October 18, 2006
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (6): Allen Foster'ın İnfazı
Beyaz bir kadına tecavüz etme suçundan idama mahkum edilen siyah Allen Foster, 1936 yılının soğuk bir kış günü, elektrik kullanılmadan infaz edildi. Ancak eyaletin infaz tarihinde önemli bir dönüm noktası olan bu idam, ne yazık ki planlandığı gibi 'acısız' olmadı. News and Observer gazetesi, infaz edildiğinde 19 yaşında olan Allen'ın haberini şu başlıkla duyurdu: 'İlk Ölümcül Gaz Kurbanı, Korkudan Titreyen Tanıkların Huzurunda Eziyetle Öldü'.

Aslen Alabama'lı olan Allen, annesinin nasihatine uyarak, yeni bir hayata başlamak üzere 1935 yılında North Carolina'ya geldi. 28 Eylül 1935 günü işten kaytaran Allen, iddiaya göre, soluğu Capps ailesinin patates tarlasında aldı. Arazide çalışmakta olan Bayan Capps'in yalnız olduğundan emin olmak isteyen Allen, bir süre uzaktan evi gözledi. Kurbanın içeri girmesinin ardından da, önce onu takip ederek içeri girdi, ardından da eve girmeden önce bulduğu bir şişeyi Bayan Capps'in kafasında kırarak para talep etti. Başı kanayan kadın da, yatak odasına girerek, çekmecesinden çıkardığı 5 doları Allen'a verdi. Yine iddialara göre, Allen, bu noktadan sonra, bıçak zoruyla Bayan Capps'e tecavüz etti.
Allen, olaydan kısa bir süre sonra yakalandı ve Kasım ayında yapılan yargılama sonucunda mahkeme tarafından idam cezasına çarptırıldı. İlk olarak 27 Aralık tarihinde yapılması planlanan infaz, gaz odasının henüz hazır olmaması nedeniyle ancak 24 Ocak günü gerçekleşebilecek, Allen böylelikle hak etmediği halde neredeyse bir ay daha yaşayacaktı.
Allen'ın annesi, mahkemenin kararı üzerine, oğlunu kurtarma adına sürekli eyalet politikacılarına mektuplar yazdı. Örneğin, af yetkisine sahip olduğu için idamı engelleyebilecek tek kişi olan eyalet valisine 20 Kasım 1935 tarihinde yazdığı mektupta şöyle söylüyordu:
Sayın Vali, Onun annesi olduğum, ve babasız ve eğitim almadan büyüdüğünü ve bu nedenle yarı deli olduğunu bildiğim için sizden rica ediyorum. … Lütfen sayın vali, Tanrı aşkına sizden rica ediyorum, çünkü oğlum Aralık ayında idam edilecek. … Lütfen cezasının ömür boyu hapse çevrilmesini sağlamam için bana zaman verin. … Ben renkli (colored) bir kadınım ve o benim tek oğlum. Sayın Vali, lütfen oğluma bir şans verin. … Saygılarımla, Maggie Olds, Allen'ın annesi.1
Bütün bunlar elbette eyalet valisi Ehringhaus'un dikkatini çekmedi. Zaten koskoca eyalet valisinin işini gücü bırakıp bunca zenci ananın sorunlu çocuklarının derdine düşmesi elbette olacak şey değildi. Bu nedenle, bu tür reklam amaçlı aldatmacalara kanmak yerine, geride kalan hain suçlulara ders ve ibret olması dileğiyle Allen Foster'ın son anlarına odaklanmak daha doğru olur:
İnfazdan önceki geceyi Allen ile birlikte geçiren gazeteci John Parris, Allen'ın 'dehşet içerisinde' olduğunu yazıyor. Foster için söylenen güney türkülerinden, edilen dualara kadar pek çok ayrıntıyı kayda geçiren Parris, Allen'dan şu sözleri aktarıyor: 'Ruh hazır olabilir, ama et değil, endişeliyim.'2 Parris'in 24 Ocak 1936 tarihli News and Observer gazetesindeki yazısı şöyle:
Foster'ın, 'cennete giden treni yakalamadan önce' sarf ettiğini söylediği son sözleri de vardı. Söze 'Hepiniz bana çok iyi davrandınız.' diye başladı. Sesi çok netti. 'Benim için yaptığınız herşeyi elbette çok takdir ediyorum. Bana Tanrı'yı bulmamı söylüyorsunuz. Ben Tanrı'yı buldum ve onu her zaman kalbimde sevgi ile saklayacağım.'
Foster, meşeden yapılmış, arkası yüksek bir sandalyeye oturtuldu ve gardiyanlar göğsüne bir stetoskop iliştirirken onları merakla izledi. Sonra kolları ve bacakları kalın deri kemerlerle sandalyeye bağlandı. Bir gazetecinin Foster'ın ölüm odasına girmesine izin verilmişti, ancak Foster işlediği iddia edilen suç hakkında herhangi bir yorum yapmadı. Sadece muhabir odadan çıkarken şunu söyledi: 'Ben Joe Louis ile dövüştüm... Anneme hoşçakal deyin. Ben masumum.' '3 (Allen, çocukluk yıllarında, Alabama eyaletinin Birmingham şehrinde yaşarken, sonradan dünya ağır sıklet boks şampiyonu olacak olan arkadaşı Joe Louis ile dövüşmüş olduğundan söz ediyordu.)
