derinsular.com
Derin Sular: Alt Beyin
Fotoğraf Detayları
site hakkında  |  site felsefesi  |  arşiv  |  .pdf  |  rss  |  indeks  |  bibliyografi  |  linkler  |  iletişim
ana sayfa
ansiklopedi
makaleler
memorandum
alt beyin
deep waters
Takip
Takip: Medya
 |
Takip: Kitap

October 13, 2006

En Sevdiğim Beyaz Türk (4): Nokta

'Memleketin onca önemli meselesi dururken günlerdir bir kedi hakkında yazmaya utanmıyor musun?' gibi gafilce sorular sormaya kalkan soytarılar her dem zuhur edecek olsa da, kişinin doğru bildiği yolda sebat edip gerekeni yapması elzemdir. Hayvanları insanlardan aşağı yaratıklar olarak gören bu gafiller bilmezler ki, 'hayvan' kelimesini bir hakaret olarak kullanmakta ısrar etmeleri dahi aslında bir cehalet izharıdır. Zira tabir-i Türki ile 'hayvanlık', hayvanlardan çok insanlara mahsus bir haslettir.

Beyaz Türk 9 aylık iken / Ocak 2007

Hemen hepsi birer insanlık abidesi olan hayvanlar, aslında pek kimseyi incitmeyen, hele bir de karınları toksa, vakitlerini atlayıp zıplamakla, koşup oynamakla geçiren güleryüzlü canlılardır. Karınları acıktığı vakit pençeyi avlarının üzerine indirmekten çekinmeyecek olsalar dahi, bu durum da (çoğunlukla) sadece bir tür nefis ve hayatdarlık müdafaasıdır onlar için. Zira, 'hayvan' kelimesi Arapça'daki 'hayy' kelimesinden türemiştir. Hayvanların, 'hayatdarlık adına' öldürüyor olmaları da, isimleriyle müsemma olmalarından ileri gelir.

Vurup kırmaktan, yakıp yıkmaktan zevk alan 'iki ayaklı' hayvanlar ise, çoğunlukları itibariyle gerçek hayvanlardan çok daha aşağı olan dengesiz, tutarsız ve vahşi yaratıklardırlar. Bu nedenle, gafleti bırakmak, ve sevgi dolu yüreklerinde duydukları üzüntüyle gözlerinde yaşlar hasıl olan hayvanlara daha bir yakından bakmak, akıllı başlı hallerinden ibret almak gerektir. Çünkü, 'Yaşa ve yaşat!' felsefesi gayet anlamlıdır. Hele bir de bu yaklaşıma, 'Çok icap etmeden de öldürme!' şeklinde bir şerh de düşülecek olursa, tabiatın umum felsefesi azami belağat ile hülasa edilmiş olur. Ancak ne var ki vahşi insan, eşyanın tabiatına karşı gelerek sürekli etrafına gerekli gereksiz zarar vermekte, ve hepsinden kötüsü, 'öyle çok da icap etmeden' önüne geleni öldürüvermektedir!

Beyaz kedicik, benim gözümde, hayata bakış adına yaşadığım ciddi paradigma kaymasında önemli bir kilometre taşıdır. İkinci şanslara çoğu zaman yer olmayan bu acayip hayatın kanunlarını hiçe sayarak bana bir iltimas geçilmesine neden olması da, işin aslına bakılacak olursa, benim kör topal ilerlemeye çalıştığım bu yolda yalnız olmadığım anlamına gelir.

Aradan geçen birkaç günden sonra 'beyaz kediciğe yarım blok ötede rastlama hadisem', işte tam da bu yönüyle, buzdağının körlere görünen kısmı olarak da yorumlanabilir.



Sonsöz

İlim bir nokta idi. Ancak cahiller o noktayı çoğalttılar. Sonradan da duyduk ki meğer herbir şey ne ise, aslında sadece oymuş. Mesela, masa, 'masa' olduğu gibi, kedi de 'kedi' imiş. Bu nedenle o artık 'beyaz kedicik' değil. Adını 'Kedi' koydum. O, menşe'inden çok uzaklarda karşıma çıkmış olan bir Turkish Angora; ve hepsinden önemlisi, benim en sevdiğim beyaz Türk...

[SON]




En Sevdiğim Beyaz Türk

En Sevdiğim Beyaz Türk (1): Mevsimler ve Hayvanlar
En Sevdiğim Beyaz Türk (2): Güzel Günler
En Sevdiğim Beyaz Türk (3): Bekleyiş
En Sevdiğim Beyaz Türk (4)

| Yorumlar (2)

Okuyucu Yorumları (2)

"Sevgili Beyaz Türk"ünüzle uzun, mutlu yıllar dilerim. Bir zamanlar benim de muhteşem iki beyaz Türküm vardı. Onlarla 19 yıl (yanlış okumadınız, on dokuz yıl) geçirdim, kısa bir ara hariç, o da zorunlu nedenlerle.

Umarım seyahat, çocuk doğması, evdeki mobilyaların mahvolması, kediciğin renginin evdeki mobilyalara uymaması gibi nedenlerle bazı iki ayaklıların yaptığı gibi ondan kurtulmayı seçmezsiniz. Çok örneğini gördüm de, kişisel almayın.

Saygılar.

Çok güzel! İnanılmaz!

Yorum Gönder

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını dikkate alınız.

 

HAMMADDE DESTEĞİ

Serdar Kaya's Amazon.com Wish List

REKLAMLAR




Soner Hoca