledi. Sabahın erken saatlerinde Madrid adlı şehirden Atina adlı şehre gelirken de aynı şeyi yapmıştı.

İberya

Maria / Iberia sondan üçüncü sıraya geldiğinde yüksek volümlü müzik eşliğinde yüzünde garip bir ifadeyle uyuyan yolcuyu farkeder farketmez alışkın olduğu hızlı değerlendirmelerinden birini yaptı ve yolcunun uykusunun yeterince derin olduğu düşüncesiyle kendisini uyandırmamanın daha doğru olacağına karar verdi. Ardından da derhal güleryüzünü tekrar takınarak sondan ikinci sıraya doğru ilerledi.

Maria / Iberia'nın hayatı uçuş kabinlerinin içinde geçiyordu. Hatta daha doğru bir ifadeyle, uçuş kabinlerinin dar koridorlarında... Her kalkıştan önce yolculara acil çıkış kapılarının yerlerini, oksijen maskelerinin kullanımını izah eden ses kaydına pandomimle eşlik etmek, ardından da yolculuk boyunca bu dar koridorlarda ileri geri yürümeye çalışarak hizmet sunmak, Maria / Iberia'nın monotonlaşmış hayatının bir özeti haline gelmişti.

Sondan üçüncü sırada uyumakta olan yolcu da, ekonomi sınıfının dar aralıklı koltukları arasına sıkışmıştı gerçi, ama o bu duruma sadece üç saat boyunca katlanacaktı. Ancak daha da önemlisi, içine düşmüş olduğu uyku, kulaklarındaki yüksek volümlü müzikle birlikte onu bu bunaltıcı ve kötü yerden almış, herkesin gidemediği yerlere götürmüştü. Talihli yolcu, zamandan ve mekandan böylelikle kopmuş, kendini ister istemez farklı bir gerçekliğin kollarına bırakıvermişti. Dahası, pek görülmedik bir iltimasla, dinlemekte olduğu şarkı, kulağına küçük sırlar fısıldamak suretiyle vardığı dünya konusunda ona rehberlik etmeye başlamıştı: 'Time is never time at all.'

Yolcunun yeni dünyası karanlık ama huzurlu bir geceden ibaretti. Bu dünyaya uzun süredir her gece gelip gitmekteydi. Ama sabah uyandığında kovasına çok az şey doldurabilmiş olduğundan bu gezilerin ona bir faydası dokunmamış, hatta kimi zaman onu daha da depresifleştirmişti. Son iki yıldır kendisini hapsettiği yirmi metrekarelik odadan yaptığı bağlantılar ise, çoğunlukla huzursuzluk verici ve sıkıntı dolu olmuştu. Ancak kısa bir süre önce karşısına bir iz çıkmış, o da, kendisini bile şaşırtan bir şey yaparak o izin peşine takılmak için gerekli gayreti göstermekten geri durmamıştı. Böylelikle de, yirmi metrekarelik dünyasından çıkışı, bir kuşun kafesinden çıkışı misali ruhunu bir parça özgür kılmıştı. Artık vardığı gece daha geniş ve daha huzurluydu. Daha da önemlisi, bu gecenin karanlığında artık küçük de olsa bir rehberi vardı ve bu rehber, arayışının ona sunduğu değişimin ne anlama gelebileceğini söylemeye çalışıyordu:

'Believe, believe in me, believe,
That life can change, that you're not stuck in vain.
We're not the same, we're different tonight.
Tonight, Tonight, so bright,
Tonight, Tonight.'

Yolcu, huzurlu karanlığın içinde gerçekleşen yolculuğunda hızla çeşitli yerlere akıp gidiyor, çeşitli insanlar ve yapılar görüyor, bütün bu gördükleri ona başka yerlerde aynı yoğunlukta hissedemediği duygular yaşatıyordu. Ancak koltukların arasındaki dünyaya zorunlu bağlılığı da yolculuğunu etkilemiyor değildi. Türbülans nedeniyle arada bir gayriihtiyari irtifa kaybedip kazanan demirden kuş, onun ayrı bir dünyadaki akış ve gidişlerine de tesir ediyor, yukarıdan hızla geçip gitmekteyken aşağıya bakarak izlediği dünyaya doğru türbülansın etkisiyle ani bir şekilde alçalıp yükseldiği oluyordu. Vardığı yeni dünyadaki bu yolculuğun ona verdiği mutluluk, nereye gitmekte olduğu konusunu dahi ilgisiz kılmış, yolculuğun kendisini başlı başına bir amaç haline getirmişti. Sonradan hatırlamayacak olsa da, o andaki tek isteği bir daha geri dönmemek, ve bundan sonra hep orada kalmaktı:

'And you know you're never sure,
But you're sure you could be right,
If you held yourself up to the light.'

İnsanın istemsizce içine düştüğü karanlığın içinde aranıp bulunabilecek bir şeyler olabileceği düşüncesine aslında ne kadar da yabancıydı. 'Hep burada kalmak, bulmam gereken şeyleri burada aramak neden daha önce gelmedi hiç aklıma?' diye düşünüyordu. 'Peki ya şimdi aklımda olmasına rağmen geri dönünce unutursam? Nasıl başaracağım hatırlayabilmeyi?'

'Believe, believe in me, believe,
In the resolute urgency of now.'

Bu karanlık alem, zaferini kazanması gereken yer olmalıydı. Ruhunu ve derinliğini dışarıdakilere tarif etmenin mümkün olmadığı bu karanlıkta düğümler çözülmeli, bu yeni dünyanın her noktası kilometre taşlarıyla döşenmeliydi. İmkansızlar başarılmalı, kapasitesinin altında kullanıla kullanıla körleşen zihnine yeni yollar açılmalıydı. Herşeyin başlangıcı da, ihtimal, sahteliğe olan esaretin tersine çevrilmesiyle mümkündü.

'We'll crucify the insincere tonight, tonight,
We'll make things right, we'll feel it all tonight, tonight,
We'll find a way to offer up the night tonight.
The indescribable moments of your life tonight.
The impossible is possible tonight, tonight.'

*     *     *

Yolcu üç saate yakın bir süre boyunca seyahatine devam etti. Sonunda her iki seyahati de aynı noktada, İberya'da sonuçlandı. Gözkapaklarını hafifçe araladığında zihninde yankılanan cümleler, nedenini artık bilmese de hafifçe gülümsemesine neden oldu.

'Believe in me as I believe in you…
Tonight, tonight!'




Boğalar, Lady Ashley ve Gerçek

Boğalar, Lady Ashley ve Gerçek (01): Sıcak Şehir
Boğalar, Lady Ashley ve Gerçek (02): Kabus
Boğalar, Lady Ashley ve Gerçek (03): Düzenleyiciler
Boğalar, Lady Ashley ve Gerçek (04): Iberia
Boğalar, Lady Ashley ve Gerçek (05): Pamplona
Boğalar, Lady Ashley ve Gerçek (06): Montoya Oteli
Boğalar, Lady Ashley ve Gerçek (07): Gösteri
Boğalar, Lady Ashley ve Gerçek (08): Bunalım
Boğalar, Lady Ashley ve Gerçek (09): Gerçek
Boğalar, Lady Ashley ve Gerçek (10): Yüzleşme

| Yorumlar (0)

Yorum Gönder

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını dikkate alınız.

 

HAMMADDE DESTEĞİ

Serdar Kaya's Amazon.com Wish List

REKLAMLAR




Soner Hoca