Ertesi gün Charlotte Observer gazetesi idamı 'Gazlı İnfaz Canavarca Bulundu' başlığıyla duyuracaktı. News and Observer gazetesinin aynı gün yayınlanan sayısında yer alan bir makale ise, yaşananları şöyle aktarıyordu:
'Hoşçakal.' Zencinin dudakları bu sözleri öyle net bir şekilde çerçeveledi ki, tanık odasındaki hiç kimse ne söylediği konusunda şüpheye düşemezdi. Bu sözleri söylediğinde, önce göz kırptı, ardında da kendisine bakan yüzlere gülümseyebilmek için kendini zorladı. Sonra da acı çekmeye başladı. Gözlerinin içine bakan hiç kimsenin, [Allen'ın gözlerinin] tescil ettikleri acıyı fark etmemesi mümkün değildi. Öleceğini bilen Zenci, nefes alabilmek için savaş verdi ve herşeyin mümkün olduğunca hızlı bir şekilde bitmesine çabaladı.Etrafında gazlar yükselmeye başladığında, Zenci onları burun deliklerinin hizasına gelene kadar dikkatle izledi. Sonra derin bir nefes aldı ve grimsi dumanı sanki sigara içiyormuş gibi içine çekti. Bu nefesten sonra, gazı, herşeyi göze almış bir şekilde, üç dakika sonra başı (doktorların sonunda Allen'ın bilincini yitirdiği şeklinde bir işaret olarak kabul etmelerine neden olacak şekilde) arkaya düşene kadar içine çekti. Fakat hareketsiz bir zaman diliminden sonra, küçük ancak güçlü gövdesi, başı göğsüne vuracak şiddetle öğürmeye ve silkinmeye başladı. Tanıklar [Allen'ın] gözlerinin yavaşça donuklaştığını görebiliyorlardı. … Eziyetli ve sarsıcı öğürme tam dört dakika boyunca spazmodik bir şekilde devam etti.
Aynı gazetede, idamın yarısında ürkmüş ve sarsılmış olan tanıkların sessizliğini bozan Dr. Ransom Carl'ın, 'Ya [infaz yönteminin] süresini kısaltmalı, ya da bundan tamamen kurtulmalıyız' diyerek sessizliği bozduğuna da yer veriliyor. İnfazı yöneten ve o güne kadar elektrikli sandalyeyle gerçekleştirilen 156 infaza katılmış olan gardiyan Warden H.H. Honeycutt'ın, gazlı infazın kendisini tiksindirdiğini, değil elektrikli sandalyenin, iple asmanın dahi gaza tercih edileceğini söylemiş olduğuna da yer veriliyordu. İdama katılan hapishane doktoru George Coleman da 'elektrikli sandalyenin daha insani bir infaz yöntemi' olduğunu belirtmişti. Gazeteci W.T. Bost ise, 'Bu korkunç bir kasaplık. … Ben idam cezasına karşıyım. Ama bunu uygulamak zorundaysak, bir adamı öldürmenin çok sayıda yolu vardır ve hemen her yol bundan daha iyidir' demişti.
Allen'ın bu şekilde infaz edilmesi üzerine halkın tepkisi gecikmedi ve eyaletin gaz odası yöntemine yönelik eleştiriler uzunca bir süre daha devam etti.4 Ancak eyalet, bu uygulamayı değiştirmedi. 'Gaz odası yöntemi daha yakından tetkik edilene kadar uygulamanın en azından geçici olarak durdurulması' talepleri dahi karşılık bulmadı.
Eyaletin gaz odasında 1936 yılında 21; 1937 yılında ise, (11'i siyah) 12 kişi can verdi. Ölümcül gaz ile infaz, 58 yıl daha devam etti. 16 yaşındaki bir genç kızı kaçırıp öldüren uyuşturucu bağımlısı Ricky Lee Sanderson, eyaletin gaz odasında infaz ettiği son mahkum oldu. Tutuklandıktan sonra Hıristiyanlığa bağlanan Sanderson'ın, 30 Ocak 1998 tarihinde idam edilmeden önce son sözleri şöyleydi:
'Evet, son yemeğimi almadım, çünkü kürtaj konusunda güçlü kanaatlerim var. Bu ülkede kürtaj yapılan 33 milyon bebek nedensiz bir şekilde öldü. Ben ise işlediğim bir suç yüzünden ölüyorum ve bu suç nedeniyle ölmeyi hak ediyorum. İsa beni affettiği için mutluyum. O bebekler hiçbir zaman ilk öğünlerini yiyemediler ve bu nedenle ben de, onların anısına, son öğünümü almadım. Tanrı bana merhamet ettiği için müteşekkirim. Hepsi bu.'1 Maggie Olds'dan Vali J.C.B. Ehringhaus'a. Allen Foster Ölüm Kayıtları.
2 Trina N. Seitz. 2004. "The Killing Chair and the Execution of Allen Foster" The North Carolina Historical Review 81(1): 62
3 News and Observer gazetesi. 25 Ocak 1936.
4 Trina N. Seitz. 2004. "The Killing Chair and the Execution of Allen Foster" The North Carolina Historical Review 81(1): 64
Teknolojik İnfaz Yöntemleri
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (1): Elektrikli Sandalye
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (2): William Kemmler'in İnfazı
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (3): Edwin Davis'in Başarıları
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (4): Gaz Odasına Geçiş
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (5): İnfazda Ayrımcılık
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (6): Allen Foster'ın İnfazı
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (7): Ölümcül İğne
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (8): Sonsöz
SON YORUMLAR
KATEGORİLER
- Ansiklopedi
- Makaleler
- Memorandum
- Bloglar ve İnternet
- e-Muhabir
- Göze Çarpanlar
- Hayatın İçinden
- Kısa Kısa
- Röportaj
- Zihniyet / Paradigma
- Alt Beyin
- Deep Waters

Yorum Gönder