October 13, 2006
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (1): Elektrikli Sandalye
Bir canlının hayatına son verilmesi (bu canlı insan dahi olsa) hoş bir şey değil elbette. Ancak bu eylemi 'gerçekleşme şeklinin' bu nahoş durumu hepten aşırı bir uca taşıyabileceği de bir gerçek. Bu konuda da, hiçbir yırtıcı hayvan, insan denen bu acayip varlığın eline su dökemez.

Eskiden – insanoğlu bu denli azmadan önce – işler daha iyiydi. Hemen her memleketin iyi insanları, hırsızı uğursuzu ilmekledikleri gibi sallandırıverir, ya da bilemediniz, kellelerini uçurmak suretiyle olayı çözerlerdi. Ancak, herhangi bir vakfın yardım kutusuna 20 dolar atmak suretiyle 'kendini iyi hissetme duygusu' satın alan ve bu sayede geceleri rahat uyuyabilen modern adam, işleri çok fena karıştırdı. Zira, kendisini gerçekte olduğundan çok daha akıllı zanneden bu herif, ukalalığından aldığı cesaret ile 'kanuni telef yöntemleri'ni dahi teknolojiyle ilişkilendirdi! (Önceden böyle bir ilişki - neuzubillah! - kesinlikle söz konusu değildi.)
Herşey endüstri devrimi ile başladı.
1800'lü yılların sonlarına doğru endüstriyel motorun ve telefonun icat edilmesiyle birlikte, özellikle 'Amerika' adlı uzak bir memlekette yaşayan insanlar, 'elektrik' denilen, gözle görülmez elle tutulmaz acayip bir şeyin gücü karşısında akıl almaz bir hayranlıkla büyüleniverdiler.1
İşte adına 'Amerika' denen bu uzak diyarda, 'elektrik', sokakları ve evleri aydınlatmaya bu dönemde başlamış ve dahi dikiş ve yemek pişirme gibi işlerde bile kullanılır olmuştu.2 İsmi hiç de önemli olmayan bir tarihçinin dediğine bakılacak olursa, elektrik, o dönemde, halk için 'yeni, korkutucu ve alışılmadık bir güç' anlamına geliyordu.3 Zaten bu gücün büyüleyiciliğine kendini gereğinden fazla kaptıran kimi cin fikirlilerin, elektrik adına alternatif kullanım alanları tasarlamaları da çok uzun sürmedi.
Zira modern adam, bir gün durup dururken kendi kendisine sorduğu, 'Asmayalım da elektrik mi verelim?' sorusuna, Arşimet edasıyla 'Evet!' cevabını veriverdi! Dahası, bununla da yetinmeyip, '1900'lü yıllara gelmekteyken, hala iple mi adam öldüreceğiz?' gibi güçlü sloganlarla argümanlarını destekledi.
Elektrikli sandalyenin infazlarda kullanılması fikri de böylece doğmuş oldu. Şöyle ki, teknoloji ile medeniyetin aynı şey olduğunu zanneden modern adam, ne kadar ileri teknoloji kullanırsa, infazları da o ölçüde acısız kılabileceğini düşünüyordu. Dahası, o yıllarda halk da elektrikli sandalyenin iple asmaya göre çok daha insani bir yöntem olduğuna inanıvermişti. Öyle ya, bu gözle görünmez, elle tutulmaz güç, adamın bedenine zerk edildiği gibi iflahını keser, ve dört bir yanından kızarmaya başlayan zavallı herif ne olduğunu bile anlayamadan öbür dünyayı boylayıverirdi. Hele bir de infazdan önce kendisiyle görüşmeye gelen papaza herhangi bir yamuk yapmamış ise, cennette onu bekleyen Yüce Efendi'sine daha bir hızla kavuşur, böylelikle bu işin her yanı herkes için yağ bal olurdu.
İşin 'Yüce Efendi' kısmı konusunda elimizde kesin bir bilgi olmasa da, ondan önceki aşamaların (herşeyi bilen) halkın düşündüğünden epey farklı gerçekleşmiş olduğunu bugün (şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte) biliyoruz.
1 Trina N. Seitz. 2004. "The Killing Chair and the Execution of Allen Foster" The North Carolina Historical Review 81(1): 39.
2 Adams, Judith A. 1995. "Promotion of New Technology through Fun and Spectacle: Electricity at the World's Columbian Exposition" Journal of American Culture Vol.18 45-55.
3 Adams 47.
Teknolojik İnfaz Yöntemleri
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (1): Elektrikli Sandalye
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (2): William Kemmler'in İnfazı
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (3): Edwin Davis'in Başarıları
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (4): Gaz Odasına Geçiş
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (5): İnfazda Ayrımcılık
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (6): Allen Foster'ın İnfazı
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (7): Ölümcül İğne
Teknolojik İnfaz Yöntemleri (8): Sonsöz
Okuyucu Yorumları (1)
Yorum Gönder
SON YORUMLAR
KATEGORİLER
- Ansiklopedi
- Memorandum
- Bloglar ve İnternet
- e-Muhabir
- Eğitim
- Ekonomi
- Göze Çarpanlar
- Kısa Kısa
- Politika
- Resmi İdeoloji
- Röportaj
- Medya Defteri
- Alt Beyin
- Deep Waters

Ameliyatlarda bazı hastalar narkizatör hatalarından hayatını kaybediyor. Bu acısız bir idam veya kedi köpek itlafı yöntemi olamaz mı? Yani aşırı dozda narkozla infaz.