derinsular.com
Derin Sular: Alt Beyin
Fotoğraf Detayları
site hakkında  |  site felsefesi  |  arşiv  |  .pdf  |  rss  |  indeks  |  bibliyografi  |  linkler  |  iletişim
ana sayfa
ansiklopedi
makaleler
memorandum
alt beyin
deep waters
Takip
Takip: Medya
 |
Takip: Kitap

October 2, 2006

En Sevdiğim Beyaz Türk (1): Mevsimler ve Hayvanlar

Dünyanın kuzey ve güney yarımkürelerinde aynı anda farklı iklimlerin yaşandığını öğrendiğimde 19 yaşındaydım. Bir tren seyahati esnasında gerçekleşen bu büyük uyanış, aynı ölçüde büyük bir şüpheyi de beraberinde getirmişti. Önümdeki metin, bu coğrafi gerçeği her ne kadar açık bir şekilde dile getiriyor olsa da, 'Sahiden mi?' gibisinden bir ihtiyatla aynı metni inanmaz gözlerle birkaç kez okuduğumu hatırlıyorum.

Mevsimler ve Hayvanlar

Bu vahim olay, bana çok önceleri bir ders kitabında gördüğüm bir grafiği hatırlatmıştı. Grafikte, dünyanın güneş etrafındaki ekseni üzerinde dört ayrı nokta işaretlenmiş ve yanlarına mevsimlerin isimleri yazılmıştı. O zamandan bu yana, nasıl olup da güneşe yakın noktaya 'kış', uzak noktaya da 'yaz' mevsiminin işaretlenmiş olduğuna mana verememiştim. Güneş ışınlarının açılarıyla ilgili bir şeyler söylendiğini hatırlar gibiydim gerçi, ama bununla tam olarak neyin kast edildiğinden emin değildim. Bu nedenle de, bir gezegende aynı anda iki mevsimin yaşanıyor olması fikri pek inandırıcı gelmiyordu bana.

İnsanlık için eski, benim için ise epey yeni olan bu bilginin güvenilirliğini sorgulama amacıyla, yakınlarıma 'Gerçekten de böyle bir şey var mı?' dediğimde yüzüme hayret hissiyle karışık tuhaf bir gülümsemeyle bakıp ciddi olup olmadığımı anlamaya çalıştıklarını hatırlıyorum. Ne yazık ki 'gayet' ciddiydim. Ancak, benim ciddiyetimin farkına vardıkları oranda, muhataplarımı bir gülme hissi alıveriyordu. İlkokulda ve sonrasında defalarca öğretilen bir bilgiden üniversite çağına kadar uzak durabilmeyi bir şekilde başarabilmiş olmam beni de düşündürmüyor değildi tabii...

20'li yaşlarımın ortasında, bu sefer bir başka konuda, ikinci bir intibah süreci yaşadım.

Hayvanların belli konularda son derece yetenekli oldukları herkesçe bilinse de, fark ettim ki, ben onlara bu konuda kredi verme noktasında hayatım boyunca epey cimri davranmıştım. Zira bana göre hayvanlar son derece düşük zeka seviyelerine sahip olan, kendi varlıklarının dahi pek bilincinde olmayan, acınası varlıklardı. Yunusların ya da kimi köpek türlerinin belli konularda eğitilebildiklerini biliyordum elbette, ama bu durumları sanırım birer istisna olarak değerlendiriyordum. Bu konuda gayriihtiyari bir şeyler öğrenmeye başladıktan sonra fark ettim ki, hayvanları büyük ölçüde bilinçsiz canlılar olarak görmekte olduğumdan, (örneğin) bir köpeğin, karakter itibariyle bir kediden çok da farklı olmadığını zannetmekteydim.

Öğrenmenin yaşı yoktur elbette, ve belki hayatın kendisi de, pek çok yerde dedikleri, gibi bir öğrenme sürecidir. Ama yukarıdakileri kendim yaşamamış olsaydım, yani bu 'geç yaşanmış tecrübeler' bir başkasına ait haller olarak bana rivayet edilmiş olsaydı, bugün itibariyle büyük ihtimalle o kişinin zeka seviyesi hakkında pek de iyi şeyler düşünmezdim. Ama insan söz konusu olan kendisi olunca, bu gibi durumlarda peşin hükümlü olmaktan ziyade makul bir açıklama bulma yoluna gidiyor.

Evet, hayatımda hiç güney yarımküreye inmemiştim, ama bu konu içinde benim de bulunduğum bir topluluğa defalarca anlatılmıştı. Zaten konu, benim dışımdaki hemen herkes için son derece sıradan bir bilgi durumdaydı. Diğer yandan, evcil olan ya da olmayan hiçbir hayvan beslememiştim, ama 'gözlem yeteneği' de her insanda bir parça olması beklenen bir şey değil mi?



En Sevdiğim Beyaz Türk

En Sevdiğim Beyaz Türk (1): Mevsimler ve Hayvanlar
En Sevdiğim Beyaz Türk (2): Güzel Günler
En Sevdiğim Beyaz Türk (3): Bekleyiş
En Sevdiğim Beyaz Türk (4): Nokta

| Yorumlar (0)

Yorum Gönder

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını dikkate alınız.

 

HAMMADDE DESTEĞİ

Serdar Kaya's Amazon.com Wish List

REKLAMLAR




Soner Hoca