October 18, 2006
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (8): Sonsöz
İdam cezası elbette ayrıca ele alınması gereken bir konu. Ancak infazların ne şekilde gerçekleştirileceği konusunda karar alma aşamasında teknolojiye yapılan vurgunun fazlasıyla abartıldığı bir gerçek. Bu durum, teknolojinin 'sadece iyiye' hizmet edeceği şeklindeki bir önkabulden ileri geliyor. Daha medeni ve insani olabilme amacıyla geliştirilen ölüm makineleri, insanların son anlarını akıl almaz acı ve çileler içerisinde yaşamalarından başka hiçbir işe yaramadı. Teknoloji ile medeniyet kavramlarını sürekli birbirine karıştıran Batı zihniyetinin bu durumla yakından ilgili olduğu düşüncesi yanlış olmasa gerek. Ancak insan öldürme konusunda bugüne dek ortaya atılan ve gerçekleştirilen parlak fikirlerin sadece Batı medeniyetinin içinden çıkdığını söylemek çok büyük bir yanlış olur.

İnsanlar 'hemcinslerini öldürme' konusunda tarih boyunca birbirinden farklı pek çok yöntem geliştirdiler. Canlı canlı gömme, ezme, parçalama, boğma, kazığa geçirme, yakma gibi infaz yöntemleri, bunlar arasında ilk akla gelenler.
Romalı ordu mensupları, 'üniformasına layık olmadığını' düşündükleri askerleri çırılçıplak soyarlar ve ölünceye kadar sopalarla döverlerdi.
Eski İran'da yaşayanlar, mahkumu bir ağaca bağlar, süt ve bal ile besleyerek adamın ishal olmasını sağladıktan sonra vücuduna bal sürerek böcekler tarafından yenmek üzere güneş altında bırakırlardı.
Yunan yarımadasında yaşayanlar, bronzdan yapılmış, içi boş ve kenarlarında kapı olan bir boğanın içine idam edilecek kişiyi kapatır, ardından da boğayı ocağın üstüne koyarak kırmızımsı bir renk alıncaya kadar ısıtırlardı.
Ancak bütün bu insanların hiçbiri, yaptıklarının insani olduğunu, ya da kendilerini daha medeni kıldığını iddia etmiyordu. Ortada bir acımasızlığın ve hatta sadizmin var olduğu açıktı. Bu nedenle, sırf işin içine 'teknoloji' giriyor diye, günümüzün ölüm makinelerini tasarlayanların geçmişte yaşamış olan canilerden daha farklı olduklarını düşünmek gerekmiyor. Bu şekilde düşünmek her ne kadar bugün hiç kimsenin işine gelmese de, elektrikli sandalyelerde ya da gaz odalarında can verenlerin, giyotinde kafası uçurulanlara nisbeten mukayese kabul etmeyecek derecede fazla acı çektikleri açık. Eyalet valilerine 'Bir insanı öldürmesi 15 dakika süren hiçbir infaz yöntemini kullanmamalıyız' diye mektuplar yazan insanlar, işte bu nedenle sonuna kadar haklılar.
İstisnalar bir kenara bırakılacak olursa, infazlarda kullanılan elektrikli sandalyelerin çoğunun artık müzelerde olduğu söylenebilir. Ancak 'istisnalar' derken sadece halen süren yasal infazlardan söz etmiyorum. İşin bu kısmı, daha çok 'insan tabiatı' ile ilgili.
Çoğu insan farkında olmasa da, mağaralardan çıkmış olmamız, insan olarak tabiatımızın değiştiği anlamına gelmiyor. Bu nedenle de, geçmişte fakirleri arenalardaki aslanlara atıp izlediği söylenen kimi insanların hala aramızda olduklarını söyleyebiliriz. Değişen tek şey, onların artık 'teknolojiyi de' kullanıyor olmaları.
Bu nedenle, günümüzde kimi yeraltı kulüplerinde gerçekleşen arkadaş toplantılarında sandalyelerin hala cızır cızır iş görmekte olmaları kuvvetle muhtemeldir.
Ddzzzzttt... Ddzzzzttt... Ddzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzttt...
Teknolojik İnfaz Yöntemleri
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (1): Elektrikli Sandalye
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (2): William Kemmler'in İnfazı
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (3): Edwin Davis'in Başarıları
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (4): Gaz Odasına Geçiş
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (5): İnfazda Ayrımcılık
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (6): Allen Foster'ın İnfazı
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (7): Ölümcül İğne
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (8): Sonsöz
Okuyucu Yorumları (1)
Yorum Gönder
SON YORUMLAR
KATEGORİLER
- Ansiklopedi
- Memorandum
- Bloglar ve İnternet
- e-Muhabir
- Eğitim
- Ekonomi
- Göze Çarpanlar
- Kısa Kısa
- Politika
- Resmi İdeoloji
- Röportaj
- Medya Defteri
- Alt Beyin
- Deep Waters

Bu ve bir önceki dizi hafif bir Ramazan tatlısı kıvamındaydı, klavyenize sağlık